Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

VURGUNCULARIN SAĞDIĞI KKTC

Geçmişte “kabadayılar” vardı. Sadece mahallenin değil, köyün kasabanın da sınırlarını aşan gözü pek insanlarıydılar ama ne durup durup celallenirler ne efelik tasalarlardı..

Yalana yeltenmez, haklıya haklı derlerken  hakkı yenmişlerin de hakkını savunurlardı.

Böylesi insanlara “bre” bile diyemezdiniz bıçaklar konuşurdu. Kaldı ki hırsızlık yada benzeri ithamlarda hiç bulunulamazdı!

“Namus şeref” denirdi.. Uğruna ölümüne savaşılırdı..

***

ŞİMDİ DEVLET VAR: Ve artık öylesi kabadayılar dönemi kapandı. Artık kanunlar, nizamlar var.                           Devlet olduk ki “kişi hak ve özgürlükler yasalarla korunmakta. Kimseler kimselere “sen hırsızsın, ahlâksızsın, dolandırıcısın…” Deme hakkında değil, mahkemelerde süründürülür mahkûm edilirler..                                                      ***

ÖYLE Mİ?      Hadi gelin ılgıt ılgıt demokrasinin, kişi hak ve özgürlüklerinin, dokunulmazlıkların, namus ve haysiyet rüzgârlarının estiği memleketimize bakalım.                                                                                               ***                                         OLMASI GEREKEN:  Eski kabadayılar döneminde eğer karşındaki insana “sen hırsız yada dolandırıcısın” der ve ispat edemezsen, bir bıçak darbesiyle karnındaki bağırsaklarını  önüne dökerlerdi!

Bu cümleden olmak üzere gelelim cici demokrasimizin ılgıt ılgıt estiği memleketimizin, “kanun ve nizamlarla” sağlanan kişi hak ve özgürlükleriyle KKTC dediğimiz devletin  dirayet ve  haysiyetine..                                                                                         ***

FAKAT ASLA OLMAYAN: Kaç gündür seçilmiş Bakan mertebesinde,  ayni zamanda Enerji ve Tabi kaynaklardan sorumlu Bakan Erhan Arıklı, bizzat yetkisinde olan  kurumlardan “KIP-TEK’in gözlerinin içine baka baka şöyle diyor: “Sizin kurumda her yıl 400-500 milyonluk vurgun oluyor!”

Ve ekliyor: bu sadece ihalelerle değil, jeneratör bakımları  bahanesine sarılan işlerle de gerçekleşiyor!

Ve Arıklı bir daha ekliyor: “Ne kuruma atananlar ne ihaleyi yapanlar ne bürokratlar yargı karşısına çıkamamaktadırlar! Hem de varolan Sayıştay raporlarına rağmen… üstelik ve hâlâ Meclisten çıkması beklenen rapor da çıkmadı ki çoktan çıkması gerekirdi.

***                                  KİM SÖYLÜYOR BUNLARI? KIB-TEK’ten sorumlu bakan. Ne diyor: “KIB-TEK de her yıl 400-500 milyon vurgun olmaktadır..

(Hem de bakın neye karşılık:  KIB-TEK’in Yönetim Kurulu Başkanı Turan Büyükyılmaz açıkladı:                                      “10 bankaya borcumuz vardır. Ayda 300 milyon TL borç ödüyoruz. Her ay 75 milyon TL. ödenen AKSA’ya da 2 aylık borcumuz var! Akaryakıt için 150 milyon TL.’ye de ihtiyacımız vardır!)

YANİ ne? KIB-TEK battı ki batakta! Buna karşılık bu battı ve batakta dediğimiz devletin kurumu için  ne diyor devletin KIB-TEK’ten sorumlu Bakanı:                           “KIB-TEK de her yıl 4 yüz 5 yüz milyon vurgun  olmaktadır!..                               Sanırsınız para basan darphane ama kazın ayağı öyle değil. Borcun içine batan bu kurumda ayni zamanda her yıl milyonlarla ifade edilen vurgunlar olmakta.

***

NEREDE O YASALAR? Eğer insanların haysiyetleri   üzerinde kurulan o  “kabadayılar dönemlerinde” böylesi suçlamalarda bulunmuş  olsaydınız “bıçaklar tabancalar konuşurdu” dediğimize nazire şimdi soralım:

Kanun ve nizamların dolayısıyla mahkemelerin ve adaletin devletinde, nasıl olur da  kendi “kurumundan” sorumlu bir Bakan söz konusu kurumu yolsuzlukla suçlarken, bir Yandan da “çaresizliğinden” hiç bir şeycikler  yapamadığından yakınır?

***

O ZAMAN SORMAZ MISINIZ?     Bizatihi devleti yöneten, irade ve türlü çeşitli yetkilerle donanmış  “Bakanlık mertebesindeki makam sahipleri dolayısıyla hükümet, eğer kendi devlet kurumundan bile hesap soramayacak, mahkemeleri çalıştıramayacak,  açıklamalarını yaptığı “yolsuzlukların” üzerine gidemeyecekse …

O makamda o hükümette ne işi var? O hükümetin iktidarda ne işi var?             Öte yandan:

***

HENÜZ HABERLERİ KURUMADI: Hatırlarsınız daha geçen günlerde Koop. Şirketler Mukayyidi Kemal Deniz Dana KKTC’de toplam 213 Koop. kuruluşunun olduğunu ve  bugüne kadar denetlenen 20’sinde yolsuzluk tespit edildiğini açıklıyordu!

YİNE geçtiğimiz günlerde “şaibelidir” söylentilerinde  bir   KIB TEK akaryakıt ihalesinin Türk Petrollerine bağlı TBIC’nin üstüne kaldığı haberleri dalgalanıyordu medyada!

ÖTE yandan yine geçtiğimiz günlerde  can kurtaran simidimiz olan Merkez Bankasının 2021 yılı ilk çeyrek bülteni yayımlandıkta daha yılın ilk çeyrek döneminde 229 milyonu aşkın açık verdiğini öğreniyorduk.. Çünkü devletin hazinesine kredi yetiştiremiyor!                                                  ***

BUNLARA KARŞILIK Başbakanımız Saner, koordinatörümüz Oktay Vural’dan para istemeye gitti diye haberleri çıktığı halde  bir kuruş istemeden  gerisin geri geldiydi de sonrası malum: Merkez bankasından borçlanma!                                                                   ***

ÇOK KISACA: Ne dediydi Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Canaltay? Bu ülkede kalkınacak mıyız yoksa günümüzü mü geçireceğiz?”

Bitmeyen “seferberlik ve toparlanma uyarılarından” biriydi.. Ki:                                                                      ***

TEMENNİ VE UYARILARDAN ÖTE GİDEMEDİK: KKTC kurulalı beridir “temennilerden” öte istenilen yere gelemedi..                                                      Pandemi öncesi (kalkınma demeyelim) bazı yatırımlar sosyoekonomik gelişmeler gerçekleştirilmişse de Pandemi sürecinde anlaşıldı ki bu gerçekleşenler KKTC’i sırtında taşıyacak ölçüt ve değerlerde değillerdir!                                                                                         ***

NNİTEKİM pandemi sürecinde,  47 yılda kan tere batarak anca yapabildiklerimizi de yıkarak otuz yıl geri gittik!                                                                   Çünkü KKTC olağanüstü durumlara hazır olamayacak kadar enten püften düzen ve nizamların esiri durumuna düşürüldü..

Devlet malı deniz yemeyen domuz oldu!

Ki pandemi döneminde bile hâlâ kurumlarından yolsuzluk, şaibeli işler haberleri gelmekte!

Hâlâ insanların devleti nasıl dolandırdıklarının hikâyeleri anlatılmakta..

Daha geçen gün “MASAK” yani TC’de Mali Suçları Araştırma kurulu açıkladı:

“KKTC’de kara para ve sanal Bet üzerinden yılda 2 milyar dolar dönmektedir.”                                                                                   ***

YANİ NE? Üç kuruşa muhtaç KKTC iki kuruş için Ankara yollarında sürünürken kendi yurdunda kalpazanlar, kumarcılar, hırsızlar, vurguncular kara para aklayıcıları, yılda 2 milyar dolar döndürmektedirler!                                                                     ***                                  OLACAK İŞ Mİ? Değil ama olmakta işte! Şu halde biz de  şöyle mi diyelim:               Eğer yurdumda  2 milyar dolar kara para dönüyorsa çekilin de bizi mafia yönetsin!