Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimKıbrısKöşe YazarlarıManşet

Herkes öğretmen olabilir mi?

barış Uzunahmet

Dünyanın birçok yerinde eğitim çevreleri son yıllarda gelecek yıllarda yaşanabilecek öğretmen krizinden bahsediyor. Bir iddiaya göre 2030 sonrasında dünyada birçok ülkede öğretmen bulmak zorlaşacak.

Daha önce okuduğum ve bir öğretmen sendikasının yaptığı araştırmada İngiltere’de öğretmenleri yarıya yakını önümüzdeki ilk beş yıl içerisinde mesleği bırakmayı düşünüyor. Buna benzer araştırma sonuçları geçtiğimiz günlerde Türkiye basınına da yansıdı. Örneğin Kanada’da da İngiltere’ye benzer şekilde ilk beş yıl içinde öğretmenlerin %40’ı mesleği bırakmayı düşünüyor.

Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre öğretmenlerin %68’i daha iyi bir iş bulması halinde öğretmenliği bırakmayı düşünüyor. İngiltere’de 2023 verilerine göre boş öğretmen kadrosu bir yıl öncesine göre %20 arttı. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde benzer rakamlara ulaşmak mümkün…

Tüm bu ve benzeri rakamlar dünyadaki eğitim çevrelerini ciddi şekilde endişeye sevk ediyor. Zaten bazı öngörülere göre 2030 sonrasında ciddi bir öğretmen krizi yaşanabilir.

Avrupa’da en yoğun iş yükünün olduğu iddia edilen İngiltere’de kalifiye öğretmen bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Son yıllarda özellikle devlet okullarında yaşanan öğretmen sıkıntıları, mesleği öğretmenlik olmayan veya öğretmenlik ile ilgili kısa kurslar alan çok sayıda kişinin okullarda görev almasından dolayı olduğu söyleniyor.

Bu durum eğitimin kalitesini etkiliyor mu? Elbette ki etkiliyor. Öğrencilerin yeterli eğitim hizmeti alamamaları birilerinin gailesinde mi? Ondan da çok emin değilim. İngiltere’deki kapitalist sistem içerisinde herkesin iyi eğitim almasına gerek olmadığına inanılıyor. Hatta eğitim sisteminin illa da öğrencilerin üniversiteye gitmesi gibi bir derdi yoktur. Elbette herkes üniversiteye gidemez ancak bu anlayış gidebilecek olanların bir kısmının da gidememesine neden oluyor. Çünkü gerekli desteği göremiyorlar.

Peki bizde durum nedir? Elbirliği ile öğretmenlik mesleğinin itibarı günden güne erozyona uğratılırken, gelecekte öğretmen olmak isteyenlerin olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. Daha bu yıl yapılan Öğretmen Akademisi sınavı “yeterince soru çözülemediği” gerekçesi ile gündem olmuştu. Öğretmenlik mesleğinin itibarı yükseltilmediği ve teşvik edilmediği sürece öğretmen kalitesi düşecek ve elbette ki bundan eğitimin kalitesi de etkilenecektir.

Elbette çalışma saati bakımında Kıbrıs’taki öğretmenlerin, Avrupa’daki meslektaşlarına göre daha az saat çalıştığını düşünebilirsiniz ancak buna karşın imkansızlıklar ve yaşanılan zorluklar bakımında bizdeki öğretmenleri, Avrupa’daki meslektaşları ile karşılaştırmak bile mümkün değildir.

Dolayısı ile 2030 sonrasını beklemeden, ülkedeki öğretmenlik meslek tanımını da ortaya koymak gerekir. Çünkü bu konuda da yaşanılan sıkıntılar öğretmenlik mesleğinin itibarını etkilemektedir. Öğretmenlik, herkesin yapabileceği bir meslek olmadığını kavramak gerekir. Bugün ülkedeki “geçici öğretmen atama” sistemi ne yazık ki herkesin öğretmen olabileceği yanılgısını ileriye götürmektedir.

Daha da geç kalmadan, kaliteli eğitim için, kaliteli öğretmen ve öğretmene değer veren bir sistem geliştirilmesi herkes için iyi olacaktır.

Özellikle de çocuklar için…