Mağusa’da meydana gelen olaylar gerçekten ürkütücüydü.
Başta Mağusalılar olmak üzere, toplumdan tepkiler yükseldi.
Hükümet de işi ciddiye aldı.
Gerekirse sınır dışı dahil önlemler alınacağı açıklandı…
…
Demek ki,
Bu tür olaylar ülkenin ne yaşam tarzına, ne sosyal kültürel yaşamına uygundur.
Tam aksine darbeleyici, bozucu ve ürkütücüdür.
Bu yüzden hükümet ne yapar henüz bilinmez,
Ama işi ciddiye alması sevindiricidir…
…
Kıbrıs’ta yerleşik kültürün darbelenmesi, bozulması sadece bu tür olaylarla mı ilgilidir?
…
Gerekirse Hala Sultan Külliyesi kaldırılmalıdır…
…
Eli silahlı mafyamsı olaylarla,
Bir ülkenin kültür çekirdeğini paramparça edici siyasi dayatmalar arasında ne fark vardır?
…
Türkiye’de Menderes dönemi geldiğinde, AKP dönemi gibi gelişmeler yaşanmıştı.
İlk olarak Türkçe ezan kaldırılmış,
Bu dini baskı Kıbrıs’a da aktarılmış, yobazlar meydan bulmuştu…
…
O döneme ait bir yazıdan alıntı:
“…Kıbrıs Türkü Menderes hükümetinin geniş çaptaki din istismarcılığı karşısında; Anayurttan gelen gerici kimi din adamlarının Kıbrıs’taki çalışmalarına o süreler de ses çıkaramamış, o güzelim Türkçe ezanın minarelerden yükselmeğe başlaması karşısında kulaklarını tıkamağa yükümlü kalmıştı…” (Kutlu Adalı, Dağarcık)
…
Adalı sanki bugünkü durum üzerinde yazıyor.
Sanki hayattaymış,
Da kalemi eline almış,
Memleketin resmini çizmekte…
…
Demek, o zaman da baskılar karşısında yetkililer ses çıkaramamıştı…
…
Her yere cami yetmedi,
Yedi bin beş yüz kapasiteli külliye de son sürat.
Çünkü orası fabrika gibi üretecek…
…
O güzel Türkiye’nin din istismarcılığından ne hallere geldiği ortada değil mi?
Bu topraklara da getirilmek istenen “huzur” bu mu?
…
Adalı o günkü koşullarda bunları yazarken,
Sırtını o güçlere dayayan gericiler, “Susturulmazsa…” diyerek ona tehditler yağdırıyorlardı…
…
Neticede, Adalı, kaç yıl sonra,
Bir başka karanlık zihniyet tarafından sözde susturulmuştu…
…
O “susturulmazsa” tehditlerine karşı “Tespihlilerin Çoğalışı” başlığı altında bir yazı yayınlayan Adalı şunları söylüyordu:
“Gericilerin silahı şimdilik bu! Eğer bir arka bulurlarsa çalışmaları daha da hızlanacak, güçleri daha da artacaktır.
Fakat bu durumda gençlerin, aydınların, Atatürk devrimlerine bağlı olan devrimcilerin direnişi, çıkışı, karşı durması yaman olacaktır.”
…
Kalk Adalı,
Kalk ve gör,
Tespihliler, sıkbaşlar, kaytan bıyıklılar çoğalırken,
Hâlâ devrimcilerin o yaman direnişi bekleniyor…
































