Yunanistan Savunma Bakanı (hükümetin küçük ortağının lideri) Kıbrıs’a gelip Grivas’ın anma törenlerine katılacakmış.
Apostolos Andreas Manastırı’nda da ayin yapacakmış.
Tabii manastır “Türk işgalinden” kurtarıldıktan sonra.
Grivas’ı anma hemen şimdi.
Ultra solcu Çipras bu işlere karışmıyordur eminim.
Çünkü ortağını ürkütmek istemez.
Malum ya Avrupa Birliği’ne karşı para kavgası veriyor.
Kıbrıs’ta şovenizmin hortlatılmasına sessiz kalmak evladır.
Hatırlatayım, en son şimdi mezarda olan Papadopulos “Türk işgalinden” kurtulma hayalleri kurmuştu.
Ve askerilerine sormuştu “Tanklarımızın paletlerini Girne denizinde yıkamak için kaç saate ihtiyacınız vardır.”
Dikkatinizi çekerim gün ya da hafta ya da ay-yıl değil saat.
O denli güveniyordu tankçılarına.
Ömrü vefa etmedi görmeye.
Gerçi Yunanistan Savunma Bakanı Apostolos Andreas’ta ayin için tarih vermedi ama bu kafayla giderlerse onun da ömrü yeter mi bilemiyorum.
Varsın bu konuyu da Çipras düşünsün.
Sorun onun da sorunu ve onun en has ortağı.
Fakat Grivas konusunda şimdiden başı ağrıyacağa benzer.
Çünkü Güney’deki komünistler ayaklanmaya hazırlanıyorlar.
Öyle ya Grivas’ın günahları arasında sadece Türk ve İngiliz kanı yoktur.
Rum komünistlere karşı da büyük günahları vardır.
AKEL savaş baltalarını topraktan çıkardı bile.
***
Rum basınındaki haber şöyle:
“İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond’ın, EOKA’nın silahlı tedhişe başlama tarihi olan 1 Nisan’da Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye gelme ve Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile görüşme niyeti, KKTC’nin siyasi açıdan yükseltilmesinden korkan Rum iç cephesinde yoğun tepkiyle karşılandı.”
Güney’deki malum ohi cephesi İngiltere Dışişleri Bakanı’nın Kuzey’e geçmesini üstelik EOKA’nın gününde geçmesini önlemek için günlerdir kampanya yürütüyor.
Adamı neredeyse istenmeyen şahıs ilan edecekler.
Aslında 1 Nisan bahane İngiltere’nin hellimin tescili konusunda Kıbrıs Türk tarafını desteklemesinin önüne geçmeye çalışıyorlar.
Aynısını doğal gaz konusunda Amerikan Elçisi’ne yapmışlardı.
Elçinin görev süresi bitiyor da paçayı sıyırdı.
Şimdi hedefte İngiliz var.
Anlayacağınız aktif bir şekilde diplomatik terör estirip duruyorlar.
Çıkarları ne gerekiyorsa onu yapıyorlar.
Da bizimkiler ne yapıyor?
Bizimkiler kapı kapı gezme derdinde şu sıralar.
Varsa da seçim yoksa da seçim.
Hem seçim kampanyasını hem de devlet işlerini aynı anda yürütme niyeti yoktur birilerinin.
Becerisi var mıdır ondan da emin değilim ya.
Elimiz mahkum seçim sonrasını bekleyeceğiz.
Bir yenisine hazırlanmak için.
Nasıl olsa her şeyi olduğu gibi Kıbrıs konusunu da Ankara’ya havale ettik.
Sonra da şikayet edip duruyoruz Ankara’dan.
Her şeyimize o karışıyor ve bizim adımıza o karar veriyor diye.
































