İzmir yorgunu Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a oy istemek için KKTC’ye geldi.
Salon toplantıları yaptı, yemekli toplantılar düzenledi, çeşitli ziyaretlerde bulundu.
KKTC’de yaklaşık 90 bin seçmen olduğu açıklandı.
1 oy fazla alanın kazanacağı bir seçim için dikkate değer bir rakam.
Gerçi tümünün gidip de oy kullanacağı kesin değil ama yine de kampanya yapmaya değer.
CHP ve MHP’nin desteklediği çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ile Selahattin Demirtaş buralara pek ilgi göstermezlerken AK Parti’nin organizasyonuyla Binali Yıldırım çıktı geldi ve çeşitli toplantılarla Erdoğan’a oy kanalize etmeye çalıştı.
Oy verme bugün başlıyor.
4 gün sürecek.
Bakalım nasıl bir sonuç çıkacak.
Seçim sonucu nasıl olursa olsun tarihe herhalde “MP5’li kampanya” olarak kaydedilecek.
Afrika Gazetesi, Binali Yıldırım’ın seçim yemeğine katılanlara yönelik eleştirel bir yazı yayımladı.
Ardından da “Afrika Gazetesi’ni mp-5’le uğramak gerekir sanırım usta” şeklinde bir tehdit aldı.
Tehdit edenlerin Facebook profillerini inceledim, Binali Yıldırım’a korumalık yaptıklarını iddia eden ifadeleri var.
Uzun yıllar ulaştırma bakanlığı yapmış, halen milletvekili olan Binali Yıldırım’ın onların korumasına ihtiyacı olmadığından eminim ama böylesi dehşetengiz bir tehditte isminin kullanılması da anlaşılabilir değildir.
Afrika Gazetesi, geçmişte kurşunlandı. Eli tabancalı katil adayı gazetenin kapısına dayandı ve tetiği çekti. Eğer kapıyı açabilseydi felaket olurdu.
Bunun üzerine tabanca hafif kaldı der gibi “mp-5’le gidelim usta” tehditti savuranlar mutlaka kovuşturmaya uğramalıdır.
Polisin 3 gündür yapılan yayınları ciddiye almaması büyük bir zafiyettir.
Polis neyi bekliyor?
MP5 ile saldırıyı mı?
Ayrıca sivil toplum örgütlerinin sessizliğini bayram rehaveti olarak saydım da gazeteci örgütlerinin sessizliğini nasıl yorumlamak gerekir?
Gazeteciler Birliği ve Basın-Sen yetkilileri bir an önce bu konuya eğilmeli, araştırmalı ve kararlı bir şekilde konunun üstüne gitmelidirler.
Tehditlere olağan ve sıradan şeylermiş gibi muamele yaptığımız gün medyaya karşı her türlü belayı davet ettiğimiz gün olur.
Basın örgütlerinin bunu çok iyi bilmesi gerekir.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























