Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SİZ KADER DEĞİLSİNİZ…

Güzel söyledi Sıla Usar, “Pandemi kader olabilir ama, siz kader değilsiniz”…

O halde, değiştirilebilecek bir olgu olmalı…

Hatta derhal değiştirilmesi gereken bir olgu.

Başarmamız gereken budur.

Hepimiz, tüm bir halk olarak. Kayıpları geri alamayız belki ama zararın neresinden dönsek kardır.

Dün Meclis’te Başbakan’ı izleyeniniz oldu mu bilmiyorum.

Biz belki bir şeyler öğreniriz diye merakla izlemeye çalışıyoruz ama inanın bir azap.

Yine hiçbir şey söylemedi.

Sadece “Neden gelip bizimle hükümet kurmadınız” diye laf sokuşturdu, o kadar.

Her ay yeniden borçlandıklarından söz etmedi mesela. Yapılması gerekenleri neden yapmadıklarını da anlatmadı doğal olarak.

Onlarca yeni sözleşmeli istihdamını gargaraya getirdi.

Resmi Gazetede dökümleri çıktığı halde.

Okuma bilen herkesin, süresi uzatılanla, yeni istihdamı ayırt edecek kabiliyette olduğunu yok sayarak.

Ülkeye girişlerde belirledikleri kategorilerin, genel dünya değerlendirmesine neden uygun olmadığını söyleyemedi.

Ama öyleydi…

Bizler kapılar açıldı sevincine kapılsak da otelciler, seyahat acenteleri kıymet koparttılar.

Sonra, yüksek öğrenim gerekçesiyle adaya gelenlerin sayısıyla, üniversitede kayıt yenileyenlerin sayısının tutmadığı çıktı ortaya.

Onu da geçiştirmeye çalıştı.

Öyle rahattı ki, yine defalarca “rahat olun” dedi herkese. Böyle pişkinlik görülmedi.

En sonunda öğrendik ki, 29 günde 1500 vatandaşlık verdikleri yetmemiş, o birimi güçlendirmişler, daha çok vatandaş yapacaklarmış.

Geçitkale havaalanının İHA, SİHA üssü olması henüz gerçekleşmemiş ama görüşmeler sürüyormuş.

Ha, bir şey daha, bol bol yeni işçi gelecekmiş. Bunu da büyük bir memnuniyetle anlattı.

Ellerini taşın altına koymuşlar…

Vay koymasalarmış.

Bir önceki hükümetin yıkılmasının nedeni kendileri değilmiş gibi. Arkasından ülkeyi aylarca hükümetsiz bırakan yine kendileri değilmiş gibi.

Bu hükümet kader değildir. En azından arkasında bir irade olsa, tamam, buna bu halk karar verdi diyeceğim ama kazandıkları sandalyelerin bile hükmü kalmadı, artık arkalarında o irade de yok.

Bu durumdaki bir ülkenin Başbakanı, en azından kapısının önünde her gün devam eden eylemleri görür de birazcık hicap duyar. Öyle olması gerekir, ama o bile yok.

Her şeye rağmen, diğer bazı bakanların çabalarına bakıyorum. Bir şeyler halletmeye çalışanlar var. Böyle bir Başbakanla çalışmak gerçekten üzücü olsa gerek.

YERİN KULAĞI VAR

GYÖ KURTULUŞUMUZ:

Anastasiadis, güven yaratıcı önlemleri, dünkü online Tatar görüşmesinde yinelemiş. Hani şu Tatar’ın hakaret kabul ettiği öneriler. Oysa adam gibi müzakere edilse, ambargo, izolasyon diye yeri göğü inlettiğimiz engeller ortadan kalkabilir. Kıbrıs Türkü en çok ihtiyacı olan direkt uçuşlara, direkt ticarete kavuşabilir. Yeter ki akıl galip gelsin, hamaset değil. Eğer bu öneriler yeniden reddedilir, müzakereye bile yanaşılmazsa, bir daha da ağızlarına izolasyon lafını almasınlar. Çünkü eğer bunu yaparlarsa, izolasyonun bilinçli bir tercih olduğuna inanacağım…

 

SUDAN TOPLANTI:

Cumhurbaşkanlığında bir Ekonomi ve Doğal Kaynaklar Komitesi varmış da Tatar’la görüşmüşler. Sudan bahsetmişler, bir de kendisine Kıbrıs konusunda başarılar dilemişler. Akaryakıta, gaza gelen zamlar, dövizin yıkıp geçtiği halkın durumu, piyasanın ucuzlatılması için öneriler ya da Kıb-Tek’te döndürülen dolaplar gündemlerinde yokmuş bu ekonomi komitesinin. Mutlu mesut kapatmışlar online toplantıyı…

 

DAHA ÇOK İŞÇİ, DAHA ÇOK VATANDAŞ:

Dün Meclis’te Başbakan’ı dinlerken öğrendik ki ülkeye daha çok öğrenci değil ama, daha çok işçi gelecek. Ve yine öğrendik ki, vatandaşlık dağıtımı da hız kesmeden devam edecek. İyi güzel de bu konuda hazırlanmış bir plan, program var mı, bunların bir sınırı, kotası var mı, işte onu biz değil, Başbakan da bilmiyor. Kısacası ülkeyi sorma gir hanına çevirmekte kararlılar…

 

LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ:

Erhan Arıklı’nın, “Rüşvet ve yolsuzlukları durduracağız, Elektrik Kurumu’nu batmaktan kurtaracağız, elektriği ucuzlatacağız” diyerek oturduğu koltuk, şimdi tam tersi iddialarla sallanıyor. İhalesiz ve adrese teslim alımlar, beceriksiz atamalar, bırakın kurumu kurtarmayı, daha da batağa sürükleyen işler. Arıklı’ya oturduğu koltuğun büyük geldiğini ve lafla peynir gemisinin yürümediğini artık birisinin anlatmasının vakti geldi…

 

İÇ BORÇLANMA, 357 MİLYONA ÇIKMIŞ:

Hem de fahiş faizlerle. Nasıl ödenecek, daha nereden neyi kesecekler bilmiyoruz. Adamlara ‘kaynak yaratın’ dedikçe, onlar borçlanıyor. “Türkiye’den en iyi parayı biz alırız” hükümeti. Madem bunu beceremediniz, kaynak yaratmayı becerseydiniz. Dokunamıyorsunuz değil mi? Sahi ne oldu o sanal betten yüzde 3 vergi alma fikri? Elleriniz yandı değil mi?

 

HERKES MUTLU:

Şubat 2020 tarihinde geçişlere kapatılan 9 sınır kapısı bugün yeniden açılıyor. Ve ne ilginçtir ki kumarhaneler de aynı gün, yani bugün kapılarını yeniden müşterilerine açıyor. Hoş, bazıları zaten hiç kapatmamıştı ya, neyse. Özellikle aylardır siftah bile yapamayan Arasta esnafında adeta bayram havası var. Güney’den gelecek olanlar da mutlu. Euro 10 TL’yi geçti, kuzeyde hayat onlara bedava gelecek…