Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Teksas’a döndük…

Kanunsuz bir devlet haline geldik…
Yargı ortadan kalktı anlamında değil tabii bu söylediğim. Kanunları çiğnemek adetten oldu… Suçlular yargı önüne çıkabilse, zaten cezalandırılacaklar da, o süreçte bir sıkıntı var gibi. Demek istediğim, iki yüzyıl öncesinin Teksas’ına döndük…
Bazı gazeteler bir ara ikinci sayfalarını asayiş olaylarına ayırırlardı da, ne çok olay var derdik. Şimdi ayrılan sayfa sayısı 5-6’yı buluyor.
Hırsızlıklar artık vakayı adiyeden… Her gün üç dört tane yeni olay… Uyuşturucu ha keza. Üstelik de çoğu yasal limanlardan giriş yapanların üstünde bulunuyor.
Ayda bir kaç tane araba yakma, kurşunlama olayı…
Cinayetler, Kıbrıs tarihinde ilk kez son bir kaç yılda rekor kırmış durumda. Özellikle ölü bulunan yabancı uyrukluların sayısı giderek artıyor.
Polis kadrosu belli, hepsi sahada çalışsa, yetişemez durumdalar.
Ya ahlaki sorunlar… Torunlarının tecavüzüne uğrayan kadıncağız daha bir kaç gün önce hayatını kaybetti. Hem yaşadığı olayların şokundan, hem de aldığı darbelerden. Daha bunun infialini unutmadan, şimdi de kızına tecavüz eden rezilin haberi vardı dün. Biz buralarda çırpınırken, Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü, Daire’nin alt yapısının yetersiz olduğundan yakınıyor. İlgili diğer birimlerle işbirliğinin gereği gibi olmadığından bahsediyor. Oysa suçun oluşmasından önce, önlenmesi, özellikle de çocuk suçluların sayısının azaltılması bu Daire’nin görevleri arasında. Sonuca baktığımızda, sistemin çalışmadığını zaten görüyoruz.
Beni asıl kokutan, suç yoğunluğuna alışıyor olmak. Siyasilerin “Ne yapalım, her ülkede var” dediklerini duyar gibiyim. Oysa bu ülke küçük… Küçücük bir ülkede kötülüğün yaygınlaşması çok daha kolay. Suç örgütlerinin istismara açık kitlelere ulaşması, onları kendi içine alması kolay. Üstelik de yaşam şartları, gelir düzeyleri giderek düşen kitlenin büyüdüğü bugünlerde. Dikkat edin, son dönemlerde büyük suç olaylarında KKTC vatandaşlarının adı daha sık anılır oldu.
Diğer yandan ülkenin küçük oluşu aynı zamanda bir avantaj. Potansiyel suç örgütlenmelerine ulaşmada, eğitim düzeyinin yükseltilmesinde…
Dün TBMM’de bir yazılı soruya hükümet tarafından verilen cevapta, 2002-2013 arasında KKTC’de 5 bin 63 TC  vatandaşının tutuklandığı ve hüküm giydiği bildirildi. Buna bir o kadar daha yerli ve yabancıları da ekleyin. Ortaya çıkan rakam gerçekten ürkütücü olacaktır.
Hükümetler artık suç konusuna sadece polisiye olay olarak bakamazlar. Bu ülkenin suç sayılan faaliyetler için bir cazibe merkezi haline gelmesinin nedenleri araştırılmalıdır. Suç oranını aşağılara çekmenin yolları bulunmalıdır.
Suçların önlenmesinde ilk akla gelen eğitim ve ceza. Her ikisinin de KKTC’de mükemmel olduğu söylenemez. Birçok suçun cezası komik. Caydırıcı değil. Diğer yandan eğitim durumumuz zaman içinde iyileşeceğine, giderek gerilemekte. Bunun dışında yerel yönetimlerle, muhtarlarla işbirliği halinde, bütün sosyal yapının bir envanteri çıkarılmalı. Özellikle gençler, sorunlu aileler  takip altında olmalı.
Konu artık göz ardı edilemeyecek kadar somut ve korkutucu.
Dilerim yönetimden birileri de benim kadar olayı ciddiye alıp, bir program ortaya koyarlar.
Yazıyı noktalarken, dünyadan bir örnek verelim;
Malum Porto Rico dünyanın suç oranı en yüksek ülkelerinden biri. Sadece geçen yıl, 117 cinayet kayıtlara geçmiş. Karayipler’de, bizim gibi bir ada olan Porto Rico’da şu anda, suç oranlarının düşürülmesi için ilginç bir uygulamanın denemesi yapılıyor. Yetkililer, Guayama’daki cezaevinde, ikisi cinayet suçlusu 3 erkek mahkumun Twitter hesaplarını kullanmalarına izin vermişler. Mahkumlar buradan takipçilerine, cezaevinde olmanın nasıl bir deneyim olduğuna ilişkin mesajlar gönderiyorlar. Tabii mesajları gözetim altında… Bu üç mahkumun şu anda 5 binden fazla takipçisi bulunuyor.
Yeter ki ciddiye alınsın. Yapılacak çok şey var…

YERİN KULAĞI VAR:

ÖZGÜRGÜN’ÜN TEREDDÜTÜ YOK AMA:
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, “Lefkoşa adayımız Hasan Sertoğlu’dur ve bu konuda tereddüdümüz yoktur” diyor. İyi de Lefkoşa İlçe Başkanı’nın Sertoğlu ile ilgili tereddütleri var herhalde. Yaptığı çağrıları siz bizden iyi biliyorsunuz. Siz Sertoğlu adayımız derken, birileri de Sertoğlu aleyhine kampanyanın başını çekiyor. Bu ne iş..?

İTTİFAK TAMAM DA, ADAY YOK:
Haftalardır iki parti arasında süren görüşmelerde 16 belediyede ortak aday çıkarma konusunda mutabakata varılmış. Ancak hala daha aday isimlerinin belli olmadığı, belli olan yerlerde ise bağımsız adayların çıkması kafalarda soru işaretleri yaratıyor. Örneğin Girne’de kimin aday olacağı hala belli değil. Lefkoşa için başka formüllerin konuşulduğunu duyuyoruz. Kısacası her gün farklı duyumlar geliyor kulağımıza. Eminim benim gibi sizler de bu ittifaktan bir şey anlamadınız… 

PARALELLERE DİSİPLİN YOLU:
UBP ve DP Genel Başkanları, iki parti arasında varılan mutabakata rağmen herhangi bir partilinin aday olma ısrarını sürdürmesinin disiplin suçu olarak kabul edileceğini ve gereğinin yapılacağını açıkladılar. İyi de seçimleri kaybettikten sonra adamları partiden atsanız kaç yazar…

UBP ÖRGÜTLERİ ÇATALKÖY’DE DİRETİYOR:
UBP Çatalköy örgütü, partinin bağımsız aday Mehmet Hulisioğlu’na destek vermesine tepki göstererek, kendi adaylarını çıkarma hazırlığında. Bu nedenle bu günlerde Genel Başkan Özgürgün’ü ziyaret edecek olan örgütler, Çatalköy’de UBP’den Derviş Alpman’ıın aday gösterilmesi için tavır koymaya hazırlanıyorlar…

HAYDİ BAKALIM:
Maliye Bakanı Zeren Mungan, dün Meclis’te, Ercan havalimanının genişletilmesinin önündeki engel olarak gösterilen askeri tesisin yerinin değiştirilmesi için gerekli kaynağın ayrıldığını söyledi. Bakalım Ercan’ın işletmecileri, 16 milyon liralık KDV’yi ödememek için şimdi ne gerekçe bulacaklar…

YENİŞEHİR IŞIKLARINA DİKKAT:
Yenişehir’deki trafik ışıklarının arızalanması, resmen kazaya davetiye çıkarıyor. Dün arayan bir okur, birkaç günden beridir arızalı olan bölgede özellikle iş çıkış saatlerinde yaşanan keşmekeşe dikkat çekerek polisin belli saatlerde bölgedeki trafik akışını düzenlemek için bir görevli koyması talebinde bulundu. Ne yazık ki, tedbir almak için, ille birilerinin canının yanmasını bekliyoruz… 

YORUMSUZ:
Haber Türkiye basınından; Saga Pearl isimli bir kruvaziyer gemisi Marmaris’e 50 yaş üzeri 366 İngiliz turist getirmiş.  Akdeniz turu yapan geminin Marmaris’ten sonraki durağı ise, Limasol… Şirketin sitesine baktım, anlaşılan bu turlar sürekli yapılıyor. Ve yine anlaşılan, Türkiye, Limasol’a giden bir geminin kendi limanlarına uğramasına yasak getirmiyor… Dediğim gibi sadece haber, yorum yok…

 

ZİRVEDEKİLER
Hasan Kahvecioğlu: Gazete 360 haber sitesindeki yazısında “CTP’nin; DP ile koalisyon ortaklığını kurduğu gün, bu ‘olası’ işbirliğinin gündeme geleceğini bildiği halde, böyle bir konunun ‘ucunu açık bırakması’ hiç de doğru bir tavır değildi… Hem kendi kitlesini gerdi, hem parti gazetecilerinin, tüm enerjilerini ‘düşman ortak’ yaratmaya odaklamalarına neden oldu, hem de sağ siyasetçilerin birbirlerine ‘tahammüllerini’ kabul edilebilir düzeye çekmelerini sağladı” diyor. Biz de aynen katılıyoruz…

 

DİPTEKİLER
Serdar Denktaş: Başbakan Yardımcısı ve Demokrat Parti Genel Başkanı Denktaş, “Bu güç birliği asla bir cepheleşme değildir. İnsan odaklı bir yaklaşımımız var ve halkımızın tümünün kucaklanacağı bir anlayışla bu seçimlerden çıkmak istiyoruz…” diyor. Merak ediyorum, acaba Sayın Denktaş bunları inanarak mı söylüyor?