
Kıbrıslı Türklerin ciddi bir yönetim gücüne ihtiyacı var.
Sorunları tespit edecek…
Çözüm için irade ortaya koyacak…
Kamu kaynaklarının sömürülmesini engelleyecek…
Kamunun halkına eşit ve adil davranmasını sağlayacak…
Ayrıcalıklı zümreleri ortadan kaldıracak…
Üretime dayalı bir sistem inşa edecek.
Radikal adımlardan korkmayacak…
Kendi geleceğini düşünmeden, “Bu toplum nereye gidiyor, aslında nereye gitmeli?” düşünecek.
Adil vergi toplayacak, bunu adil dağıtacak.
Yargı sistemi daha adil ve hızlı çalıştıracak…
Reformdan korkmayacak…
Çağdaş dünya değerlerini toplumla buluşturacak.
Bunu yaparken, toplumsal değerleri iyi süzecek…
Bozulan “ailesel değerlerimizi” yeniden inşa edilecek.
Gençlere yönelik ciddi politikalar geliştirecek…
Uyuşturucunun önüne geçerken…
Gelecek seçimi değil, geleceği inşa edecek…
“Çözüm olunca düzelir” demeyecek…
“Türkliye en eyisini bilir” demeyecek…
Toplumu için düşünecek, karar verecek, gayle çekecek, uygulayacak…
Statükoya teslim olmayacak…
Var mı böyle yürekli insanlar…
Dahası…
Sağlık hizmeti alamayan…
Eğitim hizmeti alamayan…
Bunlara ulaşmak için ciddi bedeller ödeyen bir halk var…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Üreten ama ürettiğinin değerini alamayan, yanlış teşvik sistemleri nedeniyle birisi aracılar kasasını doldururken, fakirleşen bir üretim kesimi var…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Aile kavramına inanmayan bir genç nesil var. Evliliklerin yüzde 70’i kısa sürede boşanmayla bitiyor…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Evliliğin harap ettiği gençlerden ziyade, mağduru çocuklar yetişiyor…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Uyuşturucu her eve giriyor artık…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Kanser aldı başını yürüdü. Ne önleyebiliyorsunuz ne tedavi sürecinde yeterli bir sağlık sistemi var…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Ülkede spor diye bir şey kalmadı… Gençler amaçsız bir şekilde…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Yerli üretim yerle yeksan oldu, önünü açmak için hiçbir siyasi çaba yok…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Kamu çalışanlarının neredeyse tamamının maaşı bankalara ipotekli… Kontrolsüz bir borçlanma, amaçsız bir savurganlık var… Neden böyle?
Hiç mi acımıyorsunuz?
Artıralım mı örnekleri…
Çevre pis…
Yollar kullanılmaz halde…
Dağlar oyuluyor…
Kamu sistemi çöktü…
İhalelerin hiçbiri istenildiği gibi bitirilemiyor…
Kamuda savurganlık can yakıyor…
Toplu taşımacılık dibe vurdu…
Öğrenci burslarında dahi adalet yok, düzen yok…
Okullarda oturacak sandalyei çalışacak masa kalmadı…
Bu ülkede bir tane mısmıl laboratuar yok…
Genç nüfus kaçıyor göç ediyor…
Hiç mi acımıyorsunuz?
Bu topluma lütfen acıyın
Siyasete gönüllü…
Siyasetle toplumun sorunlarını çözmek isteyenlere lafım…
Lütfen bir gece…
Ne olur ama…
Bir gece uykunuz kaçsın…
Bu halka acıyın…
Bu halk için üzülün…
Bu halk için gayle çekin…
Uykunuz kaçsın…
Geceler boyu ayakta dolaşın…
Bu halk için…
Bu gençlik için…
Bir şey yapın…
Popülizm aldı başını yürüdü…
Yalan her noktaya işledi…
Adalet kavramı çöktü…
Gelecekten yana inanç kayboldu…
Artık yeter…
Lütfen ama lütfen…
Bu halka acıyın.
Acıyın ki…
Belki hizmet edersiniz…
































