Köşe Yazarları

Abartılacak bir şey yokmuş!






Başbakan Ersin Tatar haklı çıktı!

Dün katıldığı bir TV programında da gün 24 saat izleyip, çalıştığını ve bu süreci yönettiğini açıklayan Başbakan!!!



“Önümde bir graf var ben hep yatay seyir diyordum şimdi bu yatay seyir inişe başladı.

……..100’ün üzerinde  bir vaka oldu fakat bunların 30’u Almandı ve şu anda seksene yakın taburcu oldu ve şu an da geçen gün 2 kişi daha taburcu oldu.

19 kişidir hastanede tedavi altında olan bumların hiçbiri de yoğun bakımda değildir! ”

 

13 – 14 Mart’ta alınan önlemlerden sonra, 27 Mart’ın beklendiği, sonra emin olmak için bu sürenin 4-5 Nisan’a kadar uzatıldığı, sonra 13- 14 Nisan’ın beklendiği ve bugünlere geldiğimizi anlatırken, gizli pek çok kahramanla çalışılıp başarıldığını belirtti.

 

Hükümette mutlak bir uyum olduğunu ve alınan her kararın tam mutabakat sağlanarak aldığını belirtirken: “Bu Hükümetin başarısıdır” dedi.

 

Her ne kadar da bu başarı(!) testler ve bilimle kanıtlanmasa da, başbakanımız dile getirdiyse, mutlaka bir bildiği vardır diyorum. Ne de olsa böyle bir konuda bilmeden fikir yürütülmez.

 

Tabii doğal olarak pandemiyi bitirdiğimizi duyan halk, yollara sokaklara döküldü!

Bugün yollar, arabalar ve yayalarla doldu!

Ne de olsa artık beklememize gerek kalmadı diye düşünüyor herhalde halk!

Ben yine de temkinli bir korkak olarak mecbur kalmadıkça yola çıkmayanlardanım!

 

Mayıs ayının başında herhalde tüm sektörler açılır ve bizler normalleşme sürecine döneriz.

Yaklaşık bir buçuk aydır boşa korku çektik. Oysa bu kadar korkuya gerek yokmuş.

 

Şimdi akıllara başka sorular geliyor. Bu normalleşme sürecinde, okullar da açılır mı? Peki,  kapılar ne zaman açılır? Ülkeler arası uçuşlar veya gemi yolculukları başlayacak mı? Ya da en yakın komşumuz olan Güney Kıbrıs’a sınır kapılarımızı açacak mıyız?

Bitti deyince biter mi? Bilimsel verilere ihtiyacımız yok mu?

Evet ekonomimiz bitti ama sağlık önemli değil mi?

 

Test, test, test!!!

Ne olur, normalleşmeden, bolca PCR testi yapın, kesin tanı ile önce halka güven verin!!!

Eğer bir yerde hata olur ve bulaş gerçekleşirse, altından kalkamayacağımız ortada iken; Dünya bu sorunu çözememiş, aşısı bulunmamış bir virüse meydan okumak doğru mu?

 

Yol uzun elbet yaşayarak göreceğiz. Umarım bedeli ağır olmaz!







Başa dön tuşu