Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

İŞTE İNSANLIK İŞTE VİRÜS

KÖŞEMDEN:  

Karalara Denizlere sığamadığı dünyada, gözünü Ay’a Mars’a diken insanlık! Yada bir çimdiklik çip’e dünyayı sığdıran insanlık!

Veya tek bir nükleer bombayla yarattığı dünyaları yerle yeksan edecek insanlık!

Ceplerdeki akıllı telefonların, göklerdeki sesten hızlı uçakların sahibi insanlık!

VE tam da Amerika’sı, Rusya’sı, Çin’iyle… “Var mı benden  büyüğü” derken… Gözlerin bile göremediği bir “virüse” yenik düşen insanlık!

Anlıyoruz ki dünyanın asıl egemeni o gözlerin göremediği kadar küçük Korona Virüsüdür ve zaten yoktur başka büyük!

YOKSA bu bir uyarı mıdır? “Kendini kâinatın egemeni gören insanlığa, “aklını başına toplamazsan işte gün gelecek gözlerinin göremediği… Kulaklarının işitemediği… Elleyip dokunamayacağın… Toplarının tüfeklerinin atomlarınla ortadan kaldıramayacağın… O küçücük virüse yenik düşüreceğim seni!”

Kİ çoktan yenik düşürdü bile… Şimdi tüm insanlık Amerika’dan diğer büyük büyüklerden acele aşı bulmalarını bekliyorlar da bu aşı dediğiniz bir yıldan erken bulunamazmış! Gidi insanlık bu aczine karşın bir günde dünya savası koparır, ertesi gün sonucunu alırken yeni felaketlere doğru yeni anlaşmalar yapar!

…VE KOMŞUMUZA geleceğim! Anası Yunanistan’ın Suriyeli göçmenlere yaptıklarını Korona virüsü bile yapmadı! Bu ne gaddarlık bu ne insanlık dışı davranışlar! Zavallı göçmenleri çırılçıplak kalana kadar soyup elbiselerini, hatta telefonlarını almak mı istersiniz hatta kurşunlayıp öldürmek mi?

Bir AB üyesi olarak Yunanistan resmen İnsan Haklarını, BM’ler Göçmen Beyannamelerini çiğniyor!

Üstelik insanı çileden çıkarıyorlar ki zaten “komşudan” biliyoruz ne mal olduğunu! Ki bu adada kendini Helen zanneden bu Rum toplumu tarafından kıyıma da uğradı, jenosit hareketlerine de maruz kaldı!

UNUTMADIK tabi! Ve artık anavatanı sandığı Yunanistan’dan dolayı çok daha iyi biliyoruz.  Eğer bir gün bu adada Rum Yunan ikilisiyle baş başa kalırsak yeniden kıyılacak, yeniden topluca çukurlara konacağız! Şimdilerde ispatı Yunanistan sınırını geçmeye çalışan Suriyeli göçmelerle çakılmakta!

BU nedenle bir kez daha tekrarlayacağız: Evet çözüm isteriz ama Anastasadis’li Rum iiderliği gibi değil..

Kesinkes Türkiye’nin garantisini içeren bir çözüm.. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde, “nasıl çözüm” sorusuna cevap ararken bir yandan da “adayların” soruna yönelik politikalarına bakacağım. Hatta biraz da kaşıyacağım:

*****

26 NİSAN’A DOĞRU ADAYLAR!

Tabi ki toplumsal sorunlardan, kurumların yetki ve sorumluluklarından soyutlanan Cumhurbaşkanlığı makamı “adaylarının,” seçmenin beğenisine siyasi sorunun çözümünü koymaktan başka bir ötesi alternatifleri yoktur.. Dolayısıyla size “aş iş para” vaat ediyorum diyecek halleri de!

FAKAT buna karşın “işi aşı refahı istikrarı” da kapsamına alması umudunu hiç söndürmeyen olası “çözüm vaadi” nedeniyle tutun ki “Cumhurbaşkanı adayları” hâlâ “siyasi misyonları” nedeniyle büyük işleve sahiptirler..

Eğer 26 Nisan Cumhurbaşkanlığı seçimine bu “çözüm” prespektifiyle yaklaşırsak… İşte “şeytanın gör dediği” yerde olacağız!

ÇÜNKÜ yıllar sonra bir kez daha hem “Sol’da ve Sağ’da vuruşanları…” Hem “Devletçilerle Federasyoncuları…” Hem de seçim kampanyasının içine duhul eyleyen “Türkiye ve Türkiyecileri…” Seçim sandığına taşınacak “taraflar” olarak oylayacağız!

ÇÜNKÜ ve yazık ki ne bu “ikilemlerden” kurtulacak bir “ulusal konsensusta” siyasi çözüm mutabakatına varabildik ne de gelip giden Cumhurbaşkanlarımız böyle bir mutabakata gerek duyacak siyasi ortamı oluşturabildiler!

Üstelik bu defa ilk kez Türkiye ile kavgalı gidiyoruz seçime.. Dolayısıyla önce Sn. Akıncı’dan başlayım: ***AKINCI

Tabi ki başa alacağım ilk aday Sn Akıncı olacak.. Ki henüz meydan nutukları başlamadı ama Türkiye ile arasının açık olduğu açık olan  Sn. Akıncı, ilk defa Kıbrıs Türk seçmeniyle  kendi seçmenini ve siyasi sorunun çözümüne ilişkin görüşleriyle ötesi görüşleri test etme fırsatı bulurken, “nasıl bir çözüm” sorusuna vereceği cevabı da sınamış olacaktır! Kısaca Sn. Akıncı (istemeden de olsa) yarattığı imaj nedeniyle “Türkiye ve Türkiyesizlik” gibi algılanan siyasi seçeneklerini açık seçik seçmenin önüne koyacaktır. Çıkacak sonuç Kıbrıs Türk halkının görüşü olacaktır! ****

TATAR:

Öte yandan Sn. Akıncı’nın büyük rakibi elbette Başbakan İrsen Tatar olmaktadır..

Yazmaya bile gerek yok, seçime Türkiye ile birlikte ve el ele hazırlanmakta. (Ancak tenzih edeyim. “Türkiye veya Türkiye ile birlikte” demek doğru bir vurgulama olmuyor.. Zaten kastım “Ankara” yani Erdoğanlı mevcut Cumhurbaşkanlığı makamını işaretlemektedir.)

BU haliyle Başbakan Tatar güçlü görünse de sandığa yansıyacak oylar KKTC’li olacaktır. Bunlardan bir kısmı son dönemlerde beğeni toplayan performansıyla Erhan Arıklı’nın olursa doğrusu Tatar’a banko demek mümkün değil. Kaldı ki oyların bir kısmını Özersay götürecektir..

…YARIN da diğer adaylara bakarız. Tabi Allah göstermesin diyerek ekleyim. Korono Virüsünün önümüzdeki günlerde ne halt edeceğini kimse bilemez, Allah muhafaza diyorum…