Ekonominin durumu ya da maliyenin iflası ele alındığında, bu hükümetin aklına ilk gelen, elinin uzandığı, çalışanların gelirleri oluyor maalesef.
Ekonomi yönetimi ile ilgili bilimsel gerçeklere tümüyle ters bir uygulama, adaletsiz, haksız ve de hiçbir işe yaramayan, sürdürülebilirliği olmayan, plan yok, proje yok, günü geçirme amaçlı işler…
Memurun hayat pahalılığını kesme, dondurma ile başladı. Şimdi ikinci iş yapan emeklinin vergisini artırıyor. Öbür tarafta trilyonlar kazandığı halde, bu ikinci iş yapan biçare emeklinin ödediği vergi kadar ödeme yapanlar var, ona dokunmak akıllarına gelmiyor bile.
Oysa bunu yapmak görevleri. Yapmadıklarında sadece kötü yönetim olmuyorlar. Hak yeniyor, adaletsizlik tavan yapıyor. Hani yetim hakkı denir ya, bu devletin hakkı. Yeniyor, çatır çatır.
İnsanların cebine giren parayı kestiğinde ekonomi büyümüyor, aksine küçülüyor. Ek gelirler yaratmak, bununla istihdam sahaları oluşturmak, işsizliği azaltmak, iflasların önüne geçmek için, piyasada dolaşan paranın miktarını artırmak gerekiyor. Allaha şükür, devlete ek gelir yaratacak kaynak da var bu ülkede. Ama ulaşabilene, cesaret edene.
Ticaret Odası 2021 birinci çeyrek raporunu basına sundu. Önerileri var, önce aşılama. Sonra dışa açılım…
Ticaret Odası bir meslek örgütü olarak, daha çok kendi lehlerine birçok öneri sunmuş. Onların çıkarlarının toplumun geneliyle tam olarak örtüştüğünü söyleyebilir miyiz, emin değilim. Ancak ekonominin rakamları ortada, yapılabilecek yorum belli, yapılması gerekenler belli.
Mesela, geçen gün yazdığım çarpıklığa Ticaret Odası da dikkat çekmiş. Sosyal Sigorta prim desteğine, çalışan sayısına bakılmaksızın 2021 sonuna kadar devam edilmeli diyor. Hükümetimizin son uygulaması, 1 kişi çalıştırana en yüksek destek, 250 kişi çalıştırana en düşük destek şeklinde. Yani birileri istihdam yapacaksa, yapmasın, teşvik değil, köstek oluyor.
KTTO, döviz kurunun sabitlenmesini öneriyor. Hükümetlerin aklında böyle bir şey hiç olmadı, bugünkünde de yok. Ticaret, özellikle de Türkiye ile ticaret hala dolar üzerinden yapılıyor. Harçlar dolar üzerinden. İnsanların alım gücü hiç bu kadar düşmemişti. Döviz rekor üstüne rekor kırıyor, hala buna bir çare düşünülmüyor. Sonra da çıkıp, vatandaş adına siyaset yaptıklarını söyleyebiliyorlar. İşte piyasayı ucuzlatacak yöntem; yapılmıyor….
Üreticinin hali ortada. Geçen yıl yapılan ekimin neredeyse onda biri yapılıyor bu yıl. Onu da satamıyor insanlar. Ticaret Odası “Fonların kaldırılması ve ülke ekonomisi için katma değer yaratan yerli üretim alanlarında üreticilerin girdi maliyetlerinin ucuzlatılması, pazarlama ve dış satım süreçlerinde süreli olarak desteklenmesi” demiş ama buna kim kafa yoracak, kim plan proje yapacak. Yok böyle bir niyet. Onun için yaptıkları sunuma bakınca, Ticaret Odası’nın da sundukları önerilerin uygulanacağına inanmadıklarını anlıyorsun zaten.
Zincirleme bir felaket devam edip gidiyor. Tam bir kısır döngü.
Aşı yok, açılamıyorsun, denetimsiz, tedbirsiz açılınca tekrar kapanıyorsun, ekonomin felaketten felakete sürükleniyor, maliye iflasta; diğer yandan bakıyorsun, akı-karası milyar dolarlar dönüyor memlekette, sen yasal gelir üzerinden bile vergi adaletini sağlamıyorsun. Cesaret edip, bahisçilerin cirosundan yüzde 3 almaya kalkmışsın, tasarı olarak kalmış, sümenin altından çıkartamamışsın bile.
Nedir niyetleri? Nereye kadar bu işi böyle götürecekler anlamak mümkün değil.
Hamasetle seçim kazanmayı düşündükleri açık.
O günlerin geçtiğinin bile farkında değiller. Artık kimse gonnora yemiyor…
YERİN KULAĞI VAR
HAYROLA?:
Aslında bizler de farkettik ki, Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında bir şeyler var. Olayın patlak verdiği yer, kapıların açılması konusu. Cumhurbaşkanlığının, Güney Kıbrıs’la temasta olan Sağlık Kurulu’nun tespit ve önerileriyle, Başbakanlığın açıklamaları birbirini tutmadı. Sonunda Anastasiadis konuyu siyasi amaçla gündeme getirdi. Hayrola? Ne oldular ansızın?
ARIKLI’NIN UMUDU KAPILARIN AÇILMASI:
Erhan Arıklı, ekonomi alanında yaşanan sıkıntıların sağlık ön plana çıktığı için yaşandığını, ancak bunların geride kalacağını, açılımların başladığını, sınır kapılarının da açılmasıyla ekonominin düzeleceğine inanç belirtmiş. İlacını bile istemediğiniz Rumların, kuzeye geçip ekonomimizi kalkındıracağını iddia etmeye başlaması Arıklı’nın raconuna uydu mu? Demek ki durum o kadar kötü. Ekonomiyi düzlüğe çıkarmak için bir gün Rum’un parasına ihtiyaç duyacağınız aklıma hiç gelmezdi…
GÜNEYDEN ÇİFT AŞILI GELEBİLECEK Mİ?:
Bakanlar Kurulu, güneyle sınır kapılarının açılmasını son 7 günde yapılmış negatif PCR testine bağladı. Bu, Rum tarafının önerdiğiydi. Biz, son 72 saatte yapılmış testte ısrar ediyorduk. Diğer yandan güneyden geçecek olan çift aşılılar konusunda bir açıklama yok. Bu konuda öneri bile götürmemiştik. Şimdi tüm dünyadan çift aşılı kabul ederken, buna da bir çözüm bulduk mu? Muğlak…
BAĞIMSIZLAR BELİRLEYECEK:
Meclis Genel Kurulu’nun bugünkü gündeminde, Kamu Görevlileri Yasası’nın hayat pahalılığı ödeneği hakkını düzenleyen 25’inci maddesinin uygulanmasının 4 ay süre ile durdurulmasına İlişkin (Geçici Kurallar) yasa tasarısı da bulunuyor. DP milletvekili Denktaş ve YDP’li Zaroğlu, tasarıya muhalefetle birlikte “red” oyu vereceklerini açıklamışlardı. Bağımlı bağımsız 3 milletvekilinin vereceği oylar, tasarının yasalaşıp yaşlaşmamasını belirleyecek. Bu durumda 3 bağımsız dışında iktidarın 22, muhalefetin ise Denktaş ve Zaroğlu ile birlikte 21 sayısı var…
YA CASİNO SAHİPLERİ:
KKTC vatandaşlarının girmesi ve Sağlık Bakanlığı taahhütnamesine göre dışarıdan müşteri alınmasının yasak olduğu halde 54 kişinin kumarhaneye müşteri olarak alındığı tespit edilmiş ve haklarında yasal işlem başlatılmış. Peki ama onları içeri alanlara, yani casino sahibine nasıl bir işlem yapıldı acaba? Aslında bazı casinolar hiç kapanmadı ki, gücünüz var mı bunlara da ceza kesmeye siz onu söyleyin…
BENCE DEVAM ETME, BIRAK:
Bağımlı Bağımsız Milletvekili Mesut Genç, mevcut siyasi arenada bağımsız vekillerin yeri olmadığını belirterek, “Siyasete mevcut partilerden biriyle devam etmek zorundayım” demiş. İyi de o zaman seçildiğin partiden niye istifa etmiştin? Şimdi ise kendine gidecek kapı arıyorsun. Fazla alternatifin yok. Gidebileceğin sadece 2 parti var, birisi DP, diğeri UBP. Olası bir seçimde ne olur onu bilemem ama, kazanman için mucize gerekecek…
LEFKE ÖRNEĞİ ÖNEMLİ:
Aylarca korunan Lefke’de vaka sayısı 4 günde 7’ye çıkmış. Belediye Başkanı Aziz Kaya, bölgedeki bulaşın kaynağının yabancı uyruklu öğrenciler olduğunu söylüyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nesil Bayraktar ise ülkeye girişlerde karantina uygulamasının önemine değiniyor, “Karantinasız girişler bizi korkutuyor” diyor. Öğrenciler karantinaya girmiyor muydu? Ne zaman değişti bu? Lefke özeli, üstünde durulması gereken bir örnek. Bir yerde bir hata var. Tüm kapıları açmadan, buradaki sorunu görmek lazım. Yoksa yandığımız gündür…
































