Köşe Yazarları

Açık diplomasi gerekir

Kıbrıs sorununda, yeni bir aşamaya geçilmek üzeredir.

Kırk yıllık tekerlemeler ve açıklamalar, artık ömrünü tamamlamıştır.

Rumların, çözüm ister gibi yapıp, topu taca atma dönemi de hızla kapanmaktadır.

Kıbrıs Türklerinin  de, Rumların topu taca atma siyasetlerinden faydalanıp, mevcut statükodan faydalanma dönemi devrini tamamlamıştır.

Artık, Kıbrıs sorununda, DIŞ GÜÇLERİN belirleyici olacağı bir sürece HIZLA GİRMEKTEYİZ.

Doğu Akdeniz’deki enerji oyununda, İsrail’in, Türkiye’yi oyun dışında tutma çabalarının bir sonuca varması mümkün değildir.

Kıbrıs Rum kesimi, İsrail, İtalya ve Yunanistan’ı sürece katarak, Türkiye’nin devre dışı kalacağı , gazı boru ile Avrupa’ya taşıma planının rantabıl olmayacağını en erken zamanda öğrenecektir.

Kaldı ki, bu yol rantabl olsa bile, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ın hakları ileri sürülerek, bu plana Türkiye kesinlikle karşı koyacaktır.

Tayyip Erdoğan’ın Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarıyla ilgili beyanatları, Rumlara ve müttefiklerine ciddi bir uyarıdır.

Üstelik BM  ve  ABD de Doğu Akdeniz’deki zenginliklerin, iki toplum arasında adilane paylaşımının olması gerektiğini sık sık vurgulamaktadır.

Kıbrıs Türk tarafı, son günlerde, Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki politikalarının hızla değiştiğini iyice irdelemek zorundadır.

Türkiye çıkarları gerektirdiği için 1878 de, Ada’yı İngilizlere kiralamıştır.

1914-18 yılları arasında  Birinci Dünya Savaşında İngiltere’ye karşı savaş açarken, İngilizlerin, Kıbrıs adasını ilhak edişlerine yol açmıştır.

Türkiye, Kıbrıs’ı Misaki Milli sınırları dışında bırakırken, Lozan Antlaşmasıyla da adanın tümünü İngiliz’in kontrolüne yasal olarak vermiştir.

Türkiye, her dönemde, çıkarları gerektirdiği anda, Kıbrıs adasını satmayı alışkanlık haline getiren bir devlettir.

Günümüzde, Doğu Akdeniz’de söz konusu olan enerji kaynaklarının değeri Trilyon dolar mertebesindedir.

Türkiye’nin böyle bir kaynağın gelirinden, Kıbrıs Türklerini dikkate alarak, oyun dışında kalacağını düşünmek, imkansızdır.

Özellikle TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun , son bir ayda, önce Anastasiadis ile, ve bu hafta içerisinde de Rum tarafının ikinci güçlü Partisi olan AKEL lideri Andros Kipriyanu ile, kapalı kapılar arkasında görüşmeler yapması, çok dikkat edici gelişmelerdir.

Kıbrıs’ta yeni bir yemeğin pişmekte olduğu aşikardır.

Petrol şirketleri, Kıbrıs gazının, AB’ye akıtılması konusunda kararlıdırlar.

Amerika da, AB’nin Rusyadan , enerji alanında daha bağımsız olması için, İsrail, Mısır ve Kıbrıs gazının , en ucuz maliyet olan Türkiye üzerinden taşınmasında ısrar etmektedir.

Türkiye-Amerika ilişkilerinimn son günlerde yeniden olumlu çizgiye girmesi, Doğu Akdeniz’deki yeni paylaşım planlarını hayata koymak için elverişli zemin yaratmaktadır.

Önümüzdeki 3 ayda,Kıbrıs’ta ezber bozucu hamlelerle karşı karşıya kalacağımız kesindir.

Statüko hızla değişecektir. Bunu engellemek artık mümkün olamayacaktır.

Türkiye Dış Politikasının hızlı değişimini Kıbrıs Türkleri objektif olarak analiz etmezlerse, yeniden süprizlerle karşılaşacağımız kesindir….

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı