Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

MEMLEKETİN HER YERİNDE HAYAT GÜZELKEN…

Böyle bayram günleriydi henüz Lefkoşa bildiğimiz Lefkoşa’ydı sokakları ve evleriyle ve her şeyiyle.

Çoronik, Osman Gezer, Karanfilli, Dubara henüz hayattaydı.

Böyle bayram günleriydi sokak çeşmelerinden sular akardı.
Hiçbir ev terk edilmemiş ve çöküp yıkılmamış, hiçbir sokak boşalmamış, hiçbir bakkal dükkanı kapanmamış,

Bakkal Çolakoğlu da, Bakkal Cahit Dayı da hayattaydı ve dükkanları çalışmaktaydı…

Böyle bayram günleriydi birkaç ilkokul hariç bütün ilkokullar, Haydarpaşa, Atatürk, Yenicami ve Selimiye ilkokulları surlariçindeydi ve hayat o çocukların gürültüsüyle daha güzeldi.

Bayram nedeniyle köylerden kasabalardan otobüsler doluşurdu hanlara ve köy ve kasabalardan gelenler sokakların kalabalığını çoğaltır, o eski şeher güler yüzlü ve tanıdık insanlarla dolup taşardı.
Herkes ama herkes tepeden tırnağa güzel elbiseler içindeydi ki bayram alışverişleri bugünler için yapılmış olurdu.

Böyle bayram günleriydi bazan mevsim serin olur herkes birbiri ile serin serin bayramlaşırdı.
Mullahasan hayattaydı ve kahvehanesi dolup taşardı,

Kahveci Enver de hayattaydı ve sandalyelerin sırtı Çocuk Bahçesine dönük olarak kaldırımlara sıralanır, akşamın serin vakitlerinde yüzlerce insan o sandalyelere oturur bayram keyfi yaşardı.
Nargileler duman duman; kahveler orta, şekerli ve sade kimisi fazla kaynatılmış kimisi bol telveli…

Böyle bayram günleriydi havada haziran serinliği ve kırlangıçlar da güvercinler de insanlar kadar kalabalık ve mutluydular.

Yazlık sinemalar ilk gösterimlerine başlardı, iki filim birden.
Çocuk Bahçesi tıklım tıklım dolar, tahta kanepeler önceden kapışılır, fıskiyelerden neşeyle sular akıp dururdu.

Musalla tabyasından Çağlayan parkına taşınan bayram yerinin her köşesinde neşe ve mutluluk dağıtılırdı sanki.

Bayram yerinden yükselen sesler sinemalardan yükselen seslere karışır, havada ful, feslikan ve yasemin kokusu…

Çağlayan yolunda kızlı erkekli buluşmalar dönemin güzel şarkılarıyla anlam kazanır;
Londra pastanesine oturan gençler çapkın gözlerle etrafı gözlerlerdi.

Böyle bayram günlerinde ve serin Lefkoşa akşamlarında dünya hiç dönmeyecek, o güzel anlar hiç bitmeyecek gibiydi…

Böyle bayram günlerinde yani,
Ve memleketin her yerinde, her şehrinde, her köyünde, her kasabasında,
Ve dağında, ovasında ve sahillerinde,

Hayat güzeldi.
Kim kestirebilirdi o günlerin anılara karışıp bir daha yaşanmayacağını…