Politika, karşı tarafı tuzağa düşürme ve beklenmedik hamlelerle avantaj sağlama sanatıdır.
Anastasiadis, bir hukukçu olarak başarılı bir liderdir. Onun, Kleridis’ten sonra, DİSİ gibi bir partinin lideri olabilmesi ve ardından Cumhurbaşkanı koltuğuna oturması, yetenekli ve manevra kabiliyeti yüksek bir lider olduğunun da göstergesidir.
Çağımızın MAKYAVELİST liderlerine en iyi örnek Anastasiadis’tir.
Makyavelist, siyasi değerler üzerinde girişilmek istenen ve her yolun mübah olduğu belirtilen bir hareket ya da fikir akımı olarak tanımlanmaktadır. Niccolo Machiavelli’ye göre insanlar, verdikleri sözleri tutmayan ve beş para değeri olmayan güvenilmez kişi ifadeleriyle tanımlanır. Bu yüzden siyasi girişimlerde gerçekleştirilen eylemler ne ahlaki, ne hukuki, ne de dini değer ilkelerine bağlı kalmak zorundadır. Çünkü genel olarak güvenilmez olarak hitap edilen insanlara karşı, diğer insanlarında sözünü tutması beklenen bir davranış biçimi değildir.
Anastasiadis’le bağları ve diyaloğu olan Rum gazeteci arkadaşlarımız, Rum liderin “Ben politikanın fahişesiyim” söylemini sık sık dillendirdiğini anlatmaktadırlar.
Bu nedenle Anastasiadis’in söylemlerinde tutarlılık aramamak gerekir.
Başpiskopos II. Hrisostomos, Politis gazetesine verdiği demeçte, Montana sürecinde, Anastasiadis’in kendisine, İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDEN söz ettiğini açıkladı.
AKEL lideri Andros Kipriyanu da, Anastasiadis’in benzer söylemlerini birçok çevreyle paylaştığını ve Anastasiadis’in, Kıbrısı bölen bir lider olarak tarihe geçeceğini söyledi.
Gerçekte, kafasında birçok tilkinin dolaştığı Anastasiadis, Rumlar için değil, Türkler ve Türkiye için büyük bir TUZAK HAZIRLAMIŞTIR.
Montana sürecinde, BM ve Türkiye tarafından sıkıştırılan Anastasiadis, durumdan kurtulmak için, Mevlut Çavuşoğlu’na iki devletliliği kabul edebileceğini söylemiş ve bu yönde basında çok haberler çıkmıştı.
Montana süreci çöktükten sonra, FEDERASYON hedefi de, Anastasiadis’in politik manevrasıyla Türkiye’nin ve Kuzeydeki çözüm istemeyenlerin karşı çıktığı bir tez’e dönüştü.
Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs’ın çözüm masasına sürmeye çalıştığı İKİ DEVLETLİLİK ÇÖZÜMÜ en fazla Anastasiadis’i rahatlatmaktadır.
Bu tez’le, çözüm istemeyen Anastasiadis aklanmakta ve Türk tarafı, uluslar arası kamuoyunun kabul edemiyeceği bir noktaya itilmektedir.
Ancak, bir Türk atasözü de, “Dimyata giderken, evdeki bulgurdan olmak” demektedir.
Türkiye’nin de Anastasiadis’in bu tuzağına, son anda yeniden gerçek ve iki tarafın siyasal eşitliğini sağlayan İKİ KURUCU DEVLET’li federasyonla tuzak kurma olasılığı da yüksektir.
Zaten Erdoğan’ın Merkel’le yaptığı telefon görüşmesinde, federasyon için son bir denemeye izin verebileceği duyulmuştu.
BM, Anastasiadis’in Montana’da hazırladığı tuzağın farkındadır.
5 artı 1 görüşmesi için, zemin hazırlandığına göre, Türkiye de, MARAŞ, DOĞU AKDENİZ’deki enerji savaşları ve İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM noktalarında ANASTASİADİS’e karşı tuzaklar kurarak masaya oturacaktır.
Yapılacak olan bu deneme, BM nin son denemesi olacak kadar önemlidir.
Anastasiadis’in tuzakları mı, Türkiye’nin tuzakları mı diye düşünmeden, aklın galebe gelmesi ve tarafların ortak bir çizgiye gelmeleri bölgemiz için en iyi sonuç olacaktır.
































