DOĞAL GÜZELLİKTEN YANA BİR GÜZEL:
“Çarpışma” dizisi de dahil oyunculuğuyla gönüllerdeki yerini alan Türkiye Eski Güzeli Melisa Aslı Pamuk: “Bana göre her zaman gerçek güzellik kusurlarda saklıdır. Bizi gerçek yapan ve herkesten ayıran da tam olarak bu. Benim de kusurlarım var ama beni ben yapan da bu kusurlar.” diyor

Fiziksel olarak kendine has bir havası ve tarzı olduğu kadar içinde bulunduğu piyasada da kendine özel bir duruşu olduğu aşikar. “Çarpışma” dizisiyle oyunculuk temelini iyice sağlamlaştıran Melisa Aslı Pamuk, içine girdiği kalıbın şeklini almayan, sınırlarını korumasını bilen tavrıyla da zamanın ötesinde hareket ediyor.
“Çarpışma ilk değil”; daha önce de ekrandan aşinayız ona elbette. Hatta 2011 yılındaki güzellik yarışmasına kadar uzanabiliriz… Ama biz onu daha çok güzelliğiyle değil, başarısıyla gündemimize almayı tercih ediyoruz. Tam da şu anda onun zamanı olduğunu düşünmemiz boşuna değil; “Çarpışma”da özellikle de Alperen Duymaz ile müthiş bir performans sergiliyorlar. Ama o bu konuda oldukça mütevazı kalmayı tercih ederek, “Bu proje bana hızlı bir ivme kazandırdı; ama ‘benim zamanım’ gibi iddialı bir laf edemem. Bunu ben de ileride göreceğim.” diyor.
İşte yükseldikçe parlayan Melisa’nın mütevazi ve samimi paylaşımları:
Hollanda’dan gelip Türkiye’ye yerleştiğinizi biliyoruz. Bugün değişime dair neler hissediyorsunuz?
Normalde üniversitede bir sene ara vermek isterken bu macera 10 senedir devam ediyor. Hollanda’da yaşasaydım çok başka bir hayatım olabilirdi. Türkiye’ye gelme kararım kaderimde bambaşka bir yol çizdi.
Ben orada standart çekirdek ve mutlu bir aile içinde büyüdüm. Kardeşim en yakın arkadaşım. Çocukluğum ve Hollanda’daki hayatım çok eğlenceli geçti diyebilirim. Derken 13 yaşındayken bir kısa filmde yer aldım. O andan itibaren oyunculuk sevdam başladı. Ülke değiştirip Türkiye’ye adapte olmak bu hayalimin kapılarını açtı bana. İz bırakan basamak da “Kurt Seyit ve Şura” projesi oldu. Orada edindiğim deneyimler, çalıştığım yapım ve oyuncular, bana profesyonel bir perspektif kazandırdı.
Oyunculuk size neler kattı?
Amacım iyi bir oyuncu olabilmekti, bunun önemli bir getirisi ünlü olmak. Benim için bunun bana olan en önemli getirisi, yaptığım işin daha fazla kitleye ulaşması aslında. Şanslı olduğuma inanan bir insanım ben. Ancak bugün ulaştığım noktada çok daha fazlasının işe yaradığını biliyorum.
Türkiye güzeli seçilmek setlere açılan bir kapı mıydı?
Yarışma belki bu mesleğe girişimi hızlandırdı ama olmasaydı yine de oyuncu olabilirdim. Bu yine kader kavramına giriyor sanırım. Güzellik yarışmasına girme sebebim aslında 12 yaşından beri yaptığım mankenlik dönemimi finalize etmekti. Öyle de oldu.
Fan kitlenizle uyumunuz muhteşem. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Alperen Dumaz ile halkın gözünde ikili bir uyum ve sinerji yaratmak, inandırmak kolay olmuyor. Alperen’le paslaşarak, sahneleri tartışarak güzel bir ikili ilişki ortaya çıkardık. Bunun sonunda da çok olumlu tepkiler aldık. Aramızdaki sevgi ve uyum ekrana da yansıdı diyebilirim.
Mustafa Uğurlu başta olmak üzere Onur Saylak, Kıvanç Tatlıtuğ gibi önemli ve başarılı isimlerle oynamanın en güzel yanı ne?
Sizin de dediğiniz gibi bu kadar önemli isimlerle aynı projede yer almak her anlamda bana öğretici oluyor. Doğru ve güzel insanlarla çalışmak hem oyunculuk anlamında hem de kendi hayatımda beni geliştiriyor.
Kusurları hiçe sayan yeni güzellik anlayışıyla ilgili ne söylemek istersiniz?
Bana göre her zaman gerçek güzellik kusurlarda saklıdır. Bizi gerçek yapan ve herkesten ayıran da tam olarak bu. Benim de kusurlarım var ama beni ben yapan da bu kusurlar. Onları seversen hayatın güzelleştiğine inanıyorum. Doğallık ve sadelik bence en çekici güzelliktir.
Hayatla birebir ilişkiniz nasıl gidiyor?
Benim de hayattan bekleyip alamadığım zamanlarım oldu; ama her zaman her şeyin bir sebebi olduğuna inanırım. Bu yüzden kaderi zorlamam, vardır sebebi deyip geçerim. Bu da benim için durumu kolaylaştırır. Herkesin olduğu gibi benim de kendimle anlaşamadığım konular var. Ama kolaya kaçmayıp kendimi yüzleşmeye zorluyorum, bu şekilde durumu daha kolay çözümlüyorum.
































