Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kar tatili

Kıbrıs’ın kuzeyine son yılların en yoğun karı yağdı geçtiğimiz perşembe günü… Genelde yüksek yerlere yağmasına alıştık alışmasına da bu yıl ikinci kez daha alçak yerlere de yoğun kar yağışı oldu. Eğitim Bakanlığı alışık olmadığı bu durum karşısında cuma günü okulları tatil etme kararı aldı. Cuma günü Kuzey Kıbrıs’ta hayat farklı bir akış gösterdi. Okulların tatil edilmesine isyan edenler de vardı, bu kararı haklı bulanlar da…

Avrupa’da ve Amerika’da okullar hangi durumlarda tatil edilir diye bir göz attım. Kötü hava koşulları, yol güvenliği ve okulun hava durumunda nasıl etkilendiğine bakılarak okullar tatil ediliyormuş. Demek ki bizden farklı bir durum yok. Bu yaşıma geldim Kuzey Kıbrıs’ta sıcaklığın sıfırın altına indiğini ender hatırlarım. Dolayısı ile geçtiğimiz günlerde hava durumunun Kuzey Kıbrıs normallerinde olmadığı bir gerçek…
Ben verilen tatili doğru bulanlardanım. Ancak bu tatil gününün öğretim yılı sonuna eklenmesi ve kaybın giderilmesi de gerekiyor. Önlem alınması her zaman daha doğrudur. Okulların tatil edilmemesi durumunda yaşanacak olumsuzlukları da ortadan kaldırmış oluruz.
Kamusal ve özel okulların toplamında 47 bin civarında ilk ve orta öğretim öğrencisi öğrenim görüyor. Bunların büyük bir kısmı taşımacılıkla okula gidiyor. Yine önemli bir kısmı da okula yürüyerek gidiyor. Yani okula klimalı arabada giden öğrenci sayısı azınlıktadır.
Bu kararın alınmasına karşı çıkanlar okulların sadece şehir merkezlerinde olduğunu zannediyor. Onlarca köy ilkokulunda öğrenim gören ve oralara taşımacılıkla giden çocuklar vardır. Buna beş yaşındaki ana sınıf çocukları da dahildir.
Bugün özellikle kamusal alanda faaliyet gösteren okulların bina güvenliği, ısınma-soğutma altyapısı bakımında yeterli olduğunu söylemek çok güç… Mesele sınıflara klima takmakla olmuyor. O klimanın 60m2’lik bir sınıfı kaç saate normal oda sıcaklığı düzeyine getireceğiz de önemlidir. Kaldı ki sınıflardaki klimaların tamiratı ve bakımı için okulların bütçesi yoktur. Birçok okulda klimalar parasızlık nedeniyle tamir edilemiyor. Bu konuda bakanlığın da bir katkısı bugüne kadar olmadığı da biliniyor. Dolayısı ile böylesi aşırı soğuk ve yağışlı günlerde sınıflarda sağlıklı ders yapmak mümkün değildir.
Kaldı ki, yol güvenliği de önemlidir. Polisin sürekli olarak yolların buzlanmadan dolayı kapalı olduğuna duyurduğu bir ortamda çocukları taşımacılıkla okullara göndermek ne derece güvenlidir.
Belki okulların tatil kararı çalışan aileler için sorun olmuştur. Çocuklara evde kim bakacak diye şikayet eden vatandaşlar oldu. Sağlıksız ve güvenlik sorunu olan bir ortamda çocukları okula göndermek ne derece doğrudur, bunu da düşünmek gerekiyor. Çalışan ailelerin çocukları ile ilgili olarak şunu da sormadan edemeyeceğim.
Çalışan ailelerin çocukları öğleden sonra ne yapıyor, nere gidiyor? Çocuklara kim bakıyor?
Çalışan ailelerin çocukları Şubat ve yaz tatillerinde ne yapıyor, nere gidiyor? Çocuklara kim bakıyor?
Hal böyle olunca bu bir günlük “kar tatili” için yapılan eleştirileri de çok sağlıklı bulmuyorum. Yani çocuklar öğleden sonra, Şubat tatilinde, yaz tatilinde ne yapıyorsa, bu bir günlük tatilde de ayni şeyi yapabilirlerdi. Çocukları bu kötü hava şartlarında okullara gönderseydik doğabilecek olumsuzluklardan kim sorumlu olacaktı?
Okula gelseler bu çocuklar okulda sürekli sınıfta mı oturacaklar? Hepimiz çocuk olduk böylesi havalarda dışarıda olmak ister çocuklar.
Kaldı ki geçtiğimiz aylarda yaşanan kötü hava koşullarında okullar tatil edilmemişti. O zaman de “niye tatil edilmedi” diye şikayetler yapılmıştı. O dönemde okullarda öğrencilerin yarısı yoktu. Aileler çocuklarını hava soğuk diye okula göndermemişti. Sınıfların yarısı boş kalınca da sağlıklı ders yapılamıyor. Böyle bir durumda okul kreşe, öğretmen de bakıcıya dönüşüyor.
Okullar kreş, öğretmenler de bakıcı olmadığına göre en sağlıklı olan okulların böylesi kötü hava koşullarında tatil edilmesidir.