Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

AB KIBRIS İÇİN DEVREDE

Türkiye üzerinden Avrupa Birliği’ne gitmek isteyen  GÖÇMEN milyonları durdurmak, BATI için artık en önemli sorun haline gelmiştir.
Özellikle Suriye’li göçmenlerin, Türkiye ve Yunanistan üzerinden Batı’ya akını, AB-TÜRKİYE ilişkilerini yeniden  CANLANDIRMIŞTIR.
AB Ülkeleri Türkiye’nin yardımı olmadan, MÜLTECİ sorununu çözemeyecekleri konusunda hemfikirdirler.
Türkiye- AB yakınlaşması için üst üste toplantılar yapılırken, BRÜKSEL toplantısında ANASTASİYADİS ile DAVUTOĞLU’nun gizlice bir araya getirildikleri, tarafların yalanlaması olmadığına göre gerçek olmalıdır.
Türkiye’ye Haziran ayı ile birlikte, AB ülkelerine VİZESİZ GİRİŞ kolaylığı sağlamak ve Suriye’li mültecileri Türkiye’de durdurmak için planlar ve yeni öneriler yapılırken, ANASTASİYADİS-DAVUTOĞLU görüşmesi gözleri Kıbrıs Sorununa çevirdi.
Çarşamba günü, Kıbrıs’ı ziyaret eden Avrupa Konseyi Başkanı Donalt Tusk ile Anastasiyadis, özü Kıbrıs Sorunu ve Türkiye’ye vizesiz seyahat olan toplantıda çok önemli  bir toplantı yaptılar.
AB, bu toplantıda Türkiye’nin  artan önemi dolayısıyla, Türkiye’ye Rum tarafının uyguladığı VETO’nun kaldırılmasını talep ederken, Rum tarafı ise, Türkiye’nin Kıbrıs Konusunda somut adımlar atmasını talep etti.
Görülen o ki, 18 Mart’taki toplantıya kadar kalan 2 GÜNLÜK SÜREDE, AB önderliğinde, Türkiye-Kıbrıs arasındaki pazarlık sürecek ve AB’nin Türkiye konusundaki yeni uzlaşıcı çizgisi oluşturulacak.
Türkiye-Kıbrıs gizli görüşmeleri ve gizli pazarlıklar, çözüm sürecinin yeniden hızlanacağını ve Kıbrıs sorununun çözümünün DIŞTAN EMPOZE EDİLECEĞİNİ göstermektedir.
Haziran’a kadar olan süreçte hızlı bir trafik yaşayacağız.
ANKARA’DAKİ TERÖR
Ankara’da  son 5 ay’da  üçüncü İNTİHAR SALDIRISI gerçekleştirilerek, masum insanlar yeniden ölüme gönderildi.
Savaş olsun, terör olsun, herşey , POLİTİKANIN KİRLİ ARAÇLARINDAN  başka birşey değildir…
Ne yazık ki, bu kirli araçlar, sıradan insanları yok etmekte ve acı tüm ülkenin sıradan insanlarını çıkmaza sürüklemektedir.
Bu İNTİHAR SALDIRILARININ Ankara’da olması, Kıbrıs Türklerini de derinden etkilemektedir.
Orta-Doğu Bataklığı ve çözülemeyen Kürt sorununda, farklı ve etkili politikalar üretilemezse, görülen o ki, KİRLİ SAVAŞ daha da çok canlar yakacaktır.
Özellikle Suriye krizinden sonra, Türkiye-Suriye Sınırı yol geçen hanı’na benzemiştir.
Milyonlarca göçmenin Suriye Sınırından Türkiye’ye girişinde yasal olmayan birçok unsur da, Türkiye içerisinde yuvalanmıştır.
IŞİD militanlarının Canlı bomba eylemleri, Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerdeki Asker-Kürt çatışmasında ölen yüzlerce insan ve bunun sonucunda belirli örgütlerin KİRLİ SAVAŞı sivillerin yoğun olarak yaşadıkları  ŞEHİRLERE TAŞIMA politikaları, savaşan tüm taraflara daha büyük acılar yaşatacaktır.
Bu çatışmalar, İrlanda Sorununun çözümünden önceki, Kuzey İrlanda’daki bombalama eylemlerini hatırlatmaktadır.
Tarafların birbirini silah zoruyla yok etmesinin imkansızlığını artık daha yüksek sesle söylemek ve yeni uzlaşı formüllerini ortaya koyma zamanıdır.
Türkiye insanının bu kirli savaştan kurtulması için yeni politikaların bir an önce hayata konmasını dileriz.