Yaşamak çok şey mi; hayat çok şeylerden ibaret mi?
Nedir “çok” olan?
…
Çok şey söylenebilir…
…
Mutluluk çok şeye sahip olmakla mı yakalanır?
O zaman ne kadar çok şeye sahip olmak gerekir?
Çok şeyi olan biri mutsuz olabiliyor ama çok şeyi olmayan hatta hiçbir şeyi olmayan biri mutlu olabiliyor.
Çok şeyin niceliği mutluluğun ölçüsü olabilir mi?
Tersi de söylenebilir…
…
Mutluluğun, doğruluğun, dürüstlüğün, insani değerlerin katıksız yaşanabildiği herhangi bir düzen henüz oluşmamıştır.
Oluşmamasının nedeni insanın kendisi değil mi?
Belki de böyle bir “idea” insanoğlunun doğasında yoktur ama her şeyin sonradan şekillendiği, insan zihninin çevreden eğitime ve her türlü şeye karşı bombardıman altında olduğu gözönünde bulundurulmalı.
İnsan, ne elde ediyorsa sonradan elde ettiğine göre, her şey kendi doğallığı dışında gelişiyor.
Bu görüşe karşı olan görüşler de vardır ta kadim filozoflardan beri.
Konumuz felsefe tartışmak değildir.
Şu söylenebilir: Doğru ile yanlışı, yalan ile gerçeği, mutluluk ile mutsuzluğu, iyi ile kötüyü ayırt edebilmek insan deneyimlerinin sonucunda elde edilebilir.
Elinizi ateşe uzattığınızda yanacağınızı biliyor olmanız gibi…
…
Kadim görüşlerden yararlanmak yine de mümkün.
Bir görüşe göre mutluluğu elde etmek “iyi” ye yönelmekle mümkün.
Günümüzde tek tek insanların bu arayış içinde olabileceğini söylemek zor.
Zor olması mantıklı görülüyor.
Böyle görüldüğünü varsayarsak, 2021 yılının ve aslında daha nice yılların bir tepişme içinde geçeceğini tahmin etmek zor değil…
…
Çok şey elde edip mutluluğun yakalanacağını sanmaktan çok, az şeyle iyiye yönelip mutluluğu yakalamak daha kolay gibi.
Ters yüz olan şeyler de var:
Az şeyle kötülüğe, çok şeyle iyiliğe yönelenler de yok değil…
…
Bazan da, hiçbir şey olmak, çok şey olmaktan çok “iyi” dir.
Hiçbir şeymiş gibi yaşayıp giden nice “iyi” ler vardır.
Ve hiçbiri örnek alınmamıştır…
































