Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kamuda Reform Olur Mu?

“Kamu Reformu” diye adlandırılan, “Kamu Görevlileri Yasası” yine gündeme düştü.

Düşmesi ile, tepkiler de çığ gibi büyüyerek dillendirilmeye başlandı. İlk etapta 12 sendika tasarıya karşı birleşerek rahatsızlıklarını dile getirdi.

Tasarının gerekçe kısmında şöyle yazmakta: “Katılımcı bir yaklaşımla tüm kesimler sürece dahil edilerek hazırlanan ve kamuda yetkili tüm sendikaların görüş ve önerileri alınarak teknik kurulda son şekli verilen Kamu Görevlileri Yasa Tasarısı 155 maddeden ve 15 geçici maddeden oluşmaktadır.”

Meclis çatısı altında “yalan” yazılır mı? Yazılmaması lazım diye düşünüyorum. O zaman sendikaların isyanı niye? “Tüm sendikaların görüş ve önerileri alınarak” ifadesi, ne anlam taşıyor?

E sendikaların, yalan borcu mu var? Asla olamaz!

Peki, o zaman?

Yine işe yanlış başladık belli ki!

Bu gidişle işler yine sarpa saracak. Bu tasarı da kadük olacak. “Reform” başka bahara kalacak! Yazık olacak!

Bu iş şimdilerde başlamadı. Hep hatırlatırım.

Çok değerli siyasetçi ama esasen sendikacı Erdal Süreç’in yazmış olduğu “Bitmeyen “Bey” Dönemi, KTAMS ve Siyasette Yaşanan Süreç” isimli kitapta şunlar yazılıdır:

1977’de Üçlü Kararname Yasası İle siyasi mevki yaratma çalışmaları gündeme gelir. Sendikamız bu yasaya şiddetle karşı gelir. Başbakan Nejat Konuk’a karşı çıkışımız yazılı olarak verilir.

devlet yönetiminde siyasetin hiç karıştırılmaması gereken Kaymakamlık, Kaymakam Yardımcılığı ve Daire Müdürleri, esefle belirtmek gerekir ki siyasi mevki olarak ele alınmaktadır.

…vatandaşlara eşit işlem yapmak zorunda olan bu mevkilere asla siyaset aleti olarak bakılmamalıdır.

bu sistem Amerika Birleşik Devletleri’nde bir asır önce kaldırılmıştır.

Bu gibi sakıncalar yanında, maddeler halinde dokuz sakınca daha sıralanıyor ve “Topluma yararı olmayan bu tutumun değiştirilmesi gerekmektedir.”“ diyerekten, muhtıra son buluyor.”

Tarihe dikkat edelim… 1977 yılı.

Yani günümüzden 42 yıl önce!

Şimdi neredeyiz? Daha da geride… Neden? Popülizm ve basiretsizlikten, iş bilmezlikten, oy devşirme çabalarınızdan…

Günümüzde hala daha gidip gelen tüm hükümetler ve oralarda yuvalanan siyasiler, Üçlü Kararname ile atamaların kaldırılacağından ya da kısıtlanacağından söz ediyor.

Hade artık bir zahmet!

Sonuçta, iletişim eksikliğinden, iş bilmezlikten, siyasi rant kovalamaktan fırsatlar heba ediliyor.

Sendikalar ve hükümet acilen bir masa etrafında toplanmalı. Belli ki; bu işin mutfağındakiler görevlerini tam yapamamışlar ve “en iyi ben bilirim” mantığı ile bu işi de yüzlerine gözlerine bulaştırmışlar.

Bir fırsatı daha bir hiç uğruna harcamayın!

Çözüm: Katılımcılık.