Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şu anda yapılan, ortamı hazırlama çalışması…

Gündem sanki de 2006’nın yaz aylarındaki gibi. Hani CTP’nin, UBP ve DP içinden birileriyle flörtleştiği günler… Hatırlarsınız bir kaç ay içinde ÖRP “fast food” gibi ortaya çıkmış, hatta hükümet ortağı olmuştu. O dönem kıyametleri kopartan UBP ve DP şimdi benzer bir hareketlilik içindeler. Bu kez aldatılmak üzere olan ise CTP…

Serdar Denktaş, “Yok böyle şey, basın bizim yüz metre önümüzden gidiyor” diyor da, gelen haberlerle, yapılan açıklamalar birbirini tutmuyor…
İki partinin birleşmesi hiç bugünkü kadar gündeme gelmemişti. Geçmişte de seçim iş birliği yaptılar ama birleşme hiç konuşulmadı bile. Oysa şimdi birleşme kampanyasının seçilmiş aktörleri hemen her gün kanal kanal gezip mesajlar vermekteler. Kim kiminle görüştü, kim nerede birlikte yemek yedi dedikoduları yine aynı kampanyaya çalışan ekiplerce servis edilmekte…
UBP’nin de, DP-UG’nin de yetkili kurulları aynı gündemle, arka arkaya toplantı yapıyor.
UBP Genel Yönetim Kurulu’nun başkana “tüm partilerle” iş birliği yapma yetkisi verdiği açıklanıyor. Ama Özgürgün bunu, “Biz kimsenin kapısına gitmeyeceğiz, teklif gelirse değerlendireceğiz” şeklinde yorumluyor. Oysa konunun DP-UG olduğu, GYK’da da bu konunun ele alındığı herkesin malumu. UBP’nin birtakım milletvekillerinin Saray-UBP-DP-UG üçgeninde, mekik dokudukları da ortada. Bunlar, maddi sorunları öne çıkarıp, “hemen şimdi” diye bastırıyor…
Tabii burada Özgürgün’ün on gün önce 2006’da yaptıkları iş birliğinde aldatıldıkları ve bir daha bu oyuna gelmeyecekleri şeklindeki sözlerini bir kez daha hatırlatmakta yarar var.
Bu arada Özgürgün, UBP’nin hükümetteki bir partiyle işbirliğini de kesinlikle reddediyor. Yani sizin anlayacağınız “Boz da gel” diyor.
DP-UG’de ise Serdar Denktaş, “Hükümet bozulmayacak” derken, iş birliği yanlıları işi “ha oldu, ha oluyor”a getiriyor. MYK toplantısının sonucu resmen açıklanmamakla birlikte, “hükümete devam, ama yerel seçimlerde iş birliği yapılabilir” görüşünün hakim olduğu haberleri geliyor…
Yani UBP’nin “Bırak da gel” çağrısı yanıt bulmamış görünüyor. Serdar Denktaş da aynen Özgürgün gibi partisinin yerel seçimlerde kimseden yardım talep etmediğini özellikle vurguluyor.
Bütün bunlara “şimdilik” kaydıyla bakmak gerek. Her iki partinin eninde sonunda bir iş birliğine gidecekleri ihtimali yüzde ellinin üstündedir. Tartışmalar bu kadar ayyuka çıkmışken ve UBP’nin bir kanadı bugün hasbelkader DP’nin içindeyken, sonuçta, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi uygun bir zamanda bu ittifakın gerçekleşeceğine kesin gözle bakılmalıdır…
Serdar Denktaş’ın bugün için çekincesi, kendine yapılanı başkasına yapmama düşüncesinden olabilir. Yani bir anlamda ÖRP’nin intikamını alır duruma gelmek istemez. Hem de aynı zamanda, ÖRP evliliği yapan CTP’nin, ilk genel seçimlerde düştüğü durumu da göz önünde tutmaktadır. Bunun yanında iki partinin evliliğinin avantaj ve dezavantaj hesaplarını da yapmaktadır. Nihayetinde şu an elindeki 5 bakanlıkla Başbakan Yardımcısı ve Parti Başkanı’dır. Elde edeceği fayda bunların üstünde olmalı ki, evet desin…
Tabii dediğim gibi bunlar bugünün tartışmaları. Başkanların yan çizer görüntüsüne siz hiç bakmayın. Gün gelir başka durumlar, başka şartlar ortaya çıkar, onlar da “hayır” diyemeyecekleri bir duruma gelirler…
Mesela mevcut hükümet halihazırda yaptığı gibi, UBP hükümetlerinin kopyası, idare-i maslahatçı tutumunu sürdürüp, kısa sürede halkın yararına radikal çözümler üretemezse, şartlar anında değişecektir. Böylece CTP hem iktidarını kendi elleriyle teslim edecek, hem de UBP-DP birleşmesini sağlamış olacak.
Ben bugün ortada dönen işlere bakıp diyorum ki, birileri zamana oynuyor, tabanları hazırlıyor… Baksanıza UBP Surlariçi Örgütleri, arkasından UBP’li belediye başkanları Saray ziyaretleri yapıyorlar. Gün gelecek, taban istiyor denecek ve bitecek…

YERİN KULAĞI VAR

LTB’YE KADIN ELİ:
CTP, LTB Başkanı Fellahoğlu’nun kaybettiği imajı Sibel Siber ile toparlamaya çalışacak diyorlar. CTP’nin yaptığı son ankette Lefkoşa seçmeninden hala daha % 30’luk bir destek alan Fellahoğlu’nun aday olmaması durumunda Lefkoşa’yı kaptırmak istemeyen CTP, Meclis Başkanı Sibel Siber adı üzerinde yoklama yapıyormuş. Sibel Hanım bu görevi kabul eder mi bilemem ama yıllar sonra Lefkoşa’ya bir kadın elinin değmesini kim istemez ki?..

İŞ BİRLİĞİ DENGELERİ DEĞİŞTİRİR:
UBP ile DP-UG’nin yerel seçimlerde ortak aday çıkarma konusunun eninde sonunda gerçekleşeceği artık herkesin bildiği bir şey. İki partinin genel sekreterleri Atun ve Taçoy’un bu konuda çalışmalar yaptıklarını da biliyoruz. İki partinin tüm belediyelerde iş birliğine gitmesi, haziran ayındaki yerel seçimlerdeki tüm dengeleri değiştirebilir…

İŞ BİRLİĞİNDE TEK SORUN İSKELE:
UBP ile DP-UG’nin “ortak aday” konusunda pek bir sorun yaşayacaklarını sanmıyorum. Bölgelerde öne çıkan isimler zaten belli. Bu ortak aday konusunda iki partiyi en çok zorlayacak olan İskele olacaktır. Bir tarafta, yıllardır girdiği her seçimi kazanan UBP’li Halil Orun, diğer tarafta ise uğruna milletvekilliğini bile bırakmayı göze alan DP-UG’li Hüseyin Alanlı. İkisi de vazgeçeceğe benzemiyor. İki parti aday tespitinde burada büyük bir sorun yaşayabilir…

YARDIM EDİN:
UBP ve DP-UG’de birleşme gönüllüleri çalmadık kapı bırakmıyorlar. Sadece vekiller ve belediye başkanları değil, son olarak iki partinin Surlariçi örgütlerinin, önce yerel seçimlerde iş birliği, sonra da birleşme için Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun kapısını çaldıkları ve desteğini istedikleri iddia ediliyor. Sizce Sayın Cumhurbaşkanı bu isteğe ne cevap verdi dersiniz..?

KİM İNANIR:
UBP Mağusa Milletvekili Dursun Oğuz, “Bize göre hükümet krizi yoktur. Olursa UBP devreye girer. Kriz var diyerek serzenişte bulunmak etik değil. Bizim de böyle bir beklentimiz yok” dedi katıldığı bir televizyon programında. Bu ülkede etik olmayan öyle şeyler gördük yaşadık ki, bir gecede kurulan partiler, 24 saatte iki parti değiştiren vekiller. Böylesi bir ülkede neyin etik, neyin etik olmadığını inanın bizler de çözemedik…

SORUN BELLİ AMA:
Ticaret Odası’nın yayınladığı Rekabet Edebilirlik Raporu’nda, işletmelerin iş yaparken karşılaştıkları problemlerin başında verimsiz devlet bürokrasisi ve siyasi politika istikrarsızlığının geldiği ve bu meselelerin çözülmesi gerektiğinin altı çizildi. Yıllardır hantal bürokrasi ve istikrarsızlığın önümüzdeki en büyük engel olduğunu söylüyoruz ama bunu aşmak için de, elimizi kıpırdatmıyoruz. Giden de gelen de istikrarsızlıktan medet umuyor sanki. Sorun belli ama çözüm için adım atacak cesur bir siyasi irade yok ne yazık ki…

 

ZİRVEDEKİLER
Serdar Denktaş: Bugünlerde Serdar Bey’den mutlusu yok. Yıllardır vekil transferlerinde hep kaybeden Serdar Denktaş, sonunda yenile yenile yenmesini öğrenmiş anlaşılan. Baksanıza hem ortağı CTP, hem de UBP kendisini paylaşamıyorlar. Serdar Bey de, yıllardır çektiklerinin acısını, şimdilerde her ikisinden de fitil fitil çıkarıyor. Sizin anlayacağınız gün DP-UG’nin. Elini sallasa CTP, belini sallasa UBP kapısında yatacak…

DİPTEKİLER
Ahmet Kaşif: Bakan Ahmet Kaşif’in “Kendi internet ve haberleşme düzenimizi kendi yasalarımız çerçevesinde belirliyoruz ve belirlemeye devam edeceğiz” diyerek, Türkiye’de çıkan yeni yasanın, KKTC’yi etkilemeyeceği sözleri havada kaldı. Bizzat KKTC’nin Bilişim Teknolojileri Haberleşme Kurulu Başkanı Kadri Bürüncük, Türk Telekom’dan hizmet alanların, erişimin engellenmesiyle karşılaşabileceğini söylüyor. Olaya ciddiyetle, devlet düzeyinde eğilmek gereği ortada. Yapılması gereken, Türk Telekom’un KKTC’yi bu yasa kapsamının dışında tutmasını sağlamak…

Foto Gündem 

21 Şubat Dünya Turist Rehberleri Günü kutlandı… Rehberler Birliği, Lokmacı’da basın açıklaması yaptı, beyaz güvercin uçurdu, zeytin dalı dağıttı