Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BİR BABANIN MUTLULUĞU

Uzun yıllar önceydi.

Rahmetli Kıbrıs Türk Hava Yolları ile uçmuştuk Londra’ya.
Kemerlerimizi bağlayıp Stansed için alçalmaya başladığımızda hostesler hep birlik olup ilaçlı su sıkmışlardı üzerimize.
Sinir olmuştuk, biçareler mahcup bir edayla “İngiliz öyle ister efendim” diyerek savunmaya geçeceklerdi.
Bir günahları yoktu.
İngiliz, Kıbrıslı Türkleri “ilaçlamak” istiyordu.
Olmaya ki Kıbrıslı Türklerden bir hastalık bulaşır.
Zaten KKTC pasaportuna da vize vermemek için elinden geleni yapıyordu.
Araba koçanı, ev koçanı, bankadan mevduat raporu, paralı birkaç tane kefil ve daha güneş doğmadan girilen vize kuyruğu.
Sonrasında Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportları çıktı de Kıbrıs Türkü hem ilaçlanmaktan hem de vize işkencesinden kurtuldu.
Fakat KKTC’de değişen bir şey yok.
Dolayısı ile sadece bir aşağılamaydı olup-biten.

***

Kötü bir terminalden ve iğrenç bir muameleyle Manchester’a giriş yaptığımızda anladım ki “ne kadar paran varsa o kadar muamele görürsün” kapitalizmin bu önemli kentinde.
Sadece bu kentte değil kapitalizmin hüküm sürdüğü her yerde.
Türkiyeli bir taksici Manchester’dan Hull’a bizi çok uygun bir fiyata götürdü de peşimizden gelen İngiliz taksici gözümüzün yaşına bakmadı.
Baf’tan Manchester’a ucuzcu hava yolu ile 5 saat uçmak için kişi başı ödediğimiz paranın iki katını İngiliz taksiciye ödemek zorunda kaldık.

***

Yüzlerce Kıbrıslı Türk öğrenci İngiltere’de öğrenim görüyor artık.
Birkaç eğitim kuşağı geçti.
Master veya doktora yapanların sayısı arttı.
Bizim neslin tek seçeneği Türkiye idi.
Şimdi Türkiye’de üniversiteye gitmenin yerini İngiltere aldı.
Biz de diploma töreni için oralardaydık.
Sevgili kızım, Havadis’i kurduğumuz günlerde bizim tüm ihmallerimize rağmen İngiltere’ye hukuk okumaya gitti.
Biz Havadis’i yükseltmek içim uğraşırken o bize yük olmadan bitirdi okulunu.
Ve bize diploma töreni sevinci yaşattı.
Ne kadar teşekkür etsem azdır.
Bir babaya yaşatabileceği en güzel mutluluğu yaşattığı için…