Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2015-16 öğretim yılında KKTC’deki üniversitelerde öğrenim gören KKTC vatandaşı öğrenci sayısı 11 bin 629… Buna ek olarak Türkiye ve üçüncü ülkelerde öğrenim gören KKTC’li öğrencileri de düşünürsek bu rakam 15 bini geçiyor.
Neredeyse liseden mezun olan herkesin üniversitede öğrenim gördüğü bir dönem yaşıyoruz. Ancak çok ilginçtir ki Devlet Planlama Örgütü’nün Hanehalkı İşgücü Anketi 2014 verilerine göre KKTC’de istihdam edilen kişilerin sadece %27.4’ü üniversite mezunu. Master ve doktora bitirenlerin istihdam oranı ise %3.2. Yani istihdam edilenlerin %70’i üniversite mezunu değil.
Demek ki piyasa üniversite mezunu aramıyor. Demek ki bu kadar üniversite mezununa ihtiyaç yok. Dünyanın hiçbir yerinde üniversiteye bu kadar kolay girilen ve mezun olunan bir ülke yok. KKTC’de üniversite mezunu enflasyonu yaşanıyor. Devlet Planlama Örgütü verilerine göre 15-24 yaş arası gençlerde işsizlik oranı %20.3.
KKTC’de genel işsizlik oranı 8.3 ise, demek ki işsizlerin büyük çoğunluğunu gençler oluşturuyor. Muhtemelen de çoğunluğu üniversite mezunu…
Hal böyle iken KKTC’deki üniversitelerde öğrenim görecek olan KKTC’li öğrencilerde azaltmaya gitmek, bir kota koymak gerekmez mi?
Geçtiğimiz gün bir yetkili ile yaptığım görüşmede önümüzdeki birkaç yıl içinde ülkedeki hukuk fakültelerinde bine yakın hukukçunun mezun olacağını öğrendim. Peki ne olacak bu kadar avukat? Nerede iş bulacaklar? Biraz daha araştırdığınız zaman bütün bölümler için durum aynıdır. Yüzlerde, Edebiyatçı, yüzlerde İngilizce mezunu insan işsiz veya sevmedikleri, bilmedikleri işlerde çalışmak zorunda kalıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖDAK, KKTC’li öğrenciler konusunda bir “kota” koymaz ve üniversiteye girişte bir “yeterlilik” sınavı yapılmaz ise, bu anlayış ile işsiz binlerce üniversite mezunu üretmeye devam edilecektir.
Bunun en önemli çaresi genel ortaöğretim sistemini yeniden düzenlemek ve mesleki eğitimi teşvik etmektir. Bugün piyasa yana yana mesleğinde usta eleman aramaktadır. Bunu yalnız ben değil, meslek örgütleri de söylemektedir. Tabii ki meslek eğitiminin de yeniden gözden geçirilmesi ve günün koşullarına göre yenilenmesi gerekmektedir. Hem öğretim programları bakımında hem de teknolojik olarak yenilenmek kaçınılmazdır.
KKTC’deki istihdam sorunu aslında eğitimde yaşanan sorunların zincirleme kazası sonrasında oluşmaktadır. Şimdi sormakta yarar var. Bugünkü eğitim sistemi içerisinde genel liselerden mezun bir genç üniversiteye gitmez ise ne yapabilir? Vasıfsız bir insan olarak ortada kalır. Herkesin üniversiteye gidiyor olmasının temel nedeni bu olabilir mi?
Bu da bize şunu gösteriyor ki, yönlendirme liseye girişte yapılmalıdır. Bizim ülkemizde lise son sınıf olan gençler daha ne yapacağını bilmemektedir. Dolayısı ile ortaokulda gençlere meslekler tanıtılmalı, ve meslek liseleri teşvik edilmelidir.
Toplum olarak “üniversite mezunu olanlar daha iyi işlerde çalışır, daha çok iş bulma şansı vardır, daha çok para kazanır” yanılgısından kurtulmak gerekiyor. Eldeki veriler istihdam edilenlerin sadece üçte birinin üniversite mezunu olduğunu söylüyor.
Bugün üniversiteleri ticarethane olarak görenlerin çok sağlıklı olmayan bir anlayışa sahip olduklarına tanıklık ediyoruz. Ne diyorlar bu kişiler? “ Nasıl olsa her durumda işsiz kalacaklar en azından üniversiteli işsiz olsunlar” gibi çok da sağlıklı olmayan bir aklın ürünü olan açıklamalar duyuyorum. Bundan dolayıdır ki, eğitim ciddi bir iştir.
Doğru istihdam için doğru planlanmış eğitim şart…
































