Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yerel bulaş okulları açtırmayacak mı?

Okulların açılacağı tarihler belli oldu; yüz yüze eğitim 14 Eylül’de, 1 Eylül’den itibaren de online eğitimin başlanmasına karar verildiğini Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu açıkladı, hayırlı olsun. Sayın Çavuşoğlu ve tüm yönetim kadrosu belli ki canla başla çalışıyor, tebrik ederiz.

Hayırlısı olsun da kamuoyunda pek çok soru işaretleri oluştu. Örneğin online eğitim bu kez nasıl yapılacak? Bütün öğretmenler okula gidip, kendi sınıflarında oturarak 1 Eylül – 14 Eylül tarihleri arasında, sınıfında Türkçe ve matematik derslerini internet üzerinden mi anlatacak?  Yoksa covid-19 sürecindeki gibi bazı öğretmenlerin MEKB, Uzaktan Eğitim Sistemi üzerinden yaptığı derslerle mi öğretim yapılacak? Bu sruların yanıtı şu an cevapsız kalmış.

Eğer Uzaktan Eğitim Sistemi üzerinden öğretim yapılacaksa materyaller hazır mı? Kamuoyu ve bize gelen mesajlar, daha önceden okulların 1 Eylül 2020 tarihinde yüz yüze eğitimle açılmasının planlandığı gerçeğinden hareketle, online derslerin hazır olmadığı görüşüdür.

MEKB hazır olmadığı bir durumla karşılaştı. Okullar 1 Eylül’de açılacaktı o nedenle daha önceden hazır olmayan materyaller şimdi sorun. MEKB çok hızlı bir şekilde online dersleri 1 Eylül tarihine kadar hazırlamalı.

Pandemi KKTC’de belki de hiç beklenmedik çok hızlı bir şekilde yayılmaya ve özellikle yerli halk arasında bulaşmalar başladı; durum çok ciddi. 22 Ağustos verilerine göre 2070 test yapıldı ve 16 pozitif vaka tespit edildi, evet durum gerçekten ciddi.

Sayın doktorum Erden Aşardağ’ın sosyal medya paylaşımında, yerel bulaşın başlaması ve olası seyriyle ilgili simulasyon rakamları çok ciddi; 1. Gün: 22 kişi hastaneye yatırılabilir; 2. Gün: 1 kişi hayatını kaybedebilir; 3. Gün: 67 kişi aktif enfeksiyonlu vaziyette toplumda dolaşabilir ve 4. Gün: 162 kişi günde hastalığın kuluçka döneminde olabilir.

Dileriz ki bu simulasyon öngörüleri gerçekleşmez. Ancak okulların da açık olması durumunda gerçekleşmesinin korkutuculuğu inanılmaz olur.

Yeni öğretim dönemi için çok sayıda soru işareti mevcut. Bazılarını çözüm bulmak adına paylaşmakta fayda var. Hatta belki de tüm vatandaşlar, bu tür soruları her yerde sormalı; sormalı ki çözüm yolları aransın.

Devlet okulları 14 Eylül’de açılıyor. Aynı zamanda özel okullar da aynı uygulamalara tabi. Öte yandan çelişkili uygulamalar da akıl karıştırıyor. Kreşler şu anda açık ve çocuklar kreşlere devam etmektedir. Aynı şekilde dershaneler de açık. Kreşlerde ve dershanelerde salgın tehlikesi yok mu?

KKTC’deki nüfusa orantılı random testler yapılıyor mu? Sayın Güçlü New York’ta her gün 70 bin test yapılıp, pozitif oranın yüzde 1’in altına inmesi durumunda okulların açılması kararı alındığını belirtir*. Peki buralarda aynı mantıkla uygulama yapılacak mı?

En zor olanı da sınıf içerisindeki mesafelerdir. Dünya Sağlık Örgütü sınıflarda öğrenciler arasında en az 1.80 metre mesafe olması gerektiğini belirtmekte. Öğrenciler arasındaki mesafenin kesinlikle 1.50 metrenin altına inmemesi gerektiği ise çoğu yazar tarafından belirtilmekte*. Peki buralarda bu mesafe gerçekten sağlanabilecek mi? Sınıf sayılarının kalabalıklığı ve metre karelerin de düşük olması nedeniyle en az 1.5 metrelik mesafeler nasıl korunacak?

Aynı zamanda öğretmenlerin de çocuklardan 1.80 metrelik mesafesi de dikkate alındığında, sınıflardaki dağılımın nasıl olacağı hesaplandı mı?

Okular açıldığında her çocuğa her gün yeni bir maske tedarik edilebilecek mi? Ayrıca velilerden gelen tepkiler arasında en ciddisi ‘okullar yüz yüze eğitime açılsa bile ben çocuğumu göndermeyeceğim’dir. Bu düşüncede olan velilerden bazılarının da ‘öğretmen’ olması manidardır.

Sosyal mesafe en ciddi problem olacaktır; çünkü çocukların teneffüste birbirlerine sarılmamaları, yaklaşmamaları nasıl önlenecek? Öğretmenine koşup sarılmak isteyen öğrenciler nasıl engellenecek? Engellendiği zaman ortaya çıkacak psikolojik sıkıntılar nasıl aşılacak?

Sözün özü; yerel bulaşın başlamış olması, okulların 1 Eylül tarihinde yüz yüze öğretimle açılmaya göre planların hazırlanmış olması, online materyallerin hazır olmaması ve tüm bunlara velilerin endişeleri de eklenince, okullarda yüz yüze eğitimin nasıl ve ne zaman başlaması gerektiği konusu karanlık.

KKTC tüm gücü ile şu anda yaşanmaya başlanan yerel bulaşmayı çözmeye odaklanmalı. Yoksa iş işten geçince çok acı olacak; umarız yanılırız.

*https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/abbas-guclu/mehmet-hoca-uyardi-ziya-ve-yekta-hoca-ne-diyor-6277978