Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimKöşe Yazarları

“Hiçbir şey yapamayız”

 

Devletin İstatistik Kurumu verilerine baktığımız zaman, özel okul ve üniversitelere yapacağımız harcamalar bir yıl öncesine göre %100-%500 arasında artış gösterdi. Dershane ücreti %503, özel lise ücreti %314, özel ortaokul ücreti %305, özel ilköğretim okulu ücreti %288, özel anaokulu ücreti %198 ve KKTC’li öğrencileri için üniversite ücreti %141 arttı.

Ne ilginçtir ki ülkede bunlar yaşanırken “hiçbir şey yapamayız”, “müdahale için yetkimiz yoktur” diyen bir hükümet var. Temmuz 2022’de asgari ücret brüt 9885 TL, Temmuz 2023’te 18103 TL. Yani brüt asgari ücrette %83 artış var. Peki yukardaki rakamlara baktığımızda asgari ücretli veya dar gelirli vatandaşların özel okullar, dershaneler ve hatta üniversitelerin yanına yanaşması mümkün mü? Oralardaki artışlar %141-%500 arasında görünüyor.

Zaten çocuğunu özel okulda okutan asgari ücretle çalışan vatandaş olduğunu pek sanmıyorum. Devlet çalışanları da çocuklarını artık özel okullara gönderip göndermeyeceğini ciddi ciddi düşünmektedir. Çünkü devlet çalışanlarının aldığı hayat pahalılığı artışı da yukardaki zamların çok gerisindedir.

Peki hal böyle iken hükümet ne yapıyor? Vatandaşın dili ile söyleyeyim: “Seyrediyor.”

Ülkede özel okullara giden öğrenci sayısı %20-25 arasındadır. Bu bayağı ciddi bir rakamdır. Türk Lirası’nın sürekli değer kaybettiği bir ortamda %300’lere varan artışlı özel okul ücretleri elbette ki orta sınıf vatandaşları ciddi tedirgin etmiş ve birçok ailenin çocuklarını devlet okullarına yazdırma telaşı içinde olduğunu görüyoruz.

Eylül’de bizi ciddi bir kaos bekliyor. Okulların depreme dayanıklı mı değil mi? tartışmalarının yapıldığı bir ortamda bazı okulların da açılıp açılmayacağı da bilinmiyor. Hal böyle iken kamu okullarının özel okullardan gelecek çocuklara kapılarını açar mı? Yani yer bulunur mu? Gerçekten ciddi bir soru işareti… Bu konuda ciddi bir çalışma yapıldı mı? Açıkçası bilmiyorum, pek zannetmiyorum.

“Kamu okulları yeterli değil” diyen ve oradan buradan borçlanıp çocuklarını özel okullara gönderecek olan ailelerin varlığı da az değil.

Sevgili dostum Salih Sarpten geçen haftaki yazısında şöyle bir saptama yapmıştır: “Kamu okullarına yatırım yapılmaması; hem özel okullar ile kamu okullarına giden öğrenciler arasındaki beceri farkının açılmasına hem de kamu okulları “kötü okullardır, buralarda nitelikli eğitim yapmak mümkün değildir” algısının iyice anne-babaların zihniye yerleşmesine neden olmuştur.”

Peki bu “kamu okulları kötüdür” algısı gerçek midir? Veya, gerçekten zannedildiği kadar özel okullar başarılı mıdır?

Aileler hangi okulları karşılaştırıp bu algıya sahip olabildiler?

Çok büyük bir bölümü İngilizce dilinde eğitim yapan özel okulları devletin Maarif Kolejleri ile mi karşılaştırıyoruz, yoksa düz liseler ile mi?

Eşitler arasında bir karşılaştırma yapılırsa vatandaştaki “özel okullar daha iyidir” algısı ne kadar doğrudur?

Dolayısı ile devletin tüm ilgisizliğine rağmen, kamu okullarında da iyi işlerin yapıldığını görmezlikten gelemeyiz. Özel okulların imkanlarını, kamu okullarının imkansızlıklarını düşünüp karşılaştırma yapıldığında gerçeğe biraz daha yaklaşmış olacağız.

Dolayısı ile sözü özü şudur. Kamu okullarını üvey evlat muamelesinden kurtaracak yatırımlar ve planlı politikalara ihtiyaç vardır.