Köşe Yazarları

ADA’NIN TÜMÜ ZORDA




Güney Kıbrıs’ta yapılan araştırmalarda, iktidar da ,

muhalefet de sınıfta kaldı.

Halkın büyük bir çoğunluğu ekonomik durumun gidişatından hiç de memnun değil.

Korona   için yapılan testler sonucu, Rum tarafındaki vaka sayılarının her gün 200 civarında olduğunu görmekteyiz. Bu rakamlar  nüfus oranı dikkate alındığında dünya çapında en üst düzeydedir.

Ekonomiyi ayakta tutmak için, Korona tehlikesine karşı gerekli önlemleri almayan Rum liderler son günlerde VİRÜS etkisiyle olan ölümlerle karşılaşmaya başladılar.

Bu ölümler ve korona virüsünün yayılması, Rumlar arasında  gittikçe PANİK havasını  tetiklemektedir.

Altın Pasaport olarak nitelendirilen skandalda da Rum politikacıların  kara parayla ilgisi olan yabancılardan aldığı paralar, El Cezire TV de yayınlandıktan sonra, politikacılara olan güven de alabildiğine azaldı.

Türkiye’nin Maraş açılımı ve 15 Temmuz’da, Erdoğan ile Bahçeli’nin Maraş’ta PİKNİK yapma hamlesi, ÇÖZÜM İSTEYEN RUMLAR arasında hükümete karşı olan tepkiyi alabildiğine arttırdı.

Maraşlılarla birlikte sıradan halk da yönetimin çözüm yönünde adım atmamasından alabildiğine huzursuzdur.

Halkın büyük bir çoğunluğu, uygulanan bu politikalarla MARAŞ’ın kesinlikle kaybedileceği ve çözümsüzlüğün kalıcılaşacağı görüşündedir.

Türk tarafına gelince son yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi, halkı iyice ikiye böldü.

Bu yetmezmiş gibi, UBP kongresinde ikinci tura kalan iki adayın dış baskılarla devre dışı bırakılması, DIŞ MÜDAHALE söylemini alabildiğine arttırdı.

Kuzey Kıbrıs şimdi HÜKÜMETSİZ ve gelecekte ne olacağı belli olmayan büyük bir siyasal karışıklığın içindedir.

Kuzey Kıbrıs hükümetleri olmadığı için, BÜTÇE çalışmaları da ilerletilememektedir.

Kuzey Kıbrıs bütçesi, ÜÇ BUÇUK MİLYAR  TL ye acilen ihtiyaç duymaktadır.

Bu paranın yakın bir zamanda bulunması mümkün değildir. Bu paranın bulunamaması durumunda, Kuzey’de ekonomik bir yıkımın yaşanacağı kesindir.

Gerek Kuzey’in, gerekse Güney’in içinde bulunduğu zor durum, akıllı yöneticilerle fırsata dönüştürülebilir.

Bu fırsatın yaratılabilmesi için özellikle Güney Kıbrıs yöneticilerinin daha uzlaşıcı bir çizgiye dönmesi gerekmektedir.

Yeni Amerikan Başkanı BİDEN, Kıbrıs ve Orta Doğu sorununu derinden bilen bir başkandır.

Biden’in seçilmesini Rum tarafı, Türklere baskı uygulanması için bir fırsat olarak kullanmayı düşünüyorsa, bu politika Kıbrıs’ı tamamıyla bölecek sonuçlar doğuracaktır.

Rum tarafının ,şimdiye kadar BM nin ve diğer DIŞ GÜÇLERİN çözüm yönünde yaptıkları planları son saniyelerde ret ettikleri unutulmamalıdır.

Ancak bu ret politikaları ne Kıbrıslı Ruma ne de Kıbrıslı Türke hiçbir fayda sağlamamış, aksine bölünme daha da derinleşmiştir.

Yeni dönemde, eski politikalar yerine, yeni ve uzlaşıcı politikalar esas olmazsa, Kıbrıs adasının bütünlüğünü sağlamak gerçekten hayal olacaktır.

 

 

 







Başa dön tuşu