Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ÇETELER, MAFYA VE MEDYA

Yasalarda, tüzüklerde, yönetmeliklerde yazmaz, üniversitelerde okutulmaz, çokça da konuşulan bir konu değildir, hele bizimkisi gibi ülkelerde, ama tüm devletlerin, halkların, toplumların, cemaatlerin  yazılı olmayan kuralları arasındadır.

Afrika'daki kabile devletlerden Büyük Britanya'nın binlerce yıllık yapısına kadar.
Örneğin Büyük Britanya tarihinde birkaç kez bu yazılı olmayan kuralı çalıştırdı ve deyim yerindeyse "barsaklarını temizledi."
Sonuncusunu  da  devam eden süreçte yapıyor.
Murdoch denen "pislikten" kurtuluyor.
Eline geçirdiği medya gücünü parasal hırsları için tam bir silaha çeviren ve hükümet kurup hükümet bozan Murdoch bugünlerde tasfiye olmanın eşiğindedir.
Geçmişte başbakan dahi tüm politikacıları karşısında esas duruşta bekleten bu zat, şimdi yalnızlığın girdabında ya sahip olduğu gazeteleri kapatmak zorunda kalıyor ya da satmak için müşteri arıyor.
Niye biliyor musunuz?
Çünkü aslolan halkın çıkarlarıdır.
Murdoch gibi kendini yarı tanrı gören ve "ol" deyince herşeyi olduracağını sanan çağdaş firavunların değil.

                                                  ***

Gelelim bize.
Ülkedeki çeteleşmeden, mafyalaşmadan çokça şikayet ediyoruz da çeteleşmenin doruklara ulaştığı yerin medya olduğunu es geçiyoruz her daim.
Kıbrıs Türk basını aslında sadece en kötü değil en rezil döneminden geçiyor.
Gazetecileri kurşun asker, gazete sahibi olmayı da "taşınacak silah olarak gören zihniyet Kıbrıs Türk basınının büyük bölümünü ele geçirdi.
Bazı politikacıların zafiyetinden de yararlanan bu çıkar çeteleri Allahın günü kendi ticari konularını, sahip oldukları "silahlar" üzerinden gazetecilikmiş gibi toplumun gündemine taşıyorlar.
Herkesi tehdit ediyorlar ve bu tehditler üzerinden kasalarını doldurmaya çalışıyorlar.
"Türkiyeli-Kıbrıslı ayrımcılığını" körükleme tehdidi yapacak kadar gözü dönmüş olanlar bile var.
Mafyatik tiplerle kol kola girip, iş insanlarını tehdit edecek kadar zıvanadan çıkanlardan tutun da gazeteler üzerinden kara para aklamaya yeltenenlere kadar…

                                                  ***

Tüm dünyada geçerli yazılı olmayan kural şudur; Gazete sahibi olma ehliyeti.
Gazete yönetme ehliyeti.
Gazetecilik her isteyenin ele geçirebileceği sıradan bir meslek değildir.
"Parasını öderim, zararına katlanırım, ben bu silaha sahip olurum" türünden mafyatik bir kültürün ele geçirmemesi gereken kamusal bir alandır medya.
İşte bu nedenledir ki yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç olarak belirlenmiştir.
Yasamayı, yürütmeyi ya da yargıyı mafyanın ele geçirmesi kadar da tehlikeli sonuçlara yol açar medyanın mafyatik yöntemler kullananların denetimine girmesi.
Ne yazıktır ki Kıbrıs Türk basını böylesi bir dönemden geçiyor.
Hükümetin, devletin bu durumu ortadan kaldırma sorumluluğu vardır.
Birinci görev gerçek gazetecilere düşmektedir.
Bu mesleği yapma ehliyetine sahip olanlara…