Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

YERİN KULAĞI VAR

HEPSİ 1 GRAM: Sosyal medyada gördüm, gerçekten ilginç… “Bir insan vücudundaki coronavirüs’ün ağırlığı 0,0000005 gramdır. Şu an dünyadaki toplam vaka sayısı 2 milyon civarı. Yani dünya şu an toplamda 1 gram virüse karşı  savaşıyor. Güçlü devletmiş, ekonomiymiş, silahmış, hepsi hikaye”.

SONU FELAKET OLUR:

Sokaklara bakıyorum sanki her şey normale dönmüş gibi. Maşallah kaynıyor. Bu laçkalığın sonu hiç hayra alamet değil. Belli ki bir şeyleri eksik. Yoksa, her gün onlarca kişinin yakalanmasını nasıl izah edebilirsiniz ki.  Aslında Başbakan’ın “Korona virüs kapıyı çaldı ve buradan gidiyor” açıklamasından sonra bu yoğunluğa şaşmamak gerek.

ferdi-sabit-soyer
Ferdi Sabit Soyer

SOYER’DEN TATAR’A:

Herkesi siyaset yapmakla eleştiren ama siyasetin dibini yapan Başbakan Tatar’a en anlamlı cevap eski Başbakan Ferdi Sabit Soyer’den geldi. “Tatar’a çağrımdır, bu kriz siyasi bir mesele değil, hepimiz altında kalırız, Tatar böyle polemikler ile uğraşacağına toplumsal akıl ile hareket etmeli. Yere batsın egoları, makamları kaprisleri” diyerek siyasi çıkar çekişmelerden herkesin bıktığını söyledi…

 

MERAK EDERİM:

Memur değilim, sigorta emeklisiyim ve maaşım da 5 binin altındadır. Benim merak ettiğim kamu çalışanlarının maaşlarından yapılan kesinti toplamı ne kadardır acaba? Ve en önemlisi miktarını bilmediğimiz bu paralar nereye harcandı. Maliye Bakanı basında kendisine yönelik soruları ciddiye almadığını söyledi ama bir daha sorayım, kesilen bu paranın ne kadar olduğunu ve nereye harcandığını kamuoyuyla paylaşsın. Yapar mı acaba?

 

faiz-sucuoğlu
Faiz Sucuoğlu

BİR MUSİBET:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faiz Sucuoğlu en dertli iki bakandan biri. Meclis’te yaptığı konuşmada, “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyordu. Kaçak işgücünden, ultra lüks araç sahiplerinin 1500 lira yardıma tamah ettiğinden şikayetçi. Ne diyelim bir musibet bin nasihatten iyidir. Bu sorunların varlığını bizler görüyorduk da bizi yönetenler nedense görmezden gelmeyi tercih ediyordu…

 

NE OLDU O PARALAR?:

Dörtlü hükümet döneminde her Allahın günü “Protokolü ne zaman imzalayacaksınız” diye hükümetin başının etini yiyenler, “Türkiye size para vermez” diyenler, “Döviz fırladı ne yapıyorsunuz” diye sorgulayanlar, şimdi aynı soruları muhalefetin size sorması gerekirdi aslında ama, “zaman siyaset yapma zamanı değil” deyip geçiyorlar. O zaman ben sorayım “Sayın Tatar ne oldu protokolün imza işi? Ya paradan ne haber, geldi mi yoksa umut yok mu”? Kusura bakmayın ama sizin iktidarınızda hani da memleket paraya boğulacaktı…

 

MASKE KARARI:

Krizin başından beridir toplum, medya ve sosyal medya aracılığıyla hükümete zorla bir şeyler yaptırdı. Şimdi de maske zorunluluğu talep ediliyor. Tüm dünyada zorunlu hale gelen maske konusuna hükümetimiz hiç girmedi bile. Herhalde ‘bir de bu masrafın altına girmeyelim’ dediler. Girne’de Cuma günü başlıyor. Ne formül bulacaklarsa bulsunlar, zaten geç kalınmış bir karar ve diğer bölgelerde de bir an önce başlaması şart. Haftada bir markete gitmeye korkar olduk…