Tarih 16 Eylül 2011…
Skandal Kamu Hizmeti Komisyonu İlkokul Müdür ve Müdür Muavinliği Sınavı’ndan iki hafta sonra…
Bu sürede, 8 yazı yazmışım sınavla ilgili…
Safça, sınavların iptal edilmesini bekledim…
Dönemin Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural’ın istifa etmesini bekledim…
Eroğlu’nun 3’lü kararname ile atadığı Sınav Komisyonu Başkanı Emir Emirkanı’nın görevden alınmasını bekledim…
Olmadı…
Oturdum ve 16 Eylül 2011 tarihli Havadis Gazetesi için şu satırları yazdım:
16 Eylül 2011
KHK rahat da, vicdanlar rahat mı?
“Kamu Hizmeti Komisyonu, öğretmen ve müdür muavinlikleri ile ilgili sınavda, kamu vicdanını yaralayan bir karara evet dedi.
Sınavı inceledik, sorun yok diyor Kamu Hizmeti Komisyonu…
Onca iddiaya rağmen, eldeki somut bulgu, ifade ve delillere rağmen…
KTÖS’ün bulgu ve şikayetlerine rağmen…
Siyasi yakınlıklara rağmen…
İçişleri Bakanı’na yapılan suçlamalara rağmen…
Puan dağılımındaki tabloya dikkat ettiniz mi? Bir tarafta 80 ve üzeri alanlar, diğer tarafta da 60 ve aşağısında alanlar…
Ama sorun yokmuş…
Öyle diyor Kamu Hizmeti Komisyonu…
Diyorlar ki, Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural sonuna kadar orada direnmeli, partizanlığa izin vermemeli…
Ben de diyorum ki, partizanlıkların tümü, Kamu Hizmeti Komisyonu eli ile yasallaşıyor…
Bu Kamu Hizmeti Komisyonu, bu yapı ile kimseye yarar sağlamaz…
Daha çok tartışacağız bu komisyonun yaptıklarını…
Bu kadar tartışma, olay ve bulguya rağmen, herkesin içi rahatsa…
Komisyon üyelerinin tümü rahatsa…
Eğitim Bakanı rahatsa…
Komisyonun sahibi Cumhurbaşkanı rahatsa…
Sınav sonrası sınav komisyonu başkanının medya aracılığı ile dövmeye kalktığı İçişleri Bakanı rahatsa…
KTÖS’ün içi rahatsa…
Kazananların vicdanı rahatsa…
Yeni eğitim yılı herkese hayırlı ve uğurlu olsun.
Bana gücenmeyin
Müdür ve Müdür Muavinliği Sınavı’nın ardından, ismi kazananlar arasında yer alan birçok isim bana resmenküstü.
Karşılaştığım ve selam almadıklarım oldu.
Neden?
Herkesin görmezden geldiği bir olayı, benim de görmezden gelmem gerekiyor.
Gazetemin de görmezden gelmesi gerekiyor.
Bana gücenenlere söyleyecek tek lafım, eğer suçunuz yoksa, gocunmanıza da gerek yok.
Hepsi bu.
Ben hakkıyla kazanıp, kazandığı için utanç duyanlar olduğunu da biliyorum…
Kimse kimseye martaval okumasın.
40 dervişiz, birbirimi bilmişiz…
Bu ülkede dedikodunun bol olduğunu, insanların dedikodularla yıpratıldığını biliyorum, yaşıyorum
Ama hiçbir şeyin gizli kalmayacağını da biliyorum.
Benim gibi herkes biliyor.”
Adaleti yargı sağladı, üzüldüm
Bu konuda defa defa yazı yazan biri olarak, aradan geçen 2.5 yılın ardından adaleti yargının sağlamasına üzüldüm.
Adaletin tecellisi mutsuz eder mi?
Beni etti…
Neden mi?
Etti, zira o dönemde hakkı yenen öğretmenler, 2.5 yıldır mağdur…
Haksız ataması yapılan müdür ve müdür muavinleri kamu kaynaklarından hak etmedikleri bir parayı aldılar.
Kimisi bu maaş üzerinden emekli oldu.
Bu sürede kamuyu zarara uğratanlar da…
Kamu Hizmeti Komisyonu’nu tepe tepe kullananlar da yargı önünde hesap vermedi.
KTÖS, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nu hedef gösterdi.
Haksız mı?
Mustafa Tokay- Emir Emirkanı tercihleri ile Kamu Hizmeti Komisyonu’nun “istihdam mekanizmasını” eline geçirmeyi amaçlayan ve bu ikili üzerinden yapılan operasyonların sahibinin hiç mi suçu yok.
Adalete kalmadan, bu sınavın iptal edilmesi ve yeniden yapılması gerekirdi.
Mahkeme karar verdi, tamam…
Ya bu olaya neden olanlar…
NOT: “Ben bu sınavı hakkımla geçtim” diyen müdür ve müdür muavinleri bu yazının muhatabı değildir…
































