Köşe Yazarları

Açlık sınırı altındaki öğretmenler ve KKTC filmi






Boş ver KKTC filmindeki sahneleri, sen yine yollardasın; açlığa mahkum olarak. KKTC filmindeki sahneler etkilemesin seni. Dağlardaki tepeleri arsa yapıp, üzerlerine şatoların nasıl yapıldığı da… Dağların dinamitlerle patlatılıp, yandaşların nasıl zengin edildiği de. Hele dağların senin de malın olduğunu aklına bile getirme.
KKTC sahnesindeki arabaları hiç görme. Ferrarileri, Range Roverleri, Mersedesleri, Audileri, Chryslerleri falan hiç görme.
Sahnenin en önemli bölümü Girne’yi es geç derim. Orada yeni yapılan alış-veriş merkezindeki 3+1’lerin fiyatını sorma; 545.000 Tl. Akıllı evler var deniz kenarında, denize sıfır neredeyse, satışa ilk çıktıklarında 450.000 Stg idi şimdi 950.000 stg.
Balabayıs sahnesinde bence sen sinemadan dışarı çık; o sahneyi hiç görme. Evleri mi desek, villaları mı, şatoları mı? Ne oldukları tarif edilemez yapılar. Kaç para olduklarını ben de yazmıyorum. O sahneyi ben de görmedim, es geçtim.
KKTC filmi bildiğin gibi değil. Üstü başka, altı başka bir sahne. Temiz mi kirli mi? Anlaşılmaz. Grafik kirli tarafa eğimli. Kara para aklamada üst sıralarda olduğunu, bir sahnede ülkenin eski başbakanlarından birisi de ifade etmişti. Eski hükümetlerden bir tanesi de önlem almaya çalışmıştı. Kara para aklama bu filmde…
Kumar önlenemez yükselişte. Şimdilerde yüzlerce ‘bilişim yazılımı’ şirketi! ofislerde internet üzerinden de kumar oynatıyor. Denetim var mı yok mu sorma… Kumardan yaratılan zenginliği ise hiç görme.
Uyuşturucu sahnelerine hiç aldırma. Uyuşturucuya alıştırılan insanlarımız yakalanıyor, baronlar dışarıda serbestçe işlerine devam ediyor. Oralardan elde edilen gelirin kimler tarafından, nasıl paylaşıldığını hiç ama hiç sorma. Bence bu sahneyi sil, biple.

Ülkenin en çok gelir getiren kurumlarının “özel”e satıldığını, oralardan nasıl gelir elde edildiğini, kimler tarafından nasıl bölüşüldüğünü de sorma. En önemlisi “ihaleler” sahnesini hiç görme, kafa da yorma, boş ver. İhalelerden nasıl yeni zenginler yaratıldığını bir bakışta görebilirsin ama istersen o tarafa da bakma.
Bet ofisleri görme. Tek bir dükkan değil dükkanlar kiralanıp, bet ofisi yapılıyor. Aylık kira bedeline kafanı yorma, patronların umurunda bile değil dükkan filolarının kirası.
Gece kulüpleri ile ilgili sahneyi tamamen sil, biple; ne yaparsan yap. Sosyalist enternasyonala üye parti hükümette, nasıl olur da kadın ticareti yapılıyor diye sorma. Bunu ben de sana anlatamam. Kadına değer veren milletvekilleri varmış, neden istifa etmiyorlar diye sorma, yanıtım yok çünkü. Tam bir “yaman çelişki”.
Sen kendine bak. Açlığa mahkum edilmişsin önemli değil. İki okul arasında mekik dokuyacakmışsın o da önemli değil. Biri Karpaz’da biri Lefkoşa’da ya da Güzelyurt’ta. Sana layık görülen aylık maaş açlık sınırının altında. O maaşa hiç dokunmazsan ancak tam 10 yılda bir apartman dairesi sahibi olabilirsin. O da sıradan olanı, peşin 65.000 Stg’liklerden.
Öğretmenim KKTC filmini düzeltmek senin aklında ve yüreğinde. Yeniden başlıyorsun. Aylan’a dünya ağladı. Silah tüccarlarının yarattığı savaşlar nedeniyle insanların yaşadığı çeşitli problemlerden birinin dramı sadece Aylan ve diğerlerinin sonu. Aylanların ve diğerlerinin yaşamının mimarı ancak ve ancak sen olabilirsin.
Okulda öğrencilere kazandıracağın davranışlarla KKTC filmini yeniden yazabilirsin. İnsan hakları, hayvan hakları, çocuk hakları, çevreye saygı, bilimin önemini gençlere, yeni nesle kazandırıp, KKTC filmini yeniden yazabilirsin. Bunu ancak sen yapabilirsin ÖĞRETMEN. Geriye kalanlar bir şekilde bir yerlerinden, birilerine bağlı, güdümlü anlayacağın.
Boş ver sen “öğretmenlik kolay meslek, üç ay tatil, şubat tatili” diyenleri. Seni açlığa mahkum edenleri. KKTC filmini yeniden yazmak senin elinde. Tüm öğretmenlerin yeni öğretim yılı hayırlı olsun.







Başa dön tuşu