2019 nasıl geçti? İyi Geçmedi.
M.İlin ve E.Segal “İnsan Nasıl İnsan Oldu” isimli kitaplarında insanın evrimini anlattılar. Giriş yazılarında;
“Bu devin öyle kolları var ki, hiç güçlük çekmeden bir lokomotifi kaldırabilir. Bu devin öyle ayakları var ki, günde binlerce kilometre koşabilir. Bu devin öyle kanatları var ki, bulutlar üzerinde, kuşların çıkamadığı yüksekliklerde uçabilir. Bu devin öyle yüzgeçleri var ki, su altında balıklardan daha iyi yüzebilir…” ve diğer başarılarını sıralarlar.
Peki, İlin ve Segal’in dediği gibi insan, gerçekten “insan” olabildi mi? Bu soruya yanıt verebilmek için bugünün insanına yüklediğimizi anlam nedir? onu ortaya koymalıyız.
Tekerlek, tıpkı ateş gibi insanlık tarihindeki en önemli buluşlar arasında yer aldı. 1967 yılında ilk kalp naklini yapan insan oğlu iki yıl sonra Aya gitmeyi başardı.
Doğada zayıf konumda olan insan milyonlarca yıl sonra ona hakim oldu. Ama birşeyi başaramadı!
İnsanın doğaya karşı kazandığı zaferleri, “insan” olmanın kriteri sayılabilir mi?
Peki insan, “insani değerler” açısından gerekli gelişimi gösterebildimi?

8 YILDA 2,000,000 ÇOCUK ÖLDÜ
Bu başlığın altını doldurmaya gerek varmı? Hangi cümleyi kursam zayıf kalır.
Dünyanın bir çok yerindeki son 8 yıldaki savaşlarda o güzelim çocuklardan 2 milyonu öldü. Yaşamını yitirenlerin yaklaşık 800 bini bebek. (günde 685 çocuk)
Bir köpek yavrusu ölse ciğerimiz yanar. Sekiz yılda 2,000,000 çocuk. Dile kolay. Tabi ki bu çocuklar ne Amerikalı ne de Avrupalı.
Küresel Kapitalizm’in ve cehaletin bize yaşattığı bu rezaletin sonu gelecek gibi görünmüyor.
Bölgesel ve yöresel savaşların bir kısmı hariç geri kalan savaşların ve kanlı ihtilallerin mimarı genellikle Amerika’dır.
Zeit Geist belgeseli’ni izlerseniz, (https://www.youtube.com/watch?v=NHDYgtkfU9Q) ABD, ülkelerin kaynaklarını nasıl ele geçirdiğini görebilirsiniz. Komünizm tehlikesine karşı girişimler de oldukça fazla.
İşte bu gerekçelerle ABD Dünya çapında bir çok ülkeye müdahale ediyor. Nasıl müdahale ediyor, askeri darbeler, siyasi suikastler, şantaj ve muhalifleri finanse ederek. İşte müdahale ettiği bazı ülkeler.
İtalya, Filipinler, İran, Guatamala, Lübnan, Japonya. Küba, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, Yunanistan, Şili, Bosna, Grenada, Pakistan, Afganistan, Panama, Nikaragua,Çekoslavakya, Yugoslavya, Irak, Gürcistan, Ukrayna, Libya, Suriye, Venezuella, Türkiye, Angola, Bolivya, Kamboçya, Çad, Şili, Kore, Kolombiya, Küba, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (eski Zaire), Dominik Cumhuriyeti, Doğu Timor, El Salvador, Haiti, Honduras ve Suriye.
Bugün Orta Doğu kan gölü. Suriye’de 9 yıldır savaş sürüyor. Yaklaşık 500 bin insan öldü, bunların 30 bini çocuk, 6 milyon insan yer değiştirmek ve 5 milyon insan da ülkesini terketmek zorunda kaldı.
Yani aklını her geçen gün daha iyi kullanmayı öğrenen insan, merhameti, adaleti, hoşgörülü olabilmeyi öğrenemedi.
Kendi ülkesinde demokratik ortamı sağlayanlar, menfaatleri konu olunca diğer ülkelerde gözleri ne demokrasi ne de insan görüyor.
Kıbrıs’ta yaşanan olayların ve öldürülen ve öksüz kalan çocukların sorumlusu kimdir? Büyük oranda İngiltere ile birlikte ABD’dir. Makarios Kıbrısı solun da desteğini alarak Bağlantısızlar hareketine dahil etmesi sonucunda anti komünist cephe harekete geçmiştir.
Son zamanlarda bölgemizde yaşanan gelişmeleri endişe ile izlemekteyiz. Umarım Kıbrıs’lı çocuklar bizim gibi savaşın acılarını yaşamazlar.
Hiçbir sorumluluk hissetmesek de çocukların ölümüne sessiz kalabilirmiyiz. Nazım “çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler” demişti. Ancak o günden sonra öldürülen çocuk sayısında çok artış oldu.
O ZAMAN İNSAN, İNSAN OLAMADI.
Tahir Öner’in “Savaşın Çocukları” isimli şiirinin ilk paragrafı ile bitirmek istedim.
Ben bir savaş çocuğuyum dünyanın herhangi bir yerinde
Acının gönülsüz hamalıyım
İlk kurşun beni vurur her zaman
Ve ilk kopan ayak benim olur
Bir serseri mayınla
ölüm oyun arkadaşımdır benim
Açlık kol koladır benimle
ben bir savaş çocuğuyum
Dünyanın herhangi bir yerinde

SAVAŞ İSTATİSTİKLERİ
*Dünyada 5 bin 600 yılda toplam 15 bin 500’ün üzerinde bölgesel ya da ulusal savaş yaşandı. 3 milyar 700 milyon insan öldü.
*I. Dünya Savaşı’nda ölen her 100 kişiden 14’ü, II. Dünya Savaşı’nda ölen her 100 kişiden 70’i, 1990’lardaki savaşlarda ölen 100 kişiden 90’ı sivildi.
*1945-1992 yılları arasında gerçekleşen 149 savaşta 23 milyondan fazla insan öldü. Bunun yalnızca 3 milyonunu askerler oluşturdu. Bilinen o ki, savaşlarda genellikle 1 askerin ölümüne karşılık 1 sivil doğrudan, 14-15 sivilse açlık, susuzluk, bulaşıcı hastalıklar gibi nedenlerden ölmektedir.
*Dünyanın en kanlı savaşı olarak tabir edilen II. Dünya Savaşı’nda 40-50 milyon insan yaşamını yitirdi. Nükleer silahların kullanıldığı tek savaş olarak da tarihe geçmiş durumdaki söz konusu savaş aynı zamanda Yahudi soykırımı gibi kitlesel sivil ölümlerinin de yaşandığı bir savaştır.
*Birinci Dünya Savaşı 20 milyon kişinin ölmesine, 21 milyon kişinin de yaralanmasına ve sakat kalmasına yol açtı.
*Son 10 yıldaki savaşlarda 2 milyon çocuk öldü. 6 milyon çocuk sakat kaldı. 12 milyon çocuk evsiz, 1 milyondan fazla çocuk öksüz veya yetim kaldı. 10 milyon çocuk psikolojik sarsıntı geçirdi ve on binlerce çocuk tecavüz ve işkenceye uğradı.
*Balkan Savaşı’nda Bosna’da 20 bin kadına tecavüz edildi.

TAVSİYE ETTİĞİM FİLM
Çizgili Pijamalı çocuk
Orijinal İsmi: The Boy in the Striped Pyjamas
Süre: 94dk
Tür: Dram , Savaş , Tarih
Yönetmen: Mark Herman
Senarist: Mark Herman
Yapımı: 2008 – ABD , İngiltere
Nazi Almanya’sı Bruno’nun babasını görevli olarak Polonya’ya gönderir. Bruno, kasabadaki toplama kampının tel örgülerinin öbür yanındaki pijamalı bir çocukla arkadaş olur. İşte iki çocuk arasında gelişen bu dostluk filmin dönüm noktası olur. Irkçılık ile cocuk saflığı.
































