İngiltere’de şu sıralar hükümetin özel okullara artıracağı vergiler ve bağımsız değerlendirme kurumu olan OFSTED’in uygulamayı düşündüğü planlama tartışılıyor. Bu tartışma ortamında Exeter Üniversitesi’nden Prof. Dr. Lee Elliot Major’ün söyledikleri dikkatimi çekti.
Prof. Dr. Lee Elliot Major: “İstediğimiz şey tüm çocuklarımıza hizmet eden mükemmel okullardır. Çoğu zaman cezalandırdığımız okullar en zorlu topluluklara hizmet eden okullar oluyor. Eşit olmayanı eşitlemeye çalışıyoruz. Yani bu daha çok herkes için standartları iyileştirmekle ilgili. En yetersiz kaynaklara sahip çocukların öğrenmesini iyileştirirseniz, tüm çocukların öğrenmesini iyileştirirsiniz” diyor.
Major’ün söylediklerine katılmamak elde değil. Bu düşünce üzerinden KKTC’deki durumu düşündüm. Bizde ise her geçen gün gelir düzeyi yüksek öğrenciler ile gelir düzeyi düşük öğrenciler arasındaki fırsat eşitsizliği her geçen gün artıyor.
Özel okullar ile devlet okulları arasındaki fark her geçen gün açılıyor. Hatta bazı devlet okulları ile diğer devlet okulları arasında bile farklar oluşuyor. Bu okullar arasındaki farklar elbette ki okullara giden öğrencilerin gelir düzeyleri ile de alakalıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023-24 istatistiklerine göz attığınız zaman 60 bin civarındaki öğrencinin 39 bini KKTC vatandaş, 21 bin öğrenci de TC ve üçüncü ülke vatandaşı konumunda…
Peki bu nüfusa göre gelir düzeyi düşük öğrenciler hangi grupta olabilir? Belki çok net bir genelleme yapamasak bile büyük bir çoğunluğun TC ve üçüncü ülke vatandaşları arasında olabileceğini tahmin etmek mümkün… Elbette ki KKTC vatandaşları arasında da gelir düzeyi düşük ailelerin çocukları da vardır.
Geçtiğimiz gün bir akademisyen dostumla yaptığım sohbette okullardaki prefabrik sınıflara geldi konu… 200’ün üstünde prefabrik sınıfta dersler yapılıyor ülkemizde… Bu konuda halktan çok fazla tepki yok. Ortaya çıkan tepkiler de çok cılız.
Akademisyen dostuma bunun nedeni ne olabilir? diye sorduğumda aldığım cevap çok ilginçti. Sevgili dostuma göre devlet okullarına giden öğrencilerin yarıdan fazlası ya hem KKTC hem TC vatandaşı, ya sadece TC vatandaşı ya da üçüncü ülke vatandaşıdır. Türkiye’den ve üçüncü ülkelerden gelen öğrencilerin prefabrik sınıflara alışkın olabileceği ve ailelerin bu yüzden tepkisiz olabileceği üzerinde durdu.
Elbette ki bu görüşlerden bir genelleme yapmak kolay değil ancak dikkate değer bir değerlendirme…
İşte tam da bu yüzden devlet okullarına yatırım yapmak gerekiyor. Bu okullarda öğrenim gören öğrenciler hangi ülkeden gelirse gelsin “eğitim en temel haktır” ilkesinden hareketle devlet okullarının standartlarını yükseltmek gerekiyor.
Kabul etmek gerekir ki devlet okullarında öğrenim gören öğrenciler arasında çok ciddi oranda gelir düzeyi düşük aile çocukları vardır. Tam da bu yüzden Prof. Dr. Major’un söyledikleri önemli: “en yetersiz kaynaklara sahip çocukların öğrenmesini iyileştirirseniz, tüm çocukların öğrenmesini iyileştirirsiniz”.
































