Yükselen vakalar sonrasında İngiltere’de de KKTC’de olduğu gibi yılbaşından sonra okullar açılamadı. İngiltere’de Ocak başında açılması gereken okullar hükümetin “kapanma” kararı ile birlikte okullar da kapandı. Vakalar o kadar yükseldi ki hem vaka sayısında hem de günlük ölü sayısında rekorlar kırıldı. Bununla birlikte “hastalığın yayılma hızı” olan R sayısı da 1’in çok üstüne çıktı. Daha önceki kısa dönemli kapanmalarda okullar açık bırakılmıştı ama bu kez öyle olmadı. İngiltere’de okullar Eylül ayında açılmış ve Aralık’taki Noel Tatili’ne kadar kesintisiz devam etmişti.
KKTC’de ise Eylül ayının ilk haftasında okulları açma girişimi sonuçsuz kalmış, bir gün okullar açıldıktan sonra artan vakalar yüzünden kapanmıştı. Yüz yüze eğitime ancak Ekim ayının başında başlayabilmiştik. Aralık sonunda vakaların artması ile Şubat tatili 4 Ocak’a çekilmişti. Ancak o dönemde sadece okulların kapalı olması vakaların yükselmesine engel olamadı. KKTC hükümeti toptan kapanma kararlarını geç aldı ve Şubat tatilinin erkene alınmasının da bir anlamı kalmamış oldu.
Bugün yine KKTC’de vaka sayıları istenilen noktaya ulaşmadı. Kapanmanın bir hafta daha uzatılmış olması vaka sayısında düşüş için umutları artırıyor. Peki okullar ne olacak? Onu bilen yok. Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu’ndan iddialı bir açıklama geldi. Okul çalışanları ve öğretmenler aşılanmadan yüz yüze eğitimin başlamayacağını söyledi. Doğru söylüyorsunuz ve olması gereken de bu sayın bakan da, geçtiğimiz Mart ayından beri gerek sendikalar gerekse velilerin “öğretmenler ve okul çalışanlarına test yapın” diye çağrılarına cevap verilemedi bugüne kadar… Şimdi elbette vatandaş soruyor; “Test yapamayan devlet, kısa sürede aşı yapabilecek mi?” Bu soruda haksız da sayılmazlar. Sayın bakan umarım sizin dediğiniz olur da aşılanma yapılır ve erken bir zamanda yüz yüze eğitime başlar çocuklarımız…
Bu bağlamda İngiltere’de de okulların açılıp açılmaması önemli bir gündem maddesi olarak ortada duruyor. Gözler başbakan Boris Johnson’ın 22 Şubat’ta yapacağı “yol haritası” açıklamasında… İngiltere’de Ocak ayı başından beri devam eden kapanma sonrasında bugünlerde vaka sayılarında ciddi bir düşüş yaşandı. Hastalığın yayılma hızı olan R sayısı Temmuz ayından bugüne kadar geçen sürede en düşük seviyesinde ve R sayısı 1’in altına indi. Okulların 8 Mart’ta açılması bekleniyor. Özellikle GCSE ve A Level sınavları ile uğraşmak zorunda olan 11 ve 13’üncü sınıfların 8 Mart’ta yüz yüze eğitime başlaması isteniyor. Öyle görünüyor ki 22 Şubat’a kadar geçecek bu bir haftalık süre çok önemli… R sayısı eğer 1’in altında kalmaya devam ederse okulların açılması iyiden iyiye gündeme gelecek. Tüm öğrencilerin okula dönmesinin yolu açılacak. Buna karşın uzmanlar kısıtlamaların kaldırılmasının yeni bir vaka sayısında yeni bir artış dalgası da yaratabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bundan dolayı hükümet ince eleyip sık dokumak zorunda…
Kabul etmek gerekir ki İngiliz hükümeti covid-19 ile mücadele çok başarılı sayılmaz ama buna karşın aşılama tüm hızı ile devam ediyor. Yaklaşık 15 milyon kişi aşı oldu. Nisan sonuna kadar 50 yaş üstündeki insanların ilk doz aşılarını tamamlamayı planlıyorlar.
Açıkçası benim beklentim 8 Mart’ta tüm çocukların okullara dönmesi yönündedir. Gün geçmiyor ki bu konuda İngiliz ulusal gazetelerinde haberler çıkmasın. Gözler başbakan Boris Johnson’un 22 Şubat’a yapacağı açıklamada…
Peki KKTC’de durum ne olacak? Sayın Amcaoğlu’nun dediği gibi öğretmenleri ve okul çalışanlarını kısa sürede aşılama şansımız var mı? Sanırım bu konuda sendikalar daha dirençli duracak. Güvenli ortam sağlanmazsa okulların açılması zor görünüyor. İyi de okulların da açılması lazım. Yüz yüze eğitim başlaması lazım. Belli ki bugüne kadarki kayıplar giderilemeyecek. En azından bundan sonra kaybetmeyelim. Süratle vaka sayısının düşmesi ve hastalık yayılma hızının 1 rakamının altına inmesi için ne gerekiyorsa yapılması lazım. Yoksa bu yılı da kaybetmiş olacağız.
































