Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sn. Akıncı’nın başarısı: (Kıbrıs Türk halkının da başarısı olacaktır!)

 

Cumhurbaşkanlığı makamında 100. gününü dolduran Sn. Cumhurbaşkanı Akıncı geçtiğimiz gün bir basın toplantısı yaparak görev süresiyle ilgili bilgilendirmelerde bulundu.
Açıklamalarının bir bölümü “siyasi” bir bölümü KKTC’nin sosyoekonomik ve öteki bünyesel sorunları ile ilgiliydi. Konuşmasında “yeni” ve “sürpriz” yoktu… Zaten o 100 günü gazeteci olarak izlerken verilen bilgiler de “bilinir” oluyordu! Buna karşılık Akıncı “hazır gazeteciler buraya kadar gelmişken onları şaşırtayım” politikasını yeğlemedi… Tam aksine 100 gün süresince söylediklerini bir kez daha tekrarladı… Bu yönü ile “hem güven tazeledi hem de Cumhurbaşkanlığı’nın istikrarlı ve ciddiyetle görevine devam ettiği imajını çaktı.” Gazetelerden aktardığımca Sn. Akıncı’nın basın toplantısını “çözüm süreci” ve “KKTC’nin sorunları” başlıkları altında iki kategoriye ayırdım. Devam ediyorum:
100 GÜNLÜK ÇÖZÜM SÜRECİ: Önce şunu vurgulayayım. Sn. Akıncı’nın açıklamaları ile Rum basınının çözüme ilişkin haberleri örtüşmedi! Özellikle artık spekülasyon haline gelen mülkiyet sorunu ile ilgili doyurucu açıklama yapmadı! Ancak çelişkiye de düşmedi. Neyse daha önce söyledikleri yine ayni tekrarda ısrar etti. En basitinden anladık ki Kuzey’deki Türk halkı “ne tapuları ne ikametleri ne de zorunlu yer değiştirmeleri yönünden mağdur edilmeyecektir…” “Halkın güvenlik ve özgürlüğünden ödün verilmeyecektir…” “Son söz referandumda halkın olacaktır…” “Türkiye’nin bugüne kadar varsa eğer müdahalesi o da -olumlu şekilde- müzakereleri teşvik etmesidir…” (Müdahale olursa halkla paylaşacağını söyledi ki bu politik çıkışı bana göre yersiz ve zamansızdı!) “Yönetim ve güç paylaşımında ilerleme vardır…” “Henüz garantiler ele alınmadı mülkiyet konusunda halk tedirgin olmamalıdır…” “Ekim ve kasım ayları müzakereler yönünden kritik aylar olacaktır…” “Annan Planı’nda olduğu gibi halkın kamplara ayrılmasına göz yumulmayacaktır…” Vesaire…
KKTC İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR: Sn. Akıncı “Gaz ve TC’den gelecek suyun paylaşımı konusunu yeniden tekrarladı…” “Hellimin tescilinin altı aya kadar biteceğini, Kuzey’deki bazı mayın tarlalarının büyük oranda temizlendiğini, üç yıldır boş olan Ombudsmanlığa yeni atama yapıldığını, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun mutlaka şeffaf ve demokratik bir yapıya kavuşturulacağını vurguladı…” “KOP sürecinde yavaşlama olduğunu buna karşılık iki bölge arasında elektrik paylaşımında ilerleme olduğunu, Cumhurbaşkanlığı Örtülü Ödeneğine ilişkin kayıt olmadığını” açıklayan Sn. Akıncı, Çok kısaca 100 gündür nasıl konuşuyorsa öyle konuştu, açıklamaları da o 100 günün genel bir dökümü oldu!
Yani: Ne Rum tarafı gibi ortalığı kaldırıp oturttu ne de halkı tedirgin edecek bir açıklamada bulundu. Tam aksine “yatıştırıcı, umut veren, gelecekleri karartmayan açıklamalar yaptı. Ve başında da vurguladığımız gibi Güney kaynaklı o spekülatif diyeceğimiz ancak hâlâ ne kadar spekülatif olduklarını bilemediğimiz müzakerelerle ilgili haberlere iltifat etmedi…
Sn. Akıncı “Mayıs 2016’da Güney’de genel seçimlerin olacağını o güne kadar çözümü sağlamak gerektiğini de hatırlattı” ki bu konuda da haklıydı.
NE ANLADIK: Tabii Akıncı’yı gözlerine bakarak dinlemek isterdim. Yazık ki artık bu tip toplantılara katılamıyorum. (Kendi sorunum.) Buna karşılık televizyonlardan gazetelerden izlediğimce 100 günlük görevini Sn. Akıncı başarı ile tamamladı. Nice başarılara diyelim ve ekleyelim: Sn. Akıncı’nın başarısı Kıbrıs Türk halkının başarısı olacaktır!

**********

Hükümet kıpırdamıyor: (Sorunlar büyüyor!)

16 Temmuz 2015 böyle bir perşembe günü Başbakan Ömer Kalyoncu, Bakanlar Kurulu listesini Sn. Cumhurbaşkanı Akıncı’ya sunarak resmen görevine başladıydı. Tutun ki daha “dün” denecek bir yakın zamandan söz ediyoruz. Ki hükümetlerin başarılı olup olmadıklarına en az 6 aylık bir süre avansı tanırlar!
Ne var ki ne halkın ne de hükümetin bu kadar uzun bir süreye tahammülü yoktur. Çünkü artık koca koca sorunları ile kabarıp toplumun üzerinden tsunami gibi geçen dalgalar büyük tahribatlara yol açmaya başlamıştır!
Halkın günlük hayatı ile resmen oynanmaya başlanmıştır!
O kadar ki sık sık sular elektrikler kesilmektedir!
“Kurumlar” ile halk karşı karşıya getirilmiştir! Elektrik Kurumu sataşmalara karşın “yapısallığı” ile ilgili açıklamalar yapmazken “elektriklerinizi keseriz” tehditleri ile halka gözdağı vermektedir!
Akıllı sayaçlara geçilecek bahanelerinde KKTC halkı Elektrik Dairelerine koşturtulmakta, ödeme şekilleri için doldurulması gereken formaları doldurmayanların evlerine elektrik sayaç faturası gönderilmemektedir!
Bakanlar her gün bir ayaküstüne bir yığın laf sıralamakta fakat bakanlıklarıyla ilgili “icraat ve kendilerine bağlı kurumların aksaklıklarını görmezden gelmektedirler!”
Devlet daireleri zaten laçkaydı! Beterince dağılıp gidiverdiler ki Londralardan gelip KKTC’deki tarlasına malına tapu yahut veraset işlemleri yapacak insanlar bazen dört ayı aşkın süre Tapu Dairelerine “git gel” ile alay edilmektedirler!
Trafiğe çıkan arabalar bilimkurgu filmlerinde görüldüğünce mutasyona uğrayıp “ölüm makinesi” halini almışlar, yollarda birbirleri ile savaşmakta, sağ kalanlar şükürler etmektedirler!
Belediyeler “batmış” olmalarını mazeret saymakta, başkanları yapacağız edeceğiz lafları ile vaziyetleri idare edip her ay yüklüce maaşlarını ceplerine atmaktadırlar!
Dağları oyanlar, sahilleri kişisel konutları ile halka kapatanlar bu kez de ormanlara saldırmaya başladılar. Bazı müteahhitler güzelim ormanların orta yerine villalar oturtup, KKTC’nin kanına canına kast ederlerken “işte orman evleri” diye resimli ilanlar vermekte çevrecilere, kanunlara, halka nanik çekmektedirler! Bu olanlara “Kısaca takılarak” H. Yusuf Şahan’dan bir şiir hediye ediyorum:

**********

Kısaca takıldığım: (Yukarıdaki yakınmamın H. Yusuf Şahan hediyeli şiiridir)

İnsanlığımız tartışma konusu / Parası olanın ötüyor borusu / Edalıyız nazlıyız / Koltuk çalmada hızlıyız / Dünyada mal bulamıyorsan çal / Vatan artık bizim kanımızdır / Leke asla kaldırmaz / Dişini gösteren köpek ısırmaz…