Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

GÜNAH KEÇİSİ RESTORANLAR VE KATLANAN İŞSİZLİK…

Çok merak ederim, şu bir yıl içinde restoranlardan, cafelerden, meyhanelerden ne kadar bulaş oldu?

Var mı bir veri? Daha önce de sorduk, onlar feryat ettiler, bir Allahın kulu da “şu kadar vaka çıktı” demedi.

Ama bu işletmeler günah keçisi oldu, hala kapalı. Hatta kumarhanelere insanları yığdıkları halde, cezayı bu küçük işletmelere kestiler…

Sosyal medyadaki çığlığı duymuşsunuzdur.

Neşe Öke, Samanbahça’da İskemleci otel ve restorantın sahibi. Düşürüldükleri duruma sebep olanlardan nefret ettiğini söylüyor.

Çoğumuzun içinden çıktığımız ama unuttuğumuz Samanbahça’nın ortasında bir vaha yarattılar.

Yıkılmaya yüz tutmuş diğerlerinden farklı olarak bin bir güçlükle yaşama döndürülmüş tarihi bir bina.

Unuttuğumuz, yıllardır uğramadığımız Samanbahça’ya yeniden dönmemizi sağlamıştı. Çocuklarımız bölgeyi ilk kez bu sayede tanıdılar.

Ama küçüktü… Aile işletmesiydi…

Büyük sermayesi, elinde siyasileri korkutacak gücü yoktu. Kapanma durumuna gelmiş ama yine de direneceğini söylüyor.

Üzüldünüz mü? Utandınız mı, kılınız kıpırdadı mı?

Kumarhane otellerine verilen maddi manevi desteğin binde birini bu girişimcilere çok gördüler. İşte bir bir batıyorlar. Korkarım arkası da gelecek. Nitekim aynı gün Cafe Sumi’nin de satışa çıktığı haberi geldi.

Res-Bir Başkanı Salih Kayım, kapanan restoran sayılarını 1-2-3 diye değil,  5-10-15 olarak saymak gerektiğini söyledi.

Sektörün temsilcileriyle konuştum. Mekanların yüzde 80’i bankaların, tefecilerin eline düşmüş durumda. Diğer yandan, bankaların 2020 pandemi döneminde temiz karı 671 milyon lira. Tefecilerinki meçhul tabii… Türkiye, borsasını, döviz dengelerini etkileyeceğini bildiği halde, bankaların munzam karşılıklarını artırma yoluna gitti. Bu parayı zarar gören işletmeler için kullanacak. Var mı bizde böyle bir düşünce?

 

İşletme sahipleri diyorlar ki, bugün açılsalar, normale dönmeleri 2 yıllarını alacak.

Daha da kötüsü, şu anda en az yüzde 10’u yeniden açamayacak durumda…

Personel ödemeleri büyük felaket. Geçen Mart’ta ilk kapanmadan sonra iki kez Mart ve Nisan ayında 1500 liralık destekten yararlanmışlar, onun dışında bir şey almamışlar. Bu defa da müracaatlarını yapmışlar, alıp almayacaklarını bilmiyorlar.

Sadece bir ayın içinde işten çıkarılan çalışan sayısı yüzde 40…

Lefkoşa’nın en çok çalışan işletmelerinden biri, 19 kişi çalıştırırken, bunun 7’sini durdurmak zorunda kaldığını söylüyor. Tek bir işletmede bu rakam.

Genele vurduğunuzda, yönetenlerin hiçbir şekilde bilmediği, büyük bir işsizlik olduğu ortaya çıkıyor.

Şimdi bir grup işletmeci, devleti dava etmeye hazırlanıyor. 2019 cirosunu gösterip aradaki farkı talep etmeyi düşünüyorlar. Ne çıkar, ne zaman çıkar, belli değil. Ama sessiz kalmayacakları kesin.

Devletin yapmadığı, yapamadığı denetim görevinin cezası, onlara kesildi.

İskemleci’nin sahibi en doğru tespiti yapmış; “Onları seçen halk kurban değil, suç ortağıdır” diyor.

Elimizle yaptığımızı, boynumuzla çekiyoruz…

YERİN KULAĞI VAR

VAZGEÇİN BU HAYALDEN:

Bizimkiler ısrarla “federasyon öldü, artık 2 ayrı devletli çözümü konuşacağız” deseler de, dünya tam tersini söylüyor. ABD Lefkoşa Büyükelçisi Garber, “ABD, BM Güvenlik Konseyi daimi üyesidir ve biz, kalıcı ve adil, BM Güvenlik Konseyi kararlarına dayanan, iki kesimli, iki bölgeli federal bir çözüm bulunmasını arzulamaya devam ediyoruz” dedi. Bırakın bizimkiler hala daha olmayacak bir hayal peşinde koştursun. Sonunda bu işten zarar görecek olan her zamanki gibi biz Kıbrıslı Türkler olacağız…

 

RUMLARDA BÜYÜK ENDİŞE:

Geçmişte kilisenin sahip olduğu Simerini gazetesi bir anket yayınlamış. Rumların yüzde 86’sı 5+1’li konferans konusunda karamsarmış. Ama daha da önemlisi, yüzde 94’ü başarısızlık durumunda “ertesi gün” endişesi taşıyormuş. Bu noktaya gelmiş olmaları bile önemli. Madem böyle bir endişe taşıyorlar, gerçekleşmemesi için gereğini yapmak da onlara düşüyor. Yine sonradan dizlerini dövmesinler…

 

İKİNCİ DOZLAR YOK:

Bizzat Başbakan açıklıyor, ikinci doz aşıları yedeklememişler, sadece bunun için 10 bin aşıya gereksinim varmış. Yani önlerine gelene yapmışlar. Peki ya insanların 2. doz tarihleri geldiğinde aşı tedarik edilmezse ne olacak? Başbakan sanki icraatın başı başkasıymış gibi konuşuyor ve sorumluluğu üstünden attığını sanıyor…

 

TEST SAYISINDA ANİ DÜŞÜŞ:

Pazar günü dikkat ettiyseniz, yapılan test sayısı yarı yarıya düştü. Geçen haftalarda, hem de “talimat verdim” diyerek 6 binden aşağı test yapmayacaklarını söyleyenler, Pazar günü 3 bin küsur test yaptılar. Buna göre çıkan sonuç, 21 yerel vaka. Şimdi bunu 42 olarak mı okumalıyız?

 

KKTC COVİD TEDAVİ MERKEZİ OLDU:

Uçuş kısıtlamalarının kaldırıldığı günden bu yana 41 uçak gelmiş, 6 bin 2 yolcu giriş yapmış. Bunlardan da 62 tanesi ya kapıda ya da karantinada covid pozitif çıkmış. KKTC öğrenci adası olacağım derken, covid tedavi merkezine dönüşüyor. Allahtan karantinaya dokunmuyorlar. İşin aslı, madem hastalık ithal etmeye başladılar, hiç olmazsa bu defa ipin ucunu sıkı tutsalar, yoksa yandığımızın resmidir…

 

NEYİ BEKLİYORLAR:

Hükümetin Bankalara borcu olanların borçlarının yeniden yapılandırılması için Yasa Gücünde Kararname çıkarması olumlu bir adım olarak yorumlansa da Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için ne bankalar, ne de borçlular işlem yaptıramıyor. Havadis tv’ye konuk olan Bankalar Birliği Başkanı da yasa gücünde kararnamenin Resmi Gazete’de yayımlanmasını beklediklerini bu nedenle de henüz uygulamanın başlamadığını söyledi. Yani 40 yılın başı doğru bir iş yaptılar ama, onu da yüzlerine gözlerine bulaştırdılar…