Bütçe Maratonundan önce bu sürece kaynak teşkil edecek ve de yönlendirecek, tüm kamu kesimi için esas alınacak temel makroekonomik büyüklükleri tespit eden temel belge niteliğindeki Orta Vadeli Program (OVP) yayınlandı. Program 2016-2018 dönemindeki makroekonomik öngörüleri içeriyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ilk kez devlet planlama örgütü tarafından böyle bir çalışma yapıldı ve paydaşlarıyla paylaşıldı. Kendi kendimizi yönetme açısından son derece önemli olan bu çalışmada tüm emeği geçenleri kutlarım.
Programın birtakım eksiklikleri vardır fakat bunun bir ilk olması açısından son derece iyi bir başlangıç ve iyi bir çalışma. Bu yılki tecrübeyle ve paydaşlardan gelen katkılarla daha iyisi yapılacağına inanıyorum.
Orta Vadeli Program’ın dizayn ve içeriği ile makroekonomik hedefler Türkiye’de yapılan OVP ile benzerlik içermektedir. Program ülkemizdeki iş alemine ve de piyasaya bir yol haritası ve de motivasyon sağlarken önümüzdeki üç yıl içerisinde KKTC’nin ulaşabileceği makroekonomik hedefler ve bu hedeflere ulaşabilmek için icraatlarını ortaya koyuyor. DPÖ’nün yapmış olduğu OVP hükümetin makroekonomik hedefleriyle örtüşmesi gerekmektedir. Dolayısıyle hükümet bütçe çalışmaları ile programını yaparken DPÖ’nün Orta Vadeli Program’ını kendisine referans alacağını düşünüyorum.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’inin en büyük sorunu ekonomik büyümedir. KKTC her yıl ortalama %5 ve üzeri büyüme sağlamalıdır ki insanlar zenginleşsin, daha rahat geçim sağlasın. Yatırımlar artsın.
Hükümet programları hedef koyabilir. Fakat ekonomik örgütlerin programları gerçeğe yakın tahminler olmalıdır. Örgütlerin programları geçmiş veriler dikkate alınarak yapılır. Vizyonu politika oluşturmak olmalıdır. DPÖ’nün yapmış olduğu OVP da GSYIH büyüme tahmini yıllık % 3.5 olarak yer almaktadır. Bu hedef değildir. Ekonomik verilere dayanarak yapılan gerçekçi bir tahmindir. Etrafımızdaki coğrafyaya baktığımızda gelişmekte olan ekonomilerin yıllık GSYIH büyüme oranları %3-5 arasıdır. KKTC’nin son 10 yılda ortalama büyümesi de %4 olmuştur. Yeni normal düzey budur. Yeni normalle anlatmak istediğim durum eskiden geçerli olan ve normal kabul edilen değerlerin,büyüklüklerin, göstergelerin küresel krizle birlikte değişmesi ve bu değişimle oluşan yeni değerlerin artık yeni normal olarak kabul edilmeye başlamasıdır.
Eskiden gelişmiş ekonomiler için ortalama yüzde 2-3 oranındaki büyüme normal sayılırken şimdi yüzde 0.5-1.5 arası büyüme normal kabul ediliyor. Ekonomilerdeki değişim nerdeyse günlük hale geldi. Döviz değerleri, faiz nispetleri, Çin ekonomisinin durumu, petrol fiyatları sürekli volatil olan gelişmeler var ve ekonomik tahminler gerçekçi yapılmalıdır. Dünyada sürekli revizyona uğrayan tahminleri görüyoruz.
Ekonomik örgütlerin artık kabul ettiği bazı değerleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ekonomik Gösterge Gelişmiş Ekonomiler Gelişmekte Olan Ekonomiler
Büyüme 0.5-1.5 3-5
Enflasyon 0-1.0 5
İşsizlik 7-8 6
Bütçe Açığı 2-3 3
Cari Açık 1-2 3
KKTC’nin potansiyel büyüme oranını uzun yıllar ortalamasını alırsak karşımıza %4 oranı çıkar. Buna göre KKTC’nin potansiyel büyüme oranının %5 olduğu söylenebilir. KKTC’nin büyüme potansiyeli %5 olsa da yeni normal oranı %3.3 olarak kabul edilmeli. Bu oran Türkiye Cumhuriyeti ‘ndeki oran ile paralel gider. Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde FED’in faiz artırımından sonra yavaşlama bekleniyor. Çin hedefini %6.3 ‘e indirdi. Dolayısıyla % 3.3 büyüme hedefi gerçekçi görünüyor.
OVP’da ortaya konan ve birçok sektörlerin incelenmesini içeren ve sonucunda karşımıza çıkan makroekonomik değerler hedef olamaz. Bu değerler tahmini değerler olup ülke gerçeklerine göre hazırlanır. Hükümetler bu tip programları yol haritası olarak alır ve kendi programını yapıp politikasını ortaya koyup hedefler saptar. Sanırım birçok arkadaşla bu konuda ayrılığımız mevcut.
Kişi başı milli gelir tahminini ben çok gerçekçi buldum. 14.480 ABD doları biraz sapma payı ile gerçeklere dayalı ayakları üzerinde durabilen bir tahmin.
Burda ast olan yaratılan Milli Gelirin bölüşülmesinde ki adalettir. Yani bu milli gelirin yüzde kaçını nüfusun yüzde kaçı bölüşür. Yani adaletli bir gelir dağılımı düzenlemesinin önemine vurgu yapmak istiyorum.
KKTC’de en önemli sorunlarımızdan bir tanesi gelir dağılımının adaletsizliğidir. Ben hükümet politikasında ve buna bağlı programında adaletsiz gelir dağılımının nasıl düzeleceğini görmek isterim.
KKTC’de kişi başı milli gelirde dolar bazında gerileme vardır. Ve 2016 yılında dolar fiyatlarının çok gerileme göstermesi beklenmediğinden tahmin edilen kişi başı milli gelir gerçekçi görünüyor. Bu yıl Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin döviz kurlarında yüksek boyutta dalgalanmaların meydana gelmesi ve bu konjektürde GSYIH’nin dolar açısından hızla gerileyerek gerek GSYIH’nin gerekse kişi başına gelirin önemli oranda gerilemiş olması ve bunun 2016 yılında da aynı şekilde gidecek olmasının öngörüsü KKTC’ninde kişi başı milli gelirini etkilemektedir. Bunlar gerçeklerdir.
DPÖ’nün yapmış olduğu OVP ile ilgili Maliye Bakanımız Sayın Birikim Özgür’ün de yanlış ifadelerinden kaynaklanan birtakım yanlış anlaşılmaların olduğunu görüyorum. Maliye Bakanı Sayın Birikim Özgür Orta Vadeli Programı hükümet programı gibi hedef içermesini öngörüp programı böyle algılamakla yanlış yapmaktadır. OVP tahmindir yol göstericidir. Hükümet programı olamaz.
Özetle söylemek gerekirse DPÖ’yü tekrar kutlarım. Önemli bir çalışmaya imza attılar. Öngörü, motivasyon ve beklenti yarattılar. Yapılan program ve tahminler KKTC ve global ekonomik gerçeklere dayalı bir program olup küçük revizyonlara açıktır.
































