Artık KKTC’de Kıbrıs siyasi sorununu konuşan, olağan sohbetlerinin arasına katan tek bir yurttaş göremezsiniz. Keza medya haberlerinde de Türkiye Yunanistan ilişkilerinin olumsuz gelişmeleriyle vukuatlarını, zaman zaman Anastasiadis’in akortsuz açıklamalarını okuyup işitiriz, hepsi o kadar!
OYSA adada hâlâ bir siyasi sorun vardır ve Türk halkı için hâlâ çözümsüzlükten dolayı bu siyasi sorun geçmişte olduğu gibi gelecekte de varlığını tehdit etmeye devam edecektir… Artı “siyasi çözümsüzlük” her zaman olası “savaşları” tetikleme kabiliyetine sahiptir ve Kıbrıs’ta bu savaş olasılığı her zaman vardır..
KALDI Kİ: Artık bizim telaffuz etmeyi bile abese iştigal saydığımız “Kıbrıs siyasi sorunu” kapsamındaki “Türk-Rum ilişkileri” de netameli ve kaypaktır!..
Türkiye Yunanistan’a tek bir kurşun sıksa burada kıyamet kopar!. Kaldı ki artık bölgemizde dünyanın en büyük emperyalist gücü olan Amerika sadece Yunanistan’da üslenmekle yetinmemiş 1987’den beridir Kıbrıs Rum Yönetimine uyguladığı silah ambargosunu da geçtiğimiz hafta resmen kaldırdığını duyurmuştur! Üstelik bu konuda her hangi bir müeyyide getirmemiş, mesela “silahları Türk tarafına karşı kullanmayacaksınız” dememiştir!
ÖTE YANDAN Türkiye de stratejik yönden yeni arayışlara yönelmiştir.. Örneğin artık “birlik ve birliktelik” fonksiyonlarını kaybetmiş NATO’ya karşın kapsamında Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacegiskan… Gibi Türk kökenli 9 ülkenin de olduğu “Şanghay Ülkeler Birliğine” katılarak adeta “üyelik kapısını” çalmıştır..
(YUKARIDAKİLERİ yazarken hatırladım: Vakti zamanında Erenköy çarpışmaları sırasında Türkiye müdahale hakkını kullanmak istediğinde Amerika Cumhurbaşkanı Jhoson İnönüye mektup yazarak adeta tehdit ettiğinde, İnönü şöyle dediydi: “Yeni bir dünya kurulur Türkiye orada yerini alır…)
İŞTE şimdilerde Türkiye kendisi için o “yeni dünyayı” kuruyor.. Ki Amerika eğer Yunanistan’da üslenmiş, Ruma yönelik silah ambargosunu kaldırmış, Suriye’de PKK, PYD’ya askeri malzeme ve silah yardımında bulunuyorsa; “yeniden dirilişini” gerçekleştirmeye çalışan Türkiye’nin önünü tıkamak, kesmek, ilerleyişini durdurmak içindir..
Kİ TÜRKİYE Kıbrıs’ta askeri, garantörlük hakkı ile vardır… Bir süre sonra Amerika da yanında bitecektir kimsenin kuşkusu olmasın! VE eğer çözüm olmazsa bu adada “devlerin” savaşı olacaktır! Deyim ve geleyim Vehbinin kerrakesine: ***
BAŞA DÖNÜYORUM: Harekâttan bu yana 48 yıl geçti. KKTC Rumun bıraktığı mülkü üzerinde ve rant ekonomisi ile gelişti.. Şöyle ki:
DEVASA oteller sahibi olduk… Belki bir Monako, Las Vegas olamadık ama kumarı ticari sektör haline getirdik… Kimin kazandığı ne kadar kazandığı hiç öğrenilemedi! Çok çok sıfırlı kumar “dövizleri” memleketin ekonomisine nasıl, hangi oranda ne kadar yansıdı hiç bilinmedi? Hatta kimse de sormadı! Yeter ki tekerlek dönsün dendi! Bu sayededir ki kara para nasıl aklanır, nasıl şebekeler oluşur ilgimizi çekmedi! Ki “yerin üstünü” biliyorduk da “alt” tarafının nasıl olduğunu bilmiyorduk hâlâ bilmiyoruz!..
RUM ARAZİLERİ üzerinde devasa apartmanlar inşa edildi. Tanınmamış devlet olmamıza karşın yedi düvelin insanı KKTC’ye üşüştü hatta “mahalleler, lobiler” oluştu!
NİTEKİM şimdilerde bazı sayfiye yerlerinin yollarından geçerken kendinizi ya Rusya’da ya İsrail’de sanırsınız.. Tıpkı aramızda dolaşıp hayatımıza karışan siyahilerden dolayı kendimizi Afrikada sandığımız gibi! Öte yandan:
ÜLKEDE mantar yetiştirseniz “üniversiteler” yine de Üniversitelerin sayılarına yetişemezsiniz! Afrikalardan, TC’den, hatta Uzak Doğudan bile öğrenciler doldurdu siyaseten tanınmamış ülkeyi!..
MAŞALLAH! Sayelerinde nemalandık, işçi açığımızı kapattık! Yıllarca sömürülen toplum iken “sömürmeyi de öğrendik; sayelerinde ve enselerinden “efendilik” satmayı” da!
…HER ne Kadar Mağusa Limanı gibi önemli tesislere bir çivi bile çakmamışsak da daha güzelini yaptık: “Limandır Liman” şarkısını yaptık söyledik!
KKTC ilan edildiği yıllarda tek bir siyasi parti ile idare edilirken, geçen zaman içinde o kadar geliştik ki artık tek parti yetmez oldu, bazen dört parti ile bile anca Hükümet oluşturabildik!
NE VAR Kİ büyük KKTC’ye Dört partilisi bile yetmediğinde o bile yıkıldı şimdi üçlülerle idare ediyoruz!
VE ziraatta dünya birincisi olduk! Üretimde değil ama domates ile patatesin fiyatında!… Maceramız uzar gider…
***
LAFIN KISASI: Dünya kaynıyor fokurduyor tarihte hiç görülmedik kadar ülkeler arası bloklaşmalar, ayrılıklar, kayrılıklar ve birleşmeler olurken… NE savaşlar sonlanıyor ne silahlar susuyor ne de ölümlerce ölümler sonlanıyor ki işte dünyanın film gibi izlediği Rusya Ukrayna savaşı!
***
ÇOK KISACA: Artık sormak zamanımız geldi ve geçti.. Mesela işte böyle dünyada KKTC olarak neyiz, niceyiz.
Gerçekten sadece Kıb-TEK kadar mıyız? YADA Mağusa limanı, hava alanı kadar mıyız? Patlak çatlak yollarımız, her yıl diktiğimiz fidanlara karşılık yaktığımız ormanlarımız, kirlettiğimiz çevremiz, biriktikçe gök yüzüne merdiven dayamış baştan savdığımız sorunlarımız kadar mıyız?
Yani kuş muyuz yoksa deve kuşu muyuz?
































