Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Okandan’ı gönderdiniz, peki zam ne olacak..?

Tarih 24 Eylül 2013 Erkan Okandan, Kıb-tek Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atanıyor.  Öyle hızlı bir çalışma yapıyor ki, sanırsınız yıllardır Kıb-Tek’te çalışıyor, her şeye vakıf.  Atanmasından tam 48 gün sonra, Kıb-Tek’i kurtarmanın tek yolunun zam olduğunu ortaya çıkartıyor, hem hükümetin, hem vatandaşın başını derde sokan zam kararını hükümetin önüne koyuyor…
Hükümet de, bu hızlı çalışmanın doğruluğundan hiç şüphe etmeksizin, vatandaşı ezme pahasına zam kararının altına imzayı atıyor…
Böyle bir kararın hükümete politik açıdan getirisi, büyük bir tepki oldu. Öyle bir tepki ki, asla unutulmayacak.  2013 CTP-DP hükümeti yıllar boyunca bu ilk icraatıyla anılacak…
Ve sonuçta, bu büyük ve hızlı çalışmayı sergileyen Erkan Okandan, bu yoğunluğu(!) kaldıramaz hale geldi denilerek, atanmasının üstünden 3 ay bile geçmeden görevden alındı. Tabii nedeninin bu olmadığını pekala anlıyoruz ama, itiraf etmelerini de beklemiyoruz. Şüphe yok ki, alelacele yanlış değerlendirmeler yapılmış ve sonuçta da neredeyse hükümetin ipini çekecek, insaf ölçülerini aşan yüzde 29’luk zam kararı alınmış. Zaten bu yüzden de ortada bir istifa değil, görevden alma var…
Benim bildiğim, “yoğunluğum var” diyen adam istifa eder. Öyle bir durum yok.  Şimdi aynı şahıs, Maliye Bakanlığı Bakanlık Müdürü görevine, “daha az yoğunlukla” dönüp, icraatlarını orada sürdürecek…
Her neyse, Okandan gitti, geriye ne kaldı? Zam, yine zam, yine zam. Şimdi kararı alan gönderildi de, onun size aldırttığı yanlış karar ne olacak..? Onu da gönderecek misiniz..?
Birileri yap-boz hükümeti dediğinde kızıyor hükümetteki dostlarımız. Ancak halkın cebine el atarken, bin defa düşünülmesi gerektiği, yapılanın beceriksizlik olduğu,  teknik inceleme, bilimsel çalışma yerine, dıştan gelen birine alel acele dosya hazırlatmaya başka ne denir Allah aşkına siz söyleyin…
Anlaşılan hükümet yaptığından pişmandır, ama geçmiş olsun. Sayın Okandan’ın “yoğun mesaisi” ve “öngörüleri” sonucu alınan okkalı zammın parasal bedelini bizler, siyasi bedelini hükümet, hep beraber yedik…

                                               *****

SUÇLU KİM..?                                                                                                                                                                    İktidar, yaptığı zamlarla vatandaşın bükülen belini doğrultmak, her gün eriyen ve pul olan parasını çoğaltmanın yollarını arayacağına, yaptığı zamları savunur duruma geldi. Ne diyor Sayın Başbakan, “zamlara yönelik eleştiriler abartılı” imiş… Zaten akaryakıt ve elektrik zammı döviz artışından, tüp gaz zammı ise hükümetin dışındaki üç özel sektörün kararı… Ben demiyorum, “95 oktan benzinin kendi hükümet döneminde 3.26’dan 3.41’e yükseldiğini, bunun da 15 kuruşluk bir artış olduğunu Başbakan Yorgancıoğlu söylüyor. Biz de toplum olarak utanmayı attık resmen. Yani bütün bu kavga 15 kuruşcuk için miymiş..? El insaf yani…Yerde bulsak eğilip almayacağımız bir meblağ için bu kadar feryat etmeye, sokaklara dökülmeye ne gerek var..? Elektriğe yapılan %30 ve tüp gaza gelen %10’luk zammı saymasak, akaryakıta gelen zam devede kulak. Zaten  zamların tek suçlusu hükümet değil, dövizdeki yükselişlerdir…                                                                                                        

      Evin kirası, arabanın, okulun taksiti döviz üzerinden hesaplanıyorsa ve dövizdeki artıştan dolayı her ay düzenli olarak ödediğiniz taksitleriniz artıyorsa suçlusu hükümet mi oluyor..?   Bu ülkede resmi para birimi TL olduğuna göre, kim size dövizle ev, araba alın, çocuğunuzu özel okullarda okutun diyor..? Onun için kimse Sayın Başbakan’a, hayatı pahalılandırdığı için kızmasın. Bu nedenle yeni yılda kayıplarınızı önlemek için maaşlarınıza %4 artış yaparak sizi rahatlatacak olan hükümet daha ne yapsın…                                                                                                                                                                   Ülkedeki huzuru bozmak, ille de eylem yapmak isteyenlere tavsiyemiz, Meclis veya Başbakanlık önüne değil, İngiliz ve Amerikan elçiliklerinin önüne gitmeleridir. Çünkü pahalılığın tek suçlusu onlardır…
  

YERİN KULAĞI VAR
HÜKÜMET TAKMIYOR BİLE:                                                                                                                                 

Bugün KTAMS, son yapılan zamları protesto etmek için Meclis’e yürüyecek. Toplumsal bir tepkiye dönüşen son zamlara rağmen, bugünkü eyleme kaç kişinin katılacağı ise ayrı bir konu. Bana göre yüzü bulurlarsa başarı sayacağım. Hükümet de bunun farkında olduğu için bu eylemi pek de ciddiye almadı. Halkın destek vermediği hiçbir eylemin başarılı olmayacağını onlar da biliyor…
YENİ YIL HEDİYESİ:                                                                                                                                                           

Yeni yıla sayılı günler kala, CTP-DP hükümeti vatandaşları için bol yağlı, yeni zam kazıkları hazırlıyormuş. Hükümet yeni yılla birlikte yeni zamları açıklamaya hazırlanıyormuş. Elden bir şey gelmez, hükümetimiz yeni yıl için bizlere çamın gövdesini uygun görmüş. “Çam sakızı çoban armağanı” dedikleri böyle birşey olsa gerek..
İÇ POLİTİKAYA OYNAMAYIN:                                                                                                                         

           “Ne pişirildiğini bilmiyoruz, taviz veriliyor olabilir” diyen Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’la, Kıbrıs konusunda görüşleri bilinen TDP’nin bir noktada buluşması ilginç. Partiler üstü mutabakat sağlanması güzel de, bari içeride başka, dışarıda başka konuşmasalar…


YA SABIR:                                                                                                                                                                    

Dün Meclis’te bütçe görüşmelerinde kürsüde Ersan Saner vardı. Hükümeti suçluyordu. Hem de o söylediklerini kendi dönemlerinde niye yapmadıklarının hesabını vermeden… Uzattıkça uzattı, uzattıkça uzattı, kamera sıralara doğru döndü, bir de baktık ki,  Sayın Başbakan tespih çekiyor. “Ya sabır” çektiğinden adım gibi eminim…

MANTIKLI GELMEDİ:                                                                                                                                            

   Yaklaşık iki ay önce Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanlığına atanan Erkan Okandan görevden alınıp yerine İsmet Akim atandı. Okandan’ın görevden alınmasına “yoğun” oluşu gerekçe gösterildi, biz de inandık. Okandan’ın “çok yoğun” olduğunu atadıktan sonra mı öğrendiniz? Madem o kadar yoğundu, zam kararının sağlıklı bir şekilde alındığına nasıl ikna oldunuz? Daha mantıklı bir gerekçe gösterilseydi keşke…
ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK:                                                                                                                

    Toparlanıyoruz Hareketi, ülkemizde faaliyet gösteren bet ofislerinin gençler için tehlike saçtığına dikkat çekti ve yetkilileri göreve çağırdı. Kimsenin umursayacağını sanmıyorum. Baksanıza, şehirlerin en merkezi yerlerinde devasa panolarla özendirici reklamların olduğu bet ofisleri, ana caddelerden çıkarmayı bile başaramadılar. Altın yumurtlayan tavuk, üç-beş kişi istedi diye kesilir mi hiç..?

OLAN 16 MİLYON KDV’YE OLDU:                                                                                                                          Türkiye’de başlatılan şok operasyonlarda gözaltına alınanlar arasında, Ercan’ın işletmesini 25 yıllığına devralan Taşyapı direktörü Turanlı’nın adı da geçiyor. Turanlı’nın suçlu olup olmadığı beni ilgilendirmez. Benim kuşkum, şirketin devlete olan 16 milyon Euro’luk KDV borcunun ne olacağıdır. 13. maaşlar için kaynak arayan hükümet açısından, büyük bir kayıp oldu sanırım…

ZİRVEDEKİLER                                                                                                                                                        

      TAK Ajansı: Teknolojinin bu kadar ilerlemediği, dünyaya, bilgiye ve habere ulaşımın bu kadar kolay olmadığı dönemlerde de hem yurt içinden, hem dışından haberlerle gündemi oluşturan tek kaynaktı TAK… Bugün bunca olanağa karşın, ne olup bittiğini en doğru, en yansız biçimde yine onların özverili haber takipleriyle öğreniyoruz.  Ama keşke diyoruz, kuruluşunun 40. yılında daha iyi yönetiliyor olsaydı. Yine de sevgili meslektaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz…

DİPTEKİLER

Yine, Emir Emirkanı: Göreve gitmeyen öğretmenler listesini gördünüz herhalde. İçlerinden biri de çok tanıdık geldi değil mi? Hani Başbakan’ın imzasını sahteleme olayına karışan, bunun için yargılandığı dönemde gidip itirafta bulunup, Başbakan’ın elini öpen, Müdürlüğü döneminde birçok şaibeli sınav yapılan, bu sınavlarla ilgili bir bayanla ilginç telefon mesajları yayınlanan KHK Sınav İşleri Müdürü Emir Emirkanı. Görevden alınınca öğretmenliğe dönmüş, ama beğenmemiş olacak ki, işe bile gitmiyor. Kim koruyor bu arkadaşı ve daha nereye kadar koruyacak, ben de anlamıyorum…