Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Başbakan’ın kafası karışık gibi…

Başbakan’ın Yenidüzen’deki röportajını dikkatle okudum…
Partisinin içindeki sorunların farkında olduğunu söylüyor. Bunun, yerel seçimlere etkisini kabul ediyor.
Ayrıca, halkın “değişim” arzusunun, izah edilmez boyutlara geldiğini de söylüyor.
Yani benim anladığım Başbakan, “Bu nasıl bir değişim arzusudur, etkenleri nedir, neden bu kadar güçlenmiştir” sorusuna yanıt bulamıyor. Onun için de “İzah edilemez boyutlar”dan söz ediyor.
Her iki tespiti de, bir parti genel başkanı adına çıkmaz gibi görünüyor. Bir yandan parti içi sorunlar, diğer yandan seçmenin eğilimlerini okuyamama durumu, bence bir siyasi parti için pek de istenen bir durum değil… 
Başbakan bir şey daha söylüyor, “Bütün CTP’liler, CTP’nin demokrasi ve barışın güvencesi olduğunun ayırdına varmalıdır” diyor. Demek ki partisinde bu konuda da şüpheler var. Demek ki artık CTP’liler dahi, partilerini demokrasinin ve çözümün güvencesi olarak görmekte zorlanıyorlar. O da “Lütfen adaylarımıza bu gözle bakınız” diyor ve birlik beraberlik çağrısında bulunuyor.
Anlaşılan bu sözleri yaklaşmakta olan cumhurbaşkanlığı seçimleri için de söylüyor…
Başbakan ortağı konusunda da emin değil. DPUG içinde iki kanat olduğunu, kendisinin muhatabının da Hasan Taçoy değil, Serdar Denktaş olduğunu söylüyor. Bu da enteresan bir durum. Hele bunu Başbakan’ın söylemesi daha da enteresan. Açıkça üçlü bir koalisyon içinde olduklarını ima ediyor. Hatta o kanatlardan birinin, cumhurbaşkanlığı seçimlerine doğru hükümeti yıkmaya tevessül edebileceğini de dile getiriyor. Bu malumun ilanı ama, tüm bunlara karşın, ısrarla “Kimse hükümet bozulacak diye bir vehme kapılmasın” da diyor. O nasıl olacak, ya da nasıl bu kadar emin konuşuyor, belli değil. “Ne olursa olsun devam edecek” gibi de bir duruşu olduğu seziliyor…
Bir soru üzerine, iki partinin gruplarının ortak toplantı yapmadığını itiraf ederken, devletin işlerini yürütmekle görevli müsteşarların bile iki aydır toplanmadıklarını söylüyor. Görünen o ki, iki partinin tek ortak çalışma alanı Bakanlar Kurulu.
Cumartesi günkü yazımızda  “Ne oldu” diye sorduğumuz Seçim ve Halkoylaması Yasası ile Siyasal Partiler Yasası konusuna da değiniyor Başbakan. “Biz bunları Anayasa değişikliği  sonrasına bırakmıştık, şimdi bu değişiklik gerçekleşmedi” diyor ama bu iki temel Yasa’nın durumunun ne olacağına bir netlik de getirmiyor. Sanırım hepsi için aklında, geçtiğimiz günlerde açıkça söylediği “Kıbrıs sorununun çözümünden sonra” yaklaşımı var…
Vatandaşın hala, her şeye rağmen pek çok konuda umutla icraat  beklediği hükümetin Başbakanı’nın son günlerde düşünceleri bunlar.
Görünen o ki, partilerin içindeki çalkantılar, devlet icraatlarını etkilemeye devam ediyor. Hala umut etmeli miyiz..?
Bilmem, yorumu siz yapın…

 

YERİN KULAĞI VAR

BİLGİ İSTEYECEKMİŞ: Medyada da, sosyal medyada da millet Bakırcı’nın avanta Marsilya seyahatine tepki ortaya koyarken, hakkında “Açıklama yap” kampanyası başlatılan Başbakan Yorgancıoğlu hala daha “Bakan’dan doğrudan bilgi isteyeceğim” diyor. Seyahat biteli 12 gün. Hala mı? Toplumun vicdanının bir gün daha bekleyecek zamanı yok. Bu işe herkesi tatmin edecek bir nokta konulmazsa, suçu Başbakan’ın hanesine yazılacak…

MAĞUSA BELEDİYESİ’NE DANIŞMAN:
Mağusa Belediyesi’ne UBP ve DPUG’liler tarafından danışman atama çabaları konusunda arayan okurlar, eski Tarım Bakanlarından  Kenan Akın’ın ismini verdiler. Akın’ın Belediye’ye danışman olarak atanması için, Arter’e baskıların devam ettiği iddia ediliyor… Bu arada UBP İlçe Başkanı Resmiye Canaltay aradı, kendisinin böyle bir talebi olmadığını, hakkındaki iddiaların da doğru olmadığını iletti… 

ACELENİZ NE:
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu Yenidüzen Gazetesi’ne verdiği mülakatında,  hükümetin “icraat fukarası” olduğu yönündeki tepkilere, “hükümet programını 5 yıl için yaptık, halen 11. aydayız” diyerek cevap vermiş. Başbakan haklı, önlerinde daha 49 ayları var, niye acele ediyoruz ki..? Acele işe şeytan karışırmış. Hele bir koltuklara alışsınlar, mutlaka bizim için de bir şeyler düşünecekler…

KENDİ BİNDİĞİMİZ DALI KESİYORUZ:
Önce poliste meydana gelen intihar, ardından gerçekleşen soygun olayı, Polisi darmadağın etmeye yetti. Mevcut Genel Müdürü ile arası zaten limoni olan Başbakan Yorgancıoğlu da açıklamalarıyla, yangını körükledi. Öyle veya böyle, sonuçta bu siyasi kavgaların ceremesini tüm polis örgütü görüyor.  Örgüt içerisinde yaşanan ayrılık, ilerisi için hiç de hoş olmayan sonuçlar doğurabilir…

NİYE REDDETTİ ACABA:
Meclis’te kabul edilen ve toplumda “organ bağışı” diye bilinen yasa Cumhurbaşkanı Eroğlu tarafından imzalanmayıp, Meclis’e iade edilmiş. Acilen organ nakli bekleyen onlarca hasta gibi bizler de şaşırdık. Yasanın tekrardan yürürlüğe girebilmesi için Meclis’in açılmasını bekleyeceğiz. Yani en iyi ihtimalle Ekim ayını… Kendisi de doktor olan Sayın Eroğlu’nun, bu yasayı reddetmesinin makul bir nedeni vardır diye düşünüyoruz. Keşke reddetme gerekçesini de toplumla paylaşsaydı… 

ENKAZ EDEBİYATI:
29 Haziran Yerel Seçimleri’nde CTP’den Esentepe Belediye Başkanı seçilen Cemal Erdoğan, belediyenin maddi açıdan durumunun çok kötü olduğunu söyleyerek, 4 milyon 600 bin TL borcu bulunduğunu ve maddi imkansızlıklardan dolayı iş yapamayacak durumda olduklarını açıklamış. İyi de başkanlığa talip olurken bunları bilmiyor muydunuz Sayın Başkan? Hep öyle oluyor, propaganda döneminde bol keseden atıp, sonra da enkaz edebiyatına yatmak, bizim ülkedeki politikacıların en iyi yaptıkları bir iş…

ZİRVEDEKİLER
Mehmet Seyis: “Bayram öncesi kamuda uygulanan hayat pahalılığı oranlarından, Milletvekili ve Bakan maaşları 500 TL civarında artmıştır. Onlar 500 TL artışı alırken, asgari ücretlinin maaşlarına artış yapılmaması büyük ayıptır. Herkes bu bayramda aldığı artış kadar bayram yaparken asgari ücretlilere bayram da zehir edilmiştir. Toplumun en mağdur olan kesimi olan asgari ücretlilere karşı yapılan bu ayıp derhal ortadan kaldırılmalıdır…”.

DİPTEKİLER
Atamalar: CTP-DP koalisyon hükümetinin göreve başlamasının üstünden 11 ay geçmesine rağmen, hala daha devlete üçlü kararname ile atama yapılıyor. Ülkedeki sorunlarla ilgili olarak olumlu adım atamayan hükümet, iş yandaş atamalarına geldi mi engel tanımıyor. Ne bitmez tükenmez atamalarmış. 3’lü kararnameleri kaldırma hedefiyle gelen hükümet, önce kadrolaşmasını tamamlamaya çalışıyor.