Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıManşet

UBP’NİN EN ZOR DÖNEMİ

Ulusal Birlik Partisi tarihinin en zor günlerinden geçiyor.

Hemen belirtmeliyim ki Ünal Üstel bir sebep değil sonuçtur.

Üstel ile ilgili basit olarak söylenebilecek şudur sadece;

İki önceki kurultayda başkanlık yarışına dahil oldu, UBP üyelerinden en az oyu aldı.

Şimdi ise UBP genel başkanıdır ve başbakandır.

UBP’nin yaşadığı politik travma elbette bundan ötedir.

AK Parti yönetimine biat ederek ve ‘Anavatan bizi istiyor’ diyerek, ekonomik program adı altında kronik sorunlardan kurtulmak değil de Kıbrıs Türkünü demokratik ve mali olarak daha da fakirleştirecek dayatmaların takipçisi olmak UBP’nin kurumsal yapısını çoktan bozdu.

Bırakınız üyeleri, UBP yönetici ve milletvekillerinin dahi onaylamadığı ve kabule zorlandığı bir düzen kuruldu.

Biat etmenin sonucu olarak oluşan bu düzen şimdilerde UBP’yi törpülemektedir.

 

*

 

UBP temel sloganlarını kaybetti.

Muhalefete ve özellikle CTP’ye karşı kullandığı, seçmeni de bir ölçüde ikna eden  ‘bunlar icraat yapamaz, icraat bizim işimizdir’ sloganı yerle bir oldu.

UBP kendi içinde siyaseten yaşadığı kaosu ülke yönetiminde de yaşıyor.

Öyle ki son dönemde doğru-dürüst bir icraatı bile gerçekleştiremedi.

Anayasa Mahkemesinden dönen yasal değişiklikler değil sadece covid yorgunu ülke ekonomisine merhem olacak bir programı bile yürürlüğe koyamadı.

 

*

 

Bugünlerde UBP’yi ayakta tutan şudur;

Tartışmalı-yasadışı şekilde yapılan binlerce vatandaşlık ve binlerce UBP üyesinin hükümetten kişisel beklentilerinin hala sürmesi.

UBP tüm diğer özelliklerini kaybetti ama kendisine yönelik beklentiler hala sürüyor. Hatırı sayılır bir seçmen kitlesi ‘kızıma iş-oğluma arsa’ şeklinde özetlenen beklentilerle hala UBP’yi destekliyor.

Çünkü Kıbrıs’ın Kuzeyi’nde 48 yıldır oluşturulan rant düzeni rant dağıtarak varlığını sürdürüyor.

Kıbrıslı Türklerin egemenliğini ‘alt yönetim’ olarak konumlandıran statükonun devam ettiği gibi.