Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Acı ama gerçek

Gençler 1 Mayıs nedeniyle güzel bir klip hazırladılar.

Klipte bir pano var.
İnsanlar buraya yazıyor:
Bu düzen değişecek.
Barış isterik.
Tiyatro politik bir eylemdir.
War is over gibi.
Klibin müziği John lennon’dan:
Working Class Hero…

Sloganların en ilginçlerinden biri
“Ağzımdan çıkanı kulağım duyuyor” şeklinde.

Bak, bir ağız kulak meselesi nerelere geldi Hacı…

Bir başka söz de “İnsanın tek anası olduğu gibi tek de anavatanı vardır” şeklinde.

Bak, bir ana-yavru meselesi nereye geldi Hacı…

Birinin kafası iyice atmış şöyle diyor:
“Bırak yau bizi gayrık.”

Gün oldu “Kurtar bizi” dendi,
Gün geldi “Bırak artık” deniyor.

Hayat devam ediyor…

Memluklar (Kölemenler), ki bunlar Arap Sultanın köleleri olan Türk kökenli askerlerdi.
Bunlar güçlü duruma gelince Kıbrıs’a saldırırlar.
Yıl 1422.
Memluk Sultan’ı Parsbay donanmanın yetkilerini İnal ve Tan(g)rıverdi adındaki komutanlara verir ki isimlerinden de anlaşılabileceği gibi Türk kökenlidirler.
İlk hedefleri Kıbrıs’tır.
Donanma Evdim’e dayanır, oradan Limasol’a geçilir.
Limasol-Lefkoşa güzergahında savaşlar olur.
Lüzinyanların Kralı Janus’tur ve askerlerinin başındadır.
Janus Köfünye civarına yerleşir.
Tanrıverdi teslim olmaları için elçi gönderse de, Lüzinyanlar elçinin kafasını gövdesinden ayırırlar.
Bunun üzerine Memluklar celallenir ve iş çığırından tamamen çıkar.
Memluk saldırısında Janus da yakalanır ve tam öldürüleceği sırada Arapça olarak “Melik Melik” diye bağırır.
Melik, Kral anlamında.

Kral olduğu anlaşılınca esir alınır.
Neticede Memluk askerleri Lefkoşa’yı da ele geçirirler ve bizim Sarayönü’ne yerleşirler.
Üç gün kalıp Melik’i de yanlarına alarak  Kahire’ye dönerler.
Ama dönerken Limasol’da yaptıkları gibi Lefkoşa’yı tekmil yağmalarlar.
Yerli ahali sıfırlanır.
Yanlarına bol ganimet ve Melik’i de alarak ülkelerine dönerler.

Melik sekiz ay tutuklu kalır, bolca altın ödeyerek daha sonra serbest kalıp Kıbrıs’a döner.
Ama Kıbrıs her yıl beş bin altın haraca bağlanır.

Haraç Venedikliler döneminde de sürer, Osmanlı döneminde de.
İngiliz de sözde Osmanlı’ya kira öderdi.

Diyeceğimiz,
Her dönem olup bitenden ıstırap duyanlar yerli ahali olmuştur.
Araplara, Lüzinyanlara, Venediklilere, Osmanlılara haraç ödeniyor, İngilizler de başka yoldan götürüyordu.
Düşen kelleler ise bedava.
Bu yüzden her dönem aynı feryat yükseliyordu:
“Bırak yau bizi gayrık.”

Bunun şimdi de söyleniyor olması acı ama gerçektir.

Bu noktaya sen getirdin Hacı…