IŞİD çeteleri esir aldıkları Ezidi kadınları cariye olarak kullanıyorlar, beğenmezlerse köle pazarında satıyorlarmış.
Konuyla ilgili şöyle bir haber yayınladı:
IŞİD’in İngilizce yayımlanan “Dabiq” adlı yayın oranında yer alan açıklamada, Musul’un Şengal (Sincar) bölgesinden rehin alınanlarla ilgili bilgi verildi.
Rudaw’ın haberine göre Hristiyanlar ile Yahudilerin kutsal bir kitaba ve semavi bir dine mensup oldukları için belli bir fidye karşılığında serbest bırakılabileceği, şeriat hükmüne göre bazı haklardan da yararlanabileceği belirtilen açıklamada, Ezdiler hiçbir hakka sahip olmayan “Müşrik” (Allah’a şirk koşan) olarak tanımlanıyor.
Örgüt, Ezidilerin bu nedenle savaş ganimeti olarak tutulduklarını, IŞİD savaşçılarının her türlü tasarrufuna açık olduklarını iddia etti.
Söz konusu tasarruf, “İslam devleti savaşçıları Ezidi kadınları ister cariye olarak mahremine alabilir, isterse satabilir. Erkekleri ise köle olarak çalıştırabilir veya satabilir” diye ifade edildi.
***
Okuyunca insanın kanı donuyor.
Bu nasıl bir mantalite ve kültürdür ki Müslüman değil diye veya tek tanrıya inanmadığı için kadınları seks kölesi yapabiliyor.
Tabii dehşete düşmeden önce kısa bir hafıza tazelemesi yaparsanız, (öyle tarih kitaplarını falan karıştırmanıza gerek yok) sadece ilgiyle izlediğiniz Muhteşem Yüzyıl dizisini ve Hürrem’i hatırlarsanız böylesi bir uygulamanın bize yabancı olmadığını hemen anlarsınız.
Osmanlı da yabancı ülkelerden, Müslüman olmayan kadın ve çocukları kaçırıp İstanbul’a getirir ve kurduğu köle pazarlarında satardı.
Kadınların çoğu cariye olurdu.
Ta padişahın yatak odasına girecek denli.
***
Sevgili Yusuf Suiçmez’e “Bu ne iştir” dedim anında “Bunun dinle, kitapla alakası yoktur” cevabı aldım.
Geçmişte Osmanlı yapardı şimdi ise IŞİD…
“Geçmiştekiler de politikacıydı, şimdikiler de” deyiverdi.
Kadınları seks kölesi olarak tutmak neyin nesi?
Pezevenklik her daim var oldu, şekil değiştirerek, şimdi de kadınları seks kölesi olarak pazarlayanlar yok mu?
Ülkemizde…
***
Bu yapılanları elbette Kur’an’la veya başka bir kutsal kitapla ilişkilendirmek doğru değil.
Ama sanırım insanoğlunun kendi kendine yaptığı en büyük iyilik laik toplum düzenini kurması ve bireyi özgürleştirmesidir.
Gerçek anlamıyla laiklik özgür bireylerin çağdaş yasalar ve kurallar çerçevesinde bir arada yaşamasını anlatır.
Herkesin inancına saygı duyulması ve herkesin eşit olması.
***
Orta Doğu’da kültürel gericiliğin zemin bulabileceği kötü bir yapı vardır.
IŞİD gibi yobazlar bu yapı üzerinden hayat buluyorlar.
Ders çıkarmak, ders almak gerekir.
Bu yobazlığın, bu topraklara tek bir adım dahi atmaması için…
































