Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bet ofisiyle gelen dram!..

Bu sayfadan “bet ofisleriyle” ilgili birçok kez yazı yazdım. Nüfusuna göre, en çok bet ofisinin açıldığı ülke olarak, dünya sıralamasında birinci sırada olduğumuzu tahmin ediyorum. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Ben bet ofislerinin açılmasına değil, öncelikle bu kadar fazla oluşuna ve bazılarının amaçları dışında bir casino gibi işlem yapmasına karşıyım. Bir de tüm bölgelerde, o bölgenin en işlek ana caddelerinde ve koca koca, insanın gözüne sokulan reklam panolarıyla, özendirici görüntüsünden şikayetçiyim… Geçtiğimiz gün konuyla ilgili bir okuyucum aradı. Özellikle de küçük yerleşim birimlerine kadar uzanan söz konusu ofislerinin topluma ve ailelere verdiği ciddi zararları kendisinden bir örnek vererek anlattı. Arama nedeni ise yaşadığı bölgede yeterinden fazla bet ofisi olmasına rağmen, yeni bir tane daha açılıyor olmasından duyduğu rahatsızlıktı…
Söz konusu okur, yaklaşık 30 yıllık memuriyet hayatına, ufak ufak başladığı, daha sonra da büyük meblağlarla oynadığı “iddialarla” son vermek zorunda kaldığını, biriken borçlarını ödeyebilmek için, emekliye çıktığını ve ikramiyesi ile borçlarını ödediğini anlattı. Kısacası 30 yıllık birikiminin, bu illet yüzünden heba olduğunu ve geleceğe yönelik tüm hayallerinin yıkıldığını anlattı…
İş onunla da bitmedi. “Giden sadece para olsa, bir yerde kendim ettim kendim buldum deyip geçecektim ama ne yazık ki ailem de dağıldı” dedi… Bu tutku, sadece maddi değil, manen de birçok şeyi götürmüştü ondan. Yıllarca aynı yastığa baş koyduğu eşini ve çocuklarını da kaybetmişti, emekli ikramiyesiyle birlikte…
Ve tüm yitirdiklerinden sonra biraz geç de olsa, elinden geldiğince gençlere kendinden örnekler vererek, gittikleri yolun yol olmadığını anlatmaya çalışıyor, “Siz bakmayın kapıda yazan 18 yaş altı giremez” ibaresine. Gelin ve görün, her gün okul çağındaki çocuklar giriyor oralara. Birçok kez ailelerin çocuklarını orada yakalayıp nasıl kavga çıkardıklarına şahit oldum. Benim başıma gelenleri, benim yaşadıklarımı bir başkasının yaşamaması için devletin bu tür yerleri, daha sıkı kontrol altına almasını rica ediyorum.”
Geçtiğimiz yıl sayısı 108 olan bet ofislerin, son günlerde hızla artıyor. Hangi bölgeye giderseniz gidin, en işlek ve en gösterişli binalar bet ofisleri tarafından kiralanmış durumda. Her biri birer cazibe merkezi. Birçok aile apartmanının altında bir bet ofisine rastlaması artık olağan oldu. Onlarca insanın oturduğu apartmanların ön cepheleri, tamamen reklam panolarıyla süslenmiş, insanları özendirmek için, her yol denenmiş… Başta da söyledim, bu tür yerlerin açılmasına birtakım prosedürleri yerine getirmek kaydıyla devlet izin veriyor. Yasaya göre, bu ofisler içeride ve dışarıda dikkat çekici reklam yapamaz, mekanı farklı amaçlarla kullanamaz. Ama bugün birçok “bet ofisi’, kafe tarzında işletilerek gençlerin mekana çekilmesi ve mekanda daha fazla zaman geçirmesi sağlanmaya çalışılıyor…
Devletin tüm vatandaşlara karşı sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Bet ofisleriyle ilgili yasal düzenlemeler çocuk ve gençleri korumakta belirsiz ve yetersiz. Devlet, “Bana vergisini versin de, ne yaparsa yapsın” diyemez. Devletin gençleri ve çocukları kötü alışkanlıklardan koruma görevi vardır. Bu görev gereği gibi yerine getiriliyor mu? Duruma bakınca, şüpheli görünüyor.

YERİN KULAĞI VAR
ÖNERİLER DİKKATE ALINMALI:

Ve sonunda Başbakan Yorgancıoğlu, TC Başbakanı Erdoğan’dan aylardır beklediği randevuyu kopardı. Başbakan’ın beraberinde Maliye yada Ekonomi Bakanı ile değil de Dışişleri Bakanı’yla birlikte gidecek olması, ekonomik önlemlerin Ankara’da değil, kendisiyle birlikte KKTC’ye gelecek olan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın ziyaretinde burada ele alınacağını düşündürüyor. Öyle veya böyle. Umalım ki, hükümet sektörlerden, ekonomistlerden ve sendikalardan gelen önerileri ciddiye alıp bir paket hazırlamış olsun…

DAR KALIPLAR YETMEZ:
Dövizin yükselişi ile sadece dövizle yapılan alımlar değil, Türkiye’den yapılan ithalatta da ciddi fiyat artışı var. Zira her şeyin fiyatı önce Türkiye’de artmış durumda. Onun dışında yine Türkiye’den hava ve deniz taşımacılığında yeni fiyatlar belirleniyor, tüm diğer hizmet alımları da zamlanıyor. Çaresi, gerçek anlamda koruma sağlayacak tedbirleri almak ve olaya geniş açıdan bakabilmek…

ÖĞRENCİLER KAÇMAK ÜZERE:
Üniversitelerde okuyan özellikle Türkiye kökenli öğrenciler, dövizin dondurulmaması halinde, kendilerinin okullarını donduracaklarını söylüyorlar. YDÜ ve UKÜ hariç diğerleri bu sabitlemeyi yapmış durumdalar. Yalnız öğrencilerin işaret ettikleri bir husus var; buna göre, YÖK şu anda harçlar için tavan ve taban tespiti çalışması yapıyor. Bu durumda diğerleri de ister istemez buna uyacak. Keşke öğrencileri caydırmadan kararı kendileri verebilseler…

AĞZI OLAN KONUŞUYOR: Günlerdir yeni bir havayolundan bahsediliyor. Adının “Karpaz Hava Yolu” olduğu ve ilk uçuşuna da nisan ayı sonunda başlanacağı yönünde haberler okuyoruz. Hatta haber TC basınında bile yer aldı. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif, bu konuda bazı çalışmaları olduğunu ancak, isim ve tarih konusunda söylenenlerin doğru olmadığını açıkladı. Bence Buran Atakan bunu kafadan atmadı. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

SADECE ÇİFTÇİNİN SORUNU MU:
Sennaroğlu tarım sektörünün en büyük sorununun kuraklık olduğunu söylemiş. Açıkladığı tedbirler de çiftçi ve hayvancıya yönelik. Ancak kuraklık tarımın değil sadece, tüm ülkenin sorunu. Su tasarrufu, denetim, diğer tedbirlere sıra gelmeyecek anlaşılan…

YİNE ÖNDEYİZ:
Taşınmaz Mal Komisyonu, kurulduğu günden Ekim 2013’e kadar 7 yılda, Kuzey’deki 12 hektar yani 12 kilometrekarelik Rum malı hakkında karar üretti. Bunun içinde tazminatla topraktan vazgeçme olduğu gibi, iade de var. Yani tümü el değiştirmiş, Türk tarafına geçmiş değil. Toplamı Kuzey’deki Rum mallarının binde 6’sına denk geliyor. Önceki gün Rum basını da, Güney’de Rumlara satılan Türk mallarını konu etti. Orada el değiştiren toprak 3 bin 580 dönüm, toplam rakamın binde 7,9’u. Bu da demek oluyor ki, bizler Güney’deki malları satma konusunda, yine Rumlardan öndeyiz…

 

ZİRVEDEKİLER
Abdullah Öztoprak: Kapatma kararı çıktı. Rektör Öztoprak, bet ofislerinin üniversitelere ve topluma büyük zararlar verdiğini gerekçe göstererek, DAÜ Senatosu’nda kapatma yönünde karar ürettiklerini açıkladı. Öztoprak, “Bet ofislerinin üniversitelere verdiği zarar, devletin bet ofislerinden topladığı verginin çok üzerinde. Topluma sosyal açıdan çok büyük zarar veriyor” dedi ve kapatılmaları için Cumhuriyet Meclis Başkanlığı başta olmak üzere, birtakım girişimlerde bulunacaklarını söyledi…

DİPTEKİLER
Hükümet: Resmen dağ fare doğurdu. Onca ekonomist, sektör temsilcisi, sivil toplum örgütü dövizin yarattığı mağdurlar için çare önerirken, Bakanlar Kurulu’ndan çıkan kararlar, uzun vadeli tedbirler oldu. Umalım ki, çıkan tasarılar sadece işin yasal yönüyle ilgili olsun da paketin tamamını oluşturmasın…