Sn. Başbakan bir yandan “yanlış kararlardan dönmenin fazilet olduğundan” söz ediyor, öte yandan da yerli yersiz eleştiriler yapılmasından yakınıyor.. Ve hükümetin hırpalanmaması gerektiğine inanıyor..
Anlıyoruz ki bunalmış! Ki o Başbakanlık makamında kim olsa sadece başarılı olmak istemez. Takdir görmek de ister.
HER ne kadar Sn. Başbakan bu mertebeye olağan siyasi süreç sonunda gelmemiş, Saner’in yol kazası sonucunda gelmiş olsa da iddialı açıklamalarından anlıyoruz ki sadece başarılı olmayı değil, “farklı bir başbakan olmayı” da istedi…
NİTEKİM gelir gelmez de belki çok uzun yıllardır kafasında tasarladığı bazı toplumsal sorunların çözümünü gündeme soktu. Bazılarını da kısa yada uzun sürede çözeceği vaadinde bulundu.. Veya Ankara’nın telkinlerine uydu..
Sonuçta tümü de Sn. Başbakanın “görev ve hizmet alanı” içinde olan icraatlarına yönelik tasarılarıdır.. Gerçekleştirilmeleri sadece Sn. Sucuoğlu’nu değil bunlara bağlı olarak koalisyon ortaklarını da sevindirir! Üstelik halkın alkışlarını da yanına alır! Bu zihinsel yoruma karşılık haddim olmadan sorayım ama:
***
YUKARIDA yazılanlarda var mı bir yanlış? Olmaması lazım çünkü rahatlıkla “öyle olması gerekir” denilecek bir zihinsel analiz..
PEKİ şu sıralarda toplumu binlercesiyle meydan mitinglerine kadar sürüklerken adeta isyanı da oynatan nedir? Ki Sn. Başbakana “hükümet kararlarının değiştirilmesinin erdem olabileceğini söylettiriyor.. Yani yanlıştan dönmeyi kabul ediyor!
İŞTE Halk ile Sn. Başbakan’ın anlaşamadığı ve artık hükümetle toplumun iki hasım olarak karşı karşıya gelmesinin nedeni de budur. Şöyle ki:
SEN kalk daha dün bir bugün iki oturduğun koltuğu ısıtmadan “Belediyeler Reformu” diyerek “yerel seçimlere” gidilerken “birleştirmeleri” için karar al! Sonra da yarattığın halk tepkilerinde ve pek çok Belediyede patlayan huzursuzlukla hoşnutsuzluktan kaynaklı yeni bir toplumsal sorun yarat!
VE sen kalk zaten çoktandır “batık” durumda olan KIB TEK’in akaryakıt parasını denkleştirmek için almış başını giden pahalılığa paha ulayarak elektrik faturalarına ödenemeyecekleri kadar zam yap..
YANİ batakta olan Kurumları yaşatmak için yurttaşların ceplerine saldır!..
Doğrusu Devlet yönetimde bunlara “basiret ve başarı” demek mümkün mü? ***
ÖTE YANDAN: Hangi Devlet modelinde “halkı Kurumları, müesseseleri, üreticileri, esnafı zanaatkârı… İle karşı karşıya getirerek” yeni düzenler kuruldu ki?
BİZDE ise şu anda Kıbrıs Türk halkını işte öylesi parça körçe ettiler! Artık bu ülkede “tüketiciler” yaratılan pahalılık nedeniyle üreticileri, esnafı, zanaatkârı, soygunculukla suçluyorlar!
Fiyatlarla oynayarak haksız kazançlar sağladıklarından yakınıyorlar!
YANİ “toplum “Yöneticilerimiz tarafından yaratılan hoşnutsuzluk ve pahalılık nedeniyle artık birbirlerine husumet dolu duygularıyla yaklaşıyorlar” diyeceğim de hem çok ayıp olacak hem de Allah katında günah!
OLAY sadece halkın “yöneticileri tarafından iyi yönetilememesidir!”
***
KISACA TAKILDIĞIM: (SUCUOĞLU HÜKÜMETİNİN YÖNETİM MODASI!)
Yukarıdaki yazımı Hükümetin elektriğe ve alkollü içeceklere yapılan zamlardan sonra halkın tepkisi sonucunda bazı düzeltmelerde bulunacağını bildiğim halde yazdım..
Nitekim her ne kadar tüp gaza yeni bir artış gelmişse de elektrik ve alkollü içeceklerde bazı indirimler oldu…
FAKAT: Yukarıda da değindiğimce Hükümet bu maddeleri fahiş artışlarla zamlandırırken “tüketicilerin” büyük tepkisi ile karşılaşacağını bilmiyor muydu? Biliyordu! BU tepkiler karşısında zamları yeniden ayarlamak zorunda kalacağını biliyor muydu? Büyük olasılıkla evet! Eee! Bu sürecin yaşanacağını bile bile neden halkını isyana sürükleyecek, meydanlara döküp bangır bangır bağırtacak kararlarla zamlar üzerine zamlar uladı?
HUZURSUZLUK yaratmak için mi? Yoksa “belki yuttururum umudundan mı? Yoksa acemilik sorucu laf ola beri gele mi? ***
LAFIN KISASI ŞUDUR: Sucuoğlu koalisyon hükümetinin aldığı kararlar eğer halk tepkisinin hemen ardından Bakanlar Kurulu tarafından değiştirile biliniyorsa demek ki gayri ciddiydiler! Demek halk aldatılmak istendiydi! Demek ki sendikalar medya birlikler falan seslerini çıkarmamış olsalardı “az birazı geri alınan o zamlar milletin anasını ağlatmaya devam edecekti!
NE diyelim? Sucuoğlu Hükümetinin “yönetim anlayışıyla modası” da böyleymiş!
































