Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SEÇİMİN MEZESİ OLDU…

Kapalı Maraş’ın bir bölümünün askeri bölge olmaktan çıkarılmasının ve sivile açılmasının üzerinden bir yıl geçti.

Yapılan açıklamaya göre bu bir yıllık sürede 180 bin kişi Maraş’ı ziyaret etmiş.

Sadece geçtiğimiz Pazar 2 kişi Maraş’taymış.

Yetkililer bu rakamları övünerek paylaşırlar.

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat “biz kapalı Maraş’ın harabe halinden utanır, kimsenin görmesini istemez ve bu nedenle gazetecilere bile izin vermezdik” demişti.

Şimdi bunun tam tersi bir durum var.

Yıkılan ve yağmalanan bir şehri daha çok insanın görmesi için turisttik turlar bile düzenleniyor.

Ziyaretçi sayısı da övünçle açıklanıyor.

Bu taban tabana zıt değişimin nedeni nedir?

 

***

 

1 yıl önce Maraş, davul zurna ve hatta mehter marşları eşliğinde açıldığında tüm o hamaset söylemlerinin içine sıkıştırılan bir cümle vardı: “Uluslararası hukuka göre açıyoruz ve yasal sakinlerine devredeceğiz.”

Uluslararası hukuka göre açıldığı tartışmalı ama yasal sakinlerine devredildiği noktasında ne gibi gelişmeler oldu.

Ziyaretçi sayısını paylaşanlar bu kritik bilgileri toplumdan saklıyorlar.

Maraş ziyaret edilsin diye değil yasal sahiplerine devredilsin diye açılmıştı.

Peki ne oldu?

Bu projeden hangi aşamaya gelindi?

 

***

 

Gelinen aşama şudur;

Maraş yüzünden hem Birleşmiş Milletler hem de uluslararası toplumla ciddi sorunlar yaşamaya başladık.

Kıbrıs Türk tarafının pozitif pozisyonu ortadan kalktı.

Anastasiadis Maraş dahil yapılan önerileri reddeden anlaşma istemeyen taraftı, şimdi mağdur olan ve uluslararası toplumdan destek bulan tarafa dönüştü.

Maraş’ın açılmasının dönmek isteyen Rumları etkileyeceği ve Anastasiadis’i zor duruma düşüreceği iddia edildi ama o Rumların dönmesi için de hiç birleş yapılmadı.

Peki ne yapıldı?

Sanırım Maraş Türkiye iç politikasına yönelik propagandanın mezesi oldu.

Şimdilerde ise sirk malzemesi olarak kullanılıyor…