Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, barış görüşmelerini fiilen sona erdirerek, Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk’ın “bağımsız ülkeler olarak tanınma” talebini kabul ettiklerini açıkladı.
Donetsk ve Luhansk’ta Rusya destekli isyancılar, 2014 yılından beri Ukrayna birlikleriyle savaşıyordu.
Putin, iki bölgeye de barış gücü göndermeye karar verdi.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, gece geç saatlerde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Rusya’nın eylemlerinin ülkesinin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal ettiğini söyledi.
Ülkesinin barış istediğini ifade eden Zelenskiy, “Korkmuyoruz” ve “Hiç kimseye herhangi bir şey vermeyeceğiz” dedi.
Zelenskiy, uluslararası ortaklarından net ve etkili destek adımları beklediğini de sözlerine ekledi.
Batılı güçler ise Putin’in ayrılıkçı bölgeleri tanımasının, Rus birliklerinin resmi olarak Ukrayna’nın doğusuna girmesinin önünü açmasından korkuyor.
Son yıllarda Donetsk ve Luhansk’ta yaşayan çok sayıda insana Rusya pasaportları verildi.
Batılı müttefikler de bu nedenle, vatandaşlarını koruma kisvesiyle Rusya’nın artık askeri birliklerini harekete geçirebileceğinden endişe ediyor.
‘Ukrayna’nın birliğe kabulü, Rusya’ya güvenlik tehdididir’
Pazartesi günkü duyurusunun ardından bir saatlik bir konuşma yapan Putin, Donbas bölgesinin tarihsel olarak Rusya toprağı olduğunu savundu ve “Modern Ukrayna’nın mimarı Lenin’dir” dedi.
1991 yılında Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle birlikte ülkesinin “soyulduğunu” söyleyen Putin, kukla bir hükümet tarafından yönetildiğini vurguladığı Ukrayna’yı “Amerikan kolonosi” olmakla suçladı ve insanların mevcut yönetim altında acı çektiğini savundu.
2014 yılında Rusya yanlısı liderin devrildiği Ukrayna’daki protestoları bir darbe olarak tanımladı.
Ukrayna’nın gerçek bir ulus olmadığını da savunan Putin, Ukraynalı yetkilileri, yolsuzluk ve milliyetçilikle suçladı.
Putin, Kiev’in nükleer silah elde etme amacında olduğunu ve bunu yapabilmek için de ellerinde Sovyet döneminden miras bilgi bulunduğunu da aktardı.
Rus lider, Ukrayna’daki NATO unsurlarına ilişkin de konuştu ve “Ukrayna’nın birliğe kabulü, Rusya’ya güvenlik tehdididir” dedi.
Putin, diplomatik görüşmelerde, üç ana kriteri masaya koyduklarını söyledi ve bunları; NATO’nun genişlemesinin durması, Rusya sınırında silah konuşlandırılmaması, askeri altyapının 1997 seviyesine çekilmesi” olarak saydı.
Vladimir Putin, “Kiev’deki elitler” cümlesini kullanarak Ukrayna yönetiminin çatışma çıkmasını istediğini savundu.
Rusya lideri, bu sözlerin ardından, tanıma kararını içeren bir kararnameyi kameralar önünde imzaladı.
‘Sebepsiz ve kabul edilemez’
Amerika Birleşik Devletleri Putin’in hamlesini hızlı bir biçimde kınadı ve Başkan Joe Biden, ayrılıkçı bölgelerde Amerikalılar tarafından yeni yatırım ve ticaret yapılmasını yasaklayan bir kararnameyi imzaladı. Beyaz Saray, söz konusu önlemlerin, olası bir işgal durumunda yürürlüğe girmeye hazır olan daha geniş yaptırımlarından ayrıca alındığını duyurdu.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise Rusya’nın eylemlerinin uluslararası hukukun yok sayılarak “Ukrayna’nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünün ihlal edilmesi” olarak niteledi. Johnson, bunun “çok kötü ve karanlık bir işaret” olduğunu söyledi. İngiltere Dışişleri Bakanı Lizz Truss ise ülkesinin Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları Salı günü duyuracağını söyledi.
AB, Ukrayna ile dayanışma mesajı paylaşarak, “birlik halinde, kararlılıkla tepki verme” taahhüdü verdi.
Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Rus birliklerinin barışı koruma söylemi taşımasına tepki göstererek, “Kabul edilemez, sebepsiz, yersiz… Barışı koruduklarına dair söylemler saçma” dedi.
































