Hava günlük güneşlik.
MG’nin muayene günüydü, sabah saatlerinde doktoruna götürüp bıraktıktan sonra eski Lefkoşa sokaklarına daldım.
Arasta’da kedi nüfusu insan nüfusundan fazlaydı.
Birçok dükkan kepenk indirmiş, kimileri boşaltılmış, birçokları da kiralık.
Arasta Arasta olalı böylesini görmemişti.
60’lı yılların o fasariyalı dönemlerinde bile böyle bir tenhalık yoktu doğrusu.
Tek tük esnaf sandalyelerini güneşe çıkarmış, öylece boş sokaklarda oturuyorlardı.
Ayaklarıma yılışan bir kedinin başını okşayıp Büyük Han’a gittim.
…
Kapıda Orbay Deliceırmak’la karşılaşınca içimi bir sevinç kapladı; çoktandır birbirimizi görmemiştik.
Hemen yapıştırdı:
“Yazında ‘Ben çelişkiyim’ diyen şair kimdi?”
Cevapladım:
“Kaçıncıdır bu şiire adınla birlikte atıfta bulunuyorum, senden tık yok, ben de bu kez adını vermedim.”
…
Sandalyelerimizi Büyük Han’ın güneş gören yerine çekip oturduk ama güneşe 10 dakika dayanmak çok zordu, tekrardan gölgelik bir yerde muhabbetimizi sürdürdük.
Eski defterler açıldı!
Nedir bu “eski defter?”
İnsanlar, başından geçen olayları ve kendilerine göre zamanı gelmeden açıklanmayacak bazı olayları zihninin bir köşesine kaydederler.
Gün geldiğinde, konuşulan bu olaylar işte o eski defterlerdir.
O defterlerde neler yok ki…
…
Büyük Han’da da tek tük insanlar vardı ve birçok iş yeri kapalıydı; tek çalışan yer kahvehane, o da ne kadar çalışıyorsa, belli ki devamlı müşterilerine hizmet veriyor.
Bu müşterilerden biri değerli dostum Süleyman Ergüçlü.
Muhabbetimizi onunla sürdürdük.
Derken Arman Ratip geldi; hep birlikte memleketin ahvaline uygun çene çaldık.
Süleyman “Ben Bencilim” adlı kitabını imzalayıp verdi.
Kitabın kapağında ana başlığın altında “Hayat bir eziyet, yaşamaksa meziyet” yazıyor.
Hayatın kısa ve vurucu bir tarifi bu.
Gerçekten de sorunlar yumağı haline gelmiş bu adada yaşamak bir eziyet, her bakımdan.
Ve gerçekten ayakta durmak, ayakta durup soluk almak ve yaşamak bir meziyet.
Bu meziyeti gösterenlere aşk olsun…
…
Her muhabbetin bir sonu vardır.
Güneşi yanıma alıp dostlardan ayrıldım.
Bir müddet sonra Şeherin içler acısı hali ardımda kalmıştı…
































