Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KKTC’de siyasetin kısır döngüsü…

Kıbrıs’ın kuzeyinde siyasetin temiz olduğunu söyleyebilen bir tek kişi çıkmaz, çıkamaz. Çıksa da aklından şüphe ederim.
Ve siyasetin kirliliği de, en çok seçim dönemlerinde ortaya çıkar.
O dönemlerde iktidar tarafından alınan kararlar çoğunlukla popülist  kararlardır. Belli oy deposu kesimleri tatmine yöneliktir. Bunun içine sübvansiyeler girer, teşvikler girer, istihdamlar girer, kredilendirmeler girer. Hatta vergi afları, süre uzatmalar filan.
Bu kararlar alınırken, devletin yasaları, kuralları, yönetmelikleri delinebildiği kadar delinir. Önüne arkasına bakılmaz. Belli kesimleri tatmin ederken, ekonominin geneline verilen zararlar görmezden gelinir. Böylece planlamalar da, programlar da, protokoller de hiçe sayılır. Göz boyamak, her şeyden önemlidir…
Bu iktidarlar açısından çarpıklık göstergesi.
Ya olayın tüm partiler açısından  görüntüsü… Önemli olan güç gösterisidir. Kimin daha fazla taraftarı var, kaç nereden transfer yapacak, bunlar konuşulur. Seçimlerden sonra kazananın ne yapacağı ikinci plandadır.
Bir yandan popülizmle, bir yandan güç gösterisiyle birileri seçilir seçilmesine de, koltuğa oturduktan sonra şaşırır. İşin seçilmekle bitmediğini maalesef ondan sonra anlar. Anlasa da bir şey değişmez, en kolayı mevcudu devam ettirmektir. O da kendinden öncekilerin yaptığı gibi treni içeriden sallamaya devam eder. Kürsülerden avaz avaz bağırarak verilen vaatler bir günde unutulur.
Şimdi bu söylediklerimle, ülkede yaşanan örnekleri bir gözünüzün önüne getirin. Yanlış mıyım?
Bugünlerde yine bir seçimin arefesindeyiz. Halbuki daha genel seçimlerden çıkalı bir yıl bile olmadı. Manzaralar ortada. Olsun… Yine de bakıyorum herkes eski, geleneksel yöntemlere dönmüş bile.
Hükümet kararlarına bakın. Asla geçici istihdamı yapılmayacağını söyleyen iktidar milletvekillerinin sayısını unuttum. Ama yaptılar. Bakanlar Kurulu kararları derseniz, aynen yukarıdaki örneklerdeki gibi, ekonominin geneline bakılmadan belli kesimlere kıyaklar… Ya da sendikaların veya sivil toplumdan bazı kesimlerin tepkisini aldığı için, kimseyi gücendirmemek adına geri alınan kararlar… Bunlar önceden yapılan bir planlamanın sonucu değil. Günübirlik, gelen taleplere göre anında alınan kararlar gibi görünmüyor mu sizce de.
Ya Anayasa değişikliği. O da öyle. Söz verdik yapalım da nasıl olursa olsun misali, kozmetik değişiklikler. Polis Yasası mesela. Anayasa’nın Geçici 10. Maddesi değişmeden nasıl bir yasayla sivile bağlanacak merak etmekteyim.
Ülkede sistem kördüğüm olmuş. Bazı kurumlar boğazına kadar borç içinde. Yapılacak iş belli. Küçülmek… Oysa buna cesaret edebilen yok… Engel ne? Siyaseten bir sonraki seçimi kaybetme korkusu… İş o noktada bitiyor. Ne ideal kalıyor, ne prensip, ne vaatler…
UBP ile DP’nin ittifakı neydi sizce? Güç gösterisi yapmak değil miydi? Sonuçta tabanların reddetmesi riski de göze alınarak, “güçlüyüz” imajı yaratma çabası değil miydi? O bitti, şimdi de yine aynı yöntemlerle, “O partiden bu partiye geçecekler” hikayesi başladı.
İşte bu bizim kısır döngümüzdür. Kıramadığımız rezil bir çarktır. Partiler, doğru dürüst, ayakları yere basan programlar ortaya koyup, harfiyen takip etseler, önceliği adalete, eşitliğe verseler, bu ayak oyunlarına hiç gerek kalmayacak. Yapılan icraatlarıyla zaten oy alacaklar. Bunu deneyen yok.
Bunları neden söylüyorum; çünkü artık kesinlikle inanıyorum ki, KKTC’de bugün partisiz seçmen sayısı, partili seçmen sayısından çoktur. İnsanlar artık gözü kapalı bir şekilde partilerine mühür vurmuyor. İcraata bakıyor. Ya da en azından, seçim sonuçlarını belirleyenler, partisiz seçmenler oluyor.
Ama işte maalesef bizdeki siyasetin aktörleri, bu vizyonları, bu kararlığı ortaya koyamıyor. Her seferinde kolayı seçip, geleneksel çarkın bir dişlisi olmaktan kurtulamıyor.
İşte o sebeptendir ki, KKTC de, her gün ileri gitmek yerine, geriliyor ve popülizmin dibine vuruyor…

ORTAK POLİTİKAMIZ DA KALMADI: Kıbrıs konusunda Türk tarafının yetkili makamlarının görüş ayrılıkları giderek artıyor. Cumhurbaşkanlığı tarafı özlü görüşmelere geçileceğinden, yakın zamanda referanduma gidileceğinden bahsederken, Dışişleri Bakanı Özdil Nami işlerin iyi gitmediğini, varılan noktanın hayal kırıklığı olduğunu söylüyor. Vatandaş da şaşkın. Geçmişte iktidar-muhalefet arasında yaşanan çelişki, şimdi Kıbrıs konusunda sorumlu olan yetkililer arasında yaşanıyor. Aralarında oturup konuşsalar, bir ortak dil belirleseler de dünyaya daha fazla rezil olmasak.

YERİN KULAĞI VAR
İSTİHDAMLAR MEŞRU DEĞİL:
CTP milletvekili Tufan Erhürman Genç TV’de katıldığı bir programda, Sağlık Bakanlığı’nda işe alınanlarla ilgili olarak, “Bakan Ahmet Gülle, münhal ilan etseydik çok başvuru olacaktı, aralarından nasıl seçim yapacaktık şeklinde bir gerekçe ortaya koydu, ancak bu, her halükarda zaten Bakanlığın vazifesidir” dedi. Erhürman, Dipkarpaz gibi işsizliğin çok yoğun olduğu bir bölgede, atama usluyla yapılan alımların ayrıca büyük adaletsizlik yarattığına dikkat çekti ve münhal ya da sınav yapılmadan atama usuluyla işe alımların meşru olmadığını ve bunların iptal edilmesi gerektiğini söyledi. Bakalım Gülle ve Sennaroğlu’nun kendi partilerinin milletvekiline yanıtları ne olacak…

NE ZAMAN KARAR VERCEKLER:
Şunun şurasında seçimlere iki ay kaldı ama, özellikle DPUG kanadı Lefkoşa ve Girne’de hala aday arayışını sürdürüyor. Lefkoşa’da Serhat Kotak ve Rauf Denktaş isimleri gündemde duruyor. Girne’de bir dönem ismi öne çıkan Orçun Kamalı’nın aday olmak istemediği, ikinci bir isminse hala telaffuz edilemediği görülüyor… 

8 YIL, 11 HÜKÜMET: Bilgi Edinme Yasası geçeli 8 yıl olmuş. Ocak 2006. CTP-DP dönemi. Ardından kabine değişiklikleri de dahil 11 hükümet gelmiş geçmiş.  Soyer, Eroğlu, Küçük, Siber ve Yorgancıoğlu Başbakanlık yapmışlar. Yasa’nın işlerlik kazanması için gereken Değerlendirme Kurulu oluşturulamamış. Yasa’da eksiklik olduğu bu yıl Ocak ayında saptanmış. 2 yıl CTP hükümeti, 4 yıl da UBP’nin umuru olmamış. Nihayet Kurul oluşturuluyor. Haber müjde gibi verilmiş. Oysa utanılacak bir durum. Ayrıca, Yasası çıkıp, sadece yüksek maaşlarla üst düzey yöneticileri atanan, ama işlemeyen daha bir çok kurum var. Haydi bir kez daha soralım, bu siyaset ne için yapılıyor..? 

TU KAKA:
Düne kadar ittifaktan sitayişle bahsedenler, seçim sonrası iki partinin birleşeceği mesajlarını verenler, ittifakın bozulmasıyla birlikte birbirlerini yerden yere vurmaya başladılar. Dün destek verdikleri ittifakın bozulmasının ardından herkes ağız birliği etmişçesine, “Zaten tutmazdı, iyi oldu da bozuldu” gibi laflar etmeye başladı. İyi de bu ittifak için parti yetkili kurullarında oy veren sizler değil miydiniz..?

GEREKÇE YOĞUNLUK MU:
Hükümetin Kasım ayında hayata geçirdiği İyi İdare Yasası çerçevesinde en yoğun başvurunun Kamu Hizmeti Komisyonu’na yapıldığı belirtiliyor. Ancak son günlerde vatandaşların başvurusuna “alındı” belgesi verilmediği yönünde şikayetler var. İddiaya göre, bunun sebebi “yoğunluk”muş. Vatandaşın tepkisi büyük. Verdikleri şikayet belgelerinin alındısı olmadan yürürlüğe konulmayacağını düşünenler, “Eğer yoğunluk varsa, KHK bunun için önlem almalıdır” diyorlar. Bizden uyarması…

ZİRVEDEKİLER
Mehmet Harmancı: 11 kişinin listesinin hazırlanmasında büyük rol oynayan CTP’li Tarım Bakanı Önder Sennaroğlu’nun ‘Biz mağdur olanları aldık’ söylemini traji-komik olarak niteleyen Harmancı, “Sn. Sennaroğlu mağdur olanlar yalnızca CTP’li Örgüt Başkanları ile sizin kayınbiraderiniz mi? Binlerce kişinin mağduriyet yaşadığı bir ortamda sizin bu söyleminiz bu kişilerin hepsine birer hakarettir, adam kayırmacılıktır UBP yapınca yanlış, CTP yapınca doğru olmaz. Yanlış yanlıştır” dedi…”

DİPTEKİLER
Kemal Dürüst: Diyor ki; “İttifakın bozulması iyi oldu, DP’den UBP’ye geçişler olacak”… İttifak oldu, bozuldu bitti. Seçimler kapıda. Ama hala Belediyelerde neler yapılacağı, planlar, projeler açıklanacağına,  partiler arası geçiş hesapları yapılmaya devam ediliyor.  Ne yazık ki mevcut kadroların siyasete bakışı bu. Vizyon yok, halk yararı yok, kalkınma yok. Varsa yoksa partinin güç gösterisi. Yahu artık şu işi kendi içinizde yapın da halkın gözünden daha fazla düşmeyin…

Foto Gündem…

Dün akşam saat 19.30 sıralarında Taşkent’den Haspolat çemberine doğru seyreden araç aniden alev aldı