Köşe Yazarları

A Level mı, LYS mi?


Bu sorunun cevabını arayan çok sayıda aile ile karşılaşıyorum son zamanlarda… Çocukları özellikle devlet kolejlerine veya özel okullara giden aileler çocuklarının geleceği ile ilgili olarak haklı bir arayış içinde. Sonda söyleyeceğimi başında söylemekte yarar var. LYS’de çok uzun bir süredir istenilen başarıyı elde edemediğimiz için benim gönlüm A Level’dan yana… Kaldı ki A Level ile Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın her yerinde okuma imkanı var. Ancak burada da “A Level süreci kolay bir süreçtir” deme cesaretim yok. Çünkü gerçekten çok zor bir süreç… LYS süreci daha mı kolay? Yooo! O daha beter. Çalışıp çalışıp bir türlü istenilen sonucun elde edilmedi bir süreç yaşanıyor bu koridorda…

Milli Eğitim Bakanlığı geçtiğimiz günlerde LYS 2015’de puan türlerine göre ilk beşe giren öğrencileri açıkladı. Matematik-Fen Puan türüne göre ilk beşe girenler arasında dört tane tıp fakültesi var ama bunlar arasında ne Hacettepe ne de Cerrahpaşa tıp fakültesi var. Tabii ki niyetim bu gençlerin başarılarına gölge düşürmek değil. Anlatmaya çalıştığım LYS koridorunda en iyilerimiz bile istediğimiz noktaya gelemiyor. Bu yıl LYS koridorundan 9 kişi tıp kazanmış. Ama diğer taraftan yine Türkiye’deki tıp fakültelerine A Level yolu ile giden öğrenci sayısı LYS ile gidenlerin en az üç katı…
Gerek Milli Eğitim Bakanlığı’ndan aldığım gerekse özel çabalarımla elde ettiğim verilere göre bu yıl A Level ile Türkiye’deki üniversitelere giden öğrenci sayısı 100’e yakın. Avrupa’ya(özellikle İngiltere) A Level ile giden öğrenci sayısı ise 200 civarında… Özellikle Türkiye’deki üniversiteleri A Level yolu ile kazananların sayısında geçen yıla göre %100’e yakın bir artış var.
Dövizin tavan yaptığı bu günlerde Avrupa ülkelerine giden öğrenci sayısı da hiç de azımsanmayacak kadar iyi… Ancak İngiltere dışında Avrupa’da yaşamın daha ucuz olduğu ülkelere doğru bir kayma veya arayışın olduğu da görüyoruz.
Dövizde yaşanan yükseliş, A Level koridorunda olanların da Türkiye üniversitelerine olan ilgisini de artırdı. Özellikle tıp alanında İngiltere’nin katı kuralları, tıp okumak isteyenlerin farklı ülkelere kanalize olmasına neden oluyor. Orta Avrupa’daki Çek Cumhuriyeti ve Macaristan tıp isteyenlerin yeni adresi… Son iki yıldır A Level koridorunda tıp isteyen öğrencilerimiz Türkiye’deki üniversitelere girmek için uğraşıyor ve giriyor. Bu sayı bu yıl daha da arttı. Türkiye’nin hem daha yakın hem de Avrupa’daki ülkelere göre daha ucuz olduğunu düşünen aileler, çocuklarını Türkiye’ye yönlendiriyor. Ancak A Level ile Türkiye’deki üniversitelere giren öğrencilerin harçları çok yüksek. Bazı bölümlerin harçları, KKTC’deki özel üniversitelerin harçları ile yarışıyor.
Bu noktada bir anomali var. Bir KKTC vatandaşı öğrenci Türkiye’deki üniversitelere A Level yolu ile girerse yabancı muamelesi görüyor. LYS yolu ile girerse Türk muamelesi görüyor ve okul harcını da ona göre ödüyor.
******
Son yıllarda Türkiye’deki üniversitelere A Level yolu ile girişlerin artması ile birlikte bu konuda boşluğu doldurmaya çalışanlar var. Üniversite yönetimleri ile iyi ilişki kurmaya çalışan, üniversitelere kendi istediği öğrencilerin alınması aracı koyan bazı kişiler türedi.
Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’na büyük görevler düşmektedir. Bu gibi “ali cengiz” oyunlarına izin vermemeli, hem Türkiye’deki üniversiteleri hem de buralarda bu işleri yapanları uyarmalıdır. Türkiye üniversitelerinde Kıbrıslı öğrencilere sağlanan bu fırsatı bulandırmak isteyenlere fırsat vermemek gerekiyor.
Hazır bu fırsat varken, hem Türkiye’ye hem de Avrupa’nın diğer ülkelerine A Level programı ile gidilebilinirken Milli Eğitim Bakanlığı kolej programını da yaygınlaştırmalı, daha çok çocuğun bu programla buluşmasını sağlamalıdır. Fırsat eşitliği bunu gerektiriyor.



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı