Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ın iki kesiminden iş çevreleri dün “çözüm için fırsatın kaçırılmaması” temennilerini ortaya koymaları, siyasetin boğduğu iş çevrelerinin, tarafları akıl yoluna, kazanç yoluna çağırması olarak değerlendirilebilir.
TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz geçtiğimiz yılın mart ayında, “Kıbrıs’taki gelişmeler Türkiye’nin elini güçlendirmektedir. Müzakere süreci AB ve ABD ile birlikte yürütülmelidir” dediğinde, henüz Kıbrıs konusunda bir hareketlenme yoktu. Biz o dönemde, konunun Güney’den çıkarılacak doğal gaz olabileceği yorumunu yapmıştık. Malum çıkacak gazın taşınması konusu iş çevreleri açısından önemli. Bu, işin bir yönü.
Yunanistan’ın ve Güney Kıbrıs iş çevrelerinin, yaşadıkları ekonomik krizden çıkış yolu olarak, taze sermaye arayışı içinde oldukları açık. Nitekim yıl içerisinde ABD Kıbrıs Büyükelçisi Koenig, Güney Kıbrıs’taki sermaye ihtiyacına dikkat çekerek, Türkiye’nin 1,4 trilyon dolarlık Türk sermayesine işaret etmişti. Bu da olayın diğer bir boyutu.
İş çevreleri çözümün tüm taraflar için kazanım olacağını söylemekteler, ancak siyaset her zaman kazanç temelinde olmuyor, ne yazık… Hem de sadece Türkiye-Yunanistan ve Kıbrıs’taki tarafların siyasi hedefleri de değil, tüm ilgili çevrelerin niyeti önemli. Eğer TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz’ın işaret ettiği “AB ve ABD” Kıbrıs’ta bir anlaşmanın kendi çıkarlarına olduğuna inansalar, çoktan çözülmesi için gereğini yaparlardı.
Yine de iş çevrelerinin bir ortak niyet etrafında birleşmeleri bile bir motivasyon olabilir.
OKUR UYARIYOR
Yeniboğaziçi Belediyesi’nden gelen telefonlar…
Haziran ayında yapılacak yerel seçimlerin oldukça iddialı geçeceğini yazmıştık. Partiler kazanmak adına en iyi ismi çıkarmayı, hatta her yolu denemeyi mübah sayıyorlar. Bunun örneklerini de yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Dün Yeniboğaziçi’nden bir okur arayıp, çok ciddi iddialar ortaya attı. Söz konusu okurun iddiasına göre son birkaç gündür, Yeniboğaziçi sakinlerini telefonla arayanlar, “Biz KADEM’den arıyoruz” diyerek, vatandaşa seçimlere yönelik bazı sorular sorup düşüncelerini alıyorlarmış. Sordukları soruların bazıları şöyleymiş; “Bu seçimlerde kime oy vermeyi düşünüyorsunuz? Belediye’nin yapmasını istediğiniz neler var? Bölgedeki en büyük sorun nedir?”. Okur diyor ki; “Bizlerin yerel seçimlere yönelik eğilim ve şikayetlerimiz öğreniliyor. Ancak ne tesadüftür ki, şikayet ve taleplerimizin öğrenilmesinin hemen ardından, dile getirdiğimiz sorunlar, hemen bir gün sonra belediye tarafından ele alınıp giderilmeye çalışılıyor. Yaptığımız araştırmalar sonucu telefon edenlerin, KADEM’den değil, Yeniboğaziçi Belediyesi’nden olduğunu öğrendik. Sayın başkanın bu olaydan haberi var mı, yok mu bilmiyoruz. Ancak bir araştırma şirketinin adı kullanılarak, böyle bir hava yaratılması ne kadar etik olur. İnsanların siyasi tercihleri ve sıkıntılarını istismar ederek, kendilerine menfaat sağlamaya çalışmaları ne kadar ahlaki olabilir. Dediğim gibi sayın başkanın bu konudan haberi var mı, yok mu bilmiyorum ama, eğer yoksa konuya el atıp, bu kişileri tespit etmesi gerekmektedir. Yok eğer bu telefonlar kendi bilgisi dahilinde yapılıyorsa, onun gerekçelerini de Yeniboğaziçi halkına açıklamak zorundadır…”.
YERİN KULAĞI VAR
GEL DE YANMA:
Rumca gazeteler, Güney Kıbrıs Hava Yolları’nın, Londra’nın Heathrow havaalanında bulunan slot haklarından birini Qatar Airways’e 20 $ milyon dolara (14.700.000 €) satışı için son aşamada olduğunu yazıyor. Haberi okuyunca, batırılan KTHY’nin elinde bulunan slotlar geldi aklıma. Yok pahasına elimizden çıkan slotlarla bir değil, en az üç yeni hava yolu şirketi kurabilirdik. Bunları okudukça gel de yanma diyorum kendi kendime ve KTHY’nin batmasında dahli olanlara bir kez daha lanet olsun diyorum…
GİRNE’DE ORÇUN KAMALI SESLERİ:
Yerel seçimlere daha 6 ay olmasına rağmen partiler, aday belirleme çalışmalarına başladılar bile. Özellikle Lefkoşa, Mağusa ve Girne gibi büyük kentlerde partilerin işi sıkı tuttuğunu görüyoruz. DP-UG, yıllardır Girne Belediye Başkanlığını kimseye kaptırmayan Sümer Aygın’ın, bu saltanatına son vermek için Girne’de bölge halkının yakından tanıdığı Orçun Kamalı’yı aday göstermeye hazırlanıyor. Girne’de sevilip sayılan birisi olan Kamalı, bakalım adaylığı alıp, Sümer Aygın’ın karşısına çıkabilecek mi…
YİNE YIRTACAK:
Son birkaç gündür zehirli cennet hurmalarını pazara sürmeye çalışan zat-ı muhteremi konuşuyor, yapanlara nasıl bir ceza verilmesi gerektiğini tartışıyoruz. Ancak görüyoruz ki, bu söz konusu şahsın ilk vukuatı değilmiş. Önceden de buna benzer vukuatları olmuş ama ne yazık ki caydırıcı bir ceza almamış. Böyle bir yapıda adamın toplumu zehirlemeye devam etmesine adeta çanak tutulmuş. Onun için kimse umutlanmasın. Yine komik bir ceza ile yırtıp, milleti zehirlemeye devam edecek…
FAKİRLEŞEME BUDUR:
Asgari ücrette, TL bazında 145 lira artış oldu. Dövizde devam eden deprem ve zamlarla bu artışın yetersiz olduğu açık. Bırakın aile geçindirmeyi, bir tek kişinin bile bu parayla geçinmesi imkansız. Dün Meclis’te Ersan Saner, kendi dönemlerinde döviz bazında 40 sterlinlik bir düşüş olduğunu, UBP hükümeti teslim ettiğinde asgari ücretin 488 sterlin olduğunu, bugün ise artışa rağmen 434 sterline gerilemiş olduğunu söyledi. Diyorum ki, en azından asgari ücretin dövize sabitlenmesi düşünülemez mi..?
DÖVİZ ÖĞRENCİYİ DE VURDU:
Üniversiteler ülkesi diye tanımladığımız KKTC, dövizdeki son artışlarla sadece vatandaşı değil, ülkemizde ekonomiye önemli bir girdi sağlayan öğrenciyi de vurdu. Ödedikleri harçların biranda %30 zamlanmasıyla, birçok öğrencinin kayıtlarını dondurma yönüne gittiği iddia ediliyor. GAÜ’nün döviz kurunu sabitlediğini biliyoruz da, diğer üniversitelerimiz adeta altın yumurtlayan tavuğu, kendi elleriyle kesmeye çalışıyorlar…
STATÜKO DİRENİYOR:
Siyasette transfer pazarlarının kurulmasını önlemeyi amaçlayan yeni yasa, birkaç vekilin şahsi çıkarları doğrultusunda tıkanma noktasına geldi. Kirlenen siyasetin temizlenmesi amacını taşıyan bu yeni değişiklik, özellikle DP içerisinde yer alan UG kanadının, gelecek kaygıları nedeniyle resmen tıkanmış durumda. Görünen o ki, statüko direniyor… Hükümet icraatlarını geçiciler meselesiyle tıkayan UG’ciler, şimdi de Anayasa, Siyasal Partiler Yasası’nda yapılacak değişiklikleri de bu maddeyle mi tıkamaya çalışıyor acaba…
ZİRVEDEKİLER
Hasan Sertoğlu: “32 federasyonun 30 tanesinin kendilerine karşı çıkmasına rağmen, darbe ile ele geçirdikleri yönetimde inatla oturan kişilerden, başkalarının tetikçiliğini yapmaktan başka bir şey beklenemez. Bu ucuz milliyetçilere son olarak belirtmek isterim ki; Biz ne yapıyorsak ülke insanına, ülke gençliğine hizmet için yapıyoruz. Birkaç densiz istedi diye, ülke, insanının ve ülke gençliğinin dünyayla kucaklaşması yolundan dönmeyeceğiz…”.
DİPTEKİLER
Belediyeler: Seçimler yaklaştı ya, dört yıldır kulağının üstüne yatan belediyelerde, bugünlerde bir hamaratlık başladı. Şöyle bir etrafınıza bir bakın. Parası olan yolları asfaltlıyor, olmayan yamalıyor. Bugüne kadar görmeye alışık olmadığımız bir temizlik seferberliği yapılıyor. Her sokakta elinde süpürge birini görmeye başladık. Kanalizasyon çalışmalarını tamamlamak için insan üstü gayret sarf ediliyor. Ve bizde şaşkın bakışlarla, dört yılda yapmadıklarını, 3-5 aya sığdırmaya çalışmalarını şaşkınlıkla gözlüyoruz. Ne diyelim, gözü kör olsun bu seçimlerin…
































