Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

PEYNİR, EKMEK VE AKIL…

Mağusa İnisiyatifi  (gazetecilik deyimi ile) şok bir açıklama yaptı dün.

Herkesin malumudur İnisiyatif, çok çok uzun süredir, Mağusa’daki Derinya kapısının karşılıklı geçişlere açılması için uğraşıyordu.
Bunu sağlamak için çok çok defa eylemler düzenlemişler, çeşitli toplantılar yapmışlardı.
“Çok çok” vurgum Mağusa İnisiyatifinin bu konuya gerçekten baş koyduğunu anlatmak içindir.
Zaman zaman yalnız kalmalarına, çeşitli odakların saldırılanına uğramalarına rağmen kararlı bir şekilde konunun üstüne gittiler, Mağusalının önemli bir bölümünü ikna ettiler ve çözüme inanmayanların gitmesi yerlerine çözüm için kararlı adımlar tan yetkililerin gelmesiyle birlikte baş koydukları bu hedefe de çok çok yaklaştılar.
Cumhurbaşkanı Akıncı, hükümetin de desteği ile meşekatli bir müzakere sürecinden sonra Derinya kapısının karşılıklı geçişlere açılmasını sağladı.
Rum tarafı ikna oldu.
Birleşmiş Milletler adım attı. Bölgedeki mayınları temizlemeye başladı.
Ve kapının açılacağı Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlara müjdelendi.
Buraya kadar her şey güzel.
Fakat Mağusa İnisiyatifi dün bir açıklama yaptı ve eski cumhurbaşkanı, şimdinin CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat ile hükümetin büyük ortağı CTP’yi yerden yere vurdu.
İnisiyatif açıklamasında Talat ve hükümet için şu ifadeleri kullandı;
Mağusa – Derinya geçiş noktası gündeme geldiğinden beri topu askeri yetkililere atmaya çalışan CTP Genel Başkanı Sayın Talat’ın tutumu bizde şu ana kadar olumsuz bir etki yaratmıştır. Her türlü teknik sorunun aşıldığı halde hala daha her konuştuğunda siyasi iradesizliği ve isteksizliğini çeşitli bahanelerle ortaya koyan Sayın Talat’ın bu tutumu karşısında Başbakan Sayın Ömer Kalyoncu’nun da bu konuyla ilgili tek bir kelime söylememesi hükümetin isteksizliğinin bir başka örneğidir.

      ***
Konuyla ilgili görüşlerini almak için dün gün boyu aradığım Mehmet Ali Talat’a ancak akşam saatlerinde ulaşabildim.
Ulaştığımda da konudan haberi yoktu.
Yani Mağusa İnisiyatifinin açıklamasını okumamıştı.
Verdiği tepkilerden büyük bir şok yaşadığını anladım.
Verdiği resmi tepki de şu cümle oldu;
“Nasıl böyle bir şey düşünebilirler, akıllarını peynir ekmekle mi yediler acaba?”
İkinci aradığım ise Mağusa İnisiyatifinin açıklamasının altında imzası bulunan Dr. Okan Dağlı oldu.
Kendisi bir dönem CTP milletvekilliği ve ilçe başkanlığı yaptı.
Mağusa İnisiyatifinin elbette CTP ile ilişkisi yoktur.
Zaten yaptıkları açıklamada da “hangi görüşte olursa olsun buna karşı çıkanları eleştireceğiz” diyorlar.
Yani bağımsız bir duruş sergiliyorlar.
Peki ilişki olarak bağımsız ama ruhsal birliktelik olarak aynı noktada olması gerekenler nasıl böylesi bir duruma düşebilirler?

      ***

Mağusa İnisiyatifi Sözcüsü Okan Dağlı (özet ve mealen) şunları söyledi;
“Derinya kapısının açılması liderlerin tek anlaştığı konudur.  Mağusalı buna destek verdi ve sevinçle karşıladı.
Kapının açılması için alt yapının süratle bitirilmesi gerekir. Rum tarafı ile görüştük, Rum tarafı tüm alt yapıyı tamamladı ve bizimkileri bekler.  Bizde en küçük bir hareket yok.
Hükümete sorduk hiçbir hazırlık yok. Başbakan’ın bu konuyla ilgili tek bir açıklaması yok.
Mehmet Ali Talat Halkın Sesi gazetesine verdiği demeçte hala askerin alternatif yol önerisinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.  Üzerinde uzlaşılmış bir konunun gerisine düştü.  Konuştuğumuzda “ben öyle söylemedim” dedi.
Derinya kapsının açılması için hertürlü koşul mevcuttur ama ortada irade yoktur. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir….”

       ***

Ortada bir irade eksikliği olduğu kesindir.
İcraat yapma iradesi.
İcraatsızlık siyasi iradeyi de ortadan kaldırıyor.
Hele Rum tarafının “biz üzerimize düşeni yaptık ve alt yapıyı tamamladık” dediği bir ortamda.
Kavga düzeyine varan bu tartışmanın hayra vesile olmasını diliyorum.
Hükümetin bu sabahtan başlayarak alt yapı için kolları sıvamasını.